• mufitonbasi@gmail.com
  • 0530 052 84 88

HABER DETAYI

03 Nisan 2011 16:11

www.cubukajans.com Çubuk Güncel Haberler

ÇANKAYA TABELALARA AMBLEM KOYACAK

 

Ankara – Çankaya Belediyesi kendi sorumluluğunda olan sokakların isim tabelasına amblemini koyacak.

 

Uygulama sayesinde vatandaşlar kendi sokağından hangi belediyenin sorumlu olduğunu öğrenmiş olacaklar.

 

SOKAKLARA AMBLEMLİ TABELA

 

Ankara- Çankaya Belediyesi sokak tabelalarına amblemini koyacak. Belediyenin tabelalara koyacağı amblemle vatandaşlar söz konusu sokağın kimin sorumluluğunda olduğunu bilebilecekler.

 

Vatandaşların herhangi bir talep ve şikâyeti noktasında doğrudan başvurabilecekleri merciyi bilmelerine olanak tanımak amacıyla alınan bu karar en kısa sürede uygulamaya geçirilecek.

 

Çankaya Belediyesi’nden yapılan açıklamada, vatandaşların büyük çoğunluğunun Çankaya’da bulunan bütün cadde ve sokakları Çankaya Belediyesi’nin sorumluluğunda sandığı için her sorunu Çankaya Belediyesi’ne bildirdiği belirtilerek, tabelaya amblem koyma uygulamasıyla bu tür karışıklıkların en aza indirileceği ve vatandaşların hangi sokaktan kimin sorumlu olduğunu bilerek doğru mercilere başvurma olanağına kavuşacağı vurgulandı.

 

Daha önceki yıllarda da bu tür karışıklıkları önlemek için sokak kaldırımlarının belli renklerle boyandığının hatırlatıldığı açıklamada, Çankaya Belediyesi’nin kent estetiğine daha uygun bir yöntem olduğu için tabelaya amblem koyma uygulamasını tercih ettiği ifade edildi.

 

 

 

ÇANKAYA TOPLANDI

 

Çankaya Kent konseyi için çalışmalar başladı.

 

Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık tüm toplumsal kesimleri ve örgütlenmeleri Kent Konseyi’ne katılmaya çağırdı.

 

Ankara- Çankaya Belediye Meclisi’nin aldığı karar doğrultusunda “Çankaya Kent Konseyi” 13 Ekim 2009 tarihinde Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde toplanacak…

 

Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, konuyla ilgili bir açıklama yayınlayarak tüm toplumsal kesim ve örgütlenmelere “Gelin Çankaya’yı birlikte yönetelim” çağrısı yaptı. Tanık, sorunları birlikte saptayan ve çözümleri birlikte üreten katılımcı yönetim tarzının kendileri için vazgeçilmez bir ilke olduğunu söyledi.

 

TANIK: “GELİN ÇANKAYA’YI BİRLİKTE YÖNETELİM”

 

Çankaya Kent konseyi için çalışmalar başladı… Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık tüm toplumsal kesimleri ve örgütlenmeleri Kent Konseyi’ne katılmaya çağırdı…

 

Ankara- Çankaya Belediye Meclisi’nin aldığı karar doğrultusunda “Çankaya Kent Konseyi” 13 Ekim 2009 tarihinde Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde toplanacak…

 

Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, konuyla ilgili bir açıklama yayınlayarak tüm toplumsal kesim ve örgütlenmelere “Gelin Çankaya’yı birlikte yönetelim” çağrısı yaptı. Tanık, sorunları birlikte saptayan ve çözümleri birlikte üreten katılımcı yönetim tarzının kendileri için vazgeçilmez bir ilke olduğunu söyledi.

 

 

 

DÜNYA VE AVRUPA ŞAMPİYONUNDAN BAŞKAN AK A ZİYARET

 

ANKARA- 2009 yılı Tayland’ta yapılan Dünya Şampiyonasında ve İtalya, İsrail’de yapılan Avrupa Şampiyonalarında birinci olan haltercimiz Şaziye Okur Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’ı makamında ziyaret etti.

 

Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, Dünya ve Avrupa şampiyonu haltercimizi ağırlamaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyerek; ‘’Bugün haltercimiz Şaziye Okur’un elde ettiği başarı takdire değer bir başarıdır. Ülkemizi başarı ile temsil ederek Dünya ve Avrupa şampiyonu olmuştur. Göğsümüzü kabartmıştır. Kendisiyle gurur duyuyoruz ve başarılarının devamını diliyorum’’ dedi. Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak ayrıca haltercimize her türlü desteği vereceklerini ve Keçiören’de belediyeye ait bilbordlarda şampiyon haltercimizi tanıtacaklarını söyledi. Şampiyon halterci Şaziye Okur da kendisine gösterdiği ilgi ve destekten dolayı Başkan Ak’a teşekkür etti.

 

 

 

ÇANKAYA DAN KALECİK E DESTEK

 

Geçtiğimiz günlerde Çankaya Belediyesi ile Kalecik Belediyesi arasında imzalanan “Kalecik Festivali’ne Destek” protokolü çerçevesinde Çankaya Belediyesi’nden bir heyet Kalecik Belediyesi’ni ziyaret etti.

 

Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Ali Ulusoy başkanlığındaki heyet, Kalecik Belediye Başkanı Nevzat Şahin ile festival hazırlıklarını değerlendirdi.

 

26–27 Eylül’de gerçekleştirilecek olan Kalecik Karası Festivali için yapılacak mekansal düzenlemelerin ve festival programının değerlendirildiği ziyaret sırasında, Çankaya Belediyesi heyeti festivalin mekansal hazırlığı için yapılabilecek düzenlemelerin ayrıntılarını saptamak üzere festival alanında incelemelerde bulundu.

 

Kalecik Belediye Başkanı Şahin, Çankaya Belediyesi heyetine Kalecik Karası’nın yetiştirildiği üzüm bağlarını ve şarap üretim tesislerini de gezdirerek bilgi verdi.

 

Ziyaretle ilişkin olarak Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Ali Ulusoy, “Kalecik’in hem üzüm ve şarap üretimi; hem de doğa ve festival turizmi açısından önemli potansiyeller içerdiğini bizzat yerinde gördük. Kalecik’in Ankara’da ve ülke düzeyinde tanıtımı açısından Kalecikli dostlarımıza gerekli desteği vermeye hazırız. Kalecik Karası’nın ve Festivali’nin iyi tanıtılması, turizmin gelişimi ve istihdamın artışı açısından Ankara için son derece olumlu olacaktır” diye konuştu.

 

 

 

ÇANKAYA DA ÇOCUKLARDAN SERGİ

 

Ankara- Çankaya Belediyesi Çocuk Sanat Atölyesi’ne 3 Ağustos’tan 11 Eylül’e kadar kurslara devam eden 1100 çocuk bu süreçte yaptıkları eserleri Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM)’nde sergilediler.

 

Çağdaş Sanatlar Merkezi tiyatro salonunda atölye çalışmalarını içeren kısa bir sinevizyon gösterimini izleyen çocuklar nostalji yaşadılar. Çocukların yaratıcılığını görme şansı yakaladıklarını belirten Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Ali Ulusoy, bu çalışmaları gelecek senelerde daha da artırarak devam ettireceklerinin sözünü verdi.

 

Çankaya Belediyesi Toplumsal Dayanışma Merkezleri (TODAM)’nde konusunda uzman 12 eğitmenin gözetiminde 10 binden fazla eser ortaya çıkaran minikler Çağdaş Sanatlar Merkezi’nin 3 sergi salonunda eserlerini aileleriyle birlikte keyifle incelediler.

 

Çocukların atölyelerde alçı boyama, resim, heykel, drama, seramik, ebru, takı tasarımı, fotogram, özgün baskı gibi yaratıcılıklarını ön plana çıkaracak sanat dallarından oluşturdukları sergi 18 Eylül’e kadar Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde görülebilecek.

 

 

 

KIRGIZİSTAN KÜLTÜR BAKANI’NDAN BAŞKAN AK’A ZİYARET

 

ANKARA- Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetiminin (TÜRKSOY) hayata geçirdiği proje çerçevesinde, Azeri besteci Üzeyir Hacıbeyoğlu nun Köroğlu operasının gösterimi dolayısıyla Ankara’da bulunan Kırgızistan Kültür Bakanı Sultan Raev, Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’ı makamında ziyaret etti.

 

Başkan Ak’ı göreve seçilmesinden dolayı tebrik eden konuk Bakan, geçmiş dönemde Keçiören Belediyesi ile yakın ilişkiler içerisinde bulunduklarını, bu ilişkileri daha da geliştirmek istediklerini söyledi. Dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un adının Keçiören’de bir parka verilerek yaşatılmasından dolayı Kırgız halkı adına teşekkürlerini ileten konuk Bakan Sultan Raev, “Kırgız halkının yüreğinde Keçiören Belediyesi’nin ayrı bir yeri var” diye konuştu.

 

Kırgızistan Kültür Bakanı’nın Keçiören’de görmekten mutluluk duyduklarını dile getiren Keçiören Belediye Başkan Mustafa Ak da, Kırgızistan’la olan ilişkileri daha da geliştirmek istediklerini, yapılabilecek faaliyetler konusunda Büyükelçilikle işbirliği içerisinde olduklarını belirterek, “Keçiören Belediyesi olarak yapılabilecek her türlü katkıya hazırız. Düzenlediğimiz Ulusulararası Ramazan Etkinlikleri de bunun bir parçasıdır” dedi. Cengiz Aytmatov’un sadece Kırgızistan’ın değil tüm dünyanın önemli bir değeri olduğunu kaydeden Başkan Ak, “Dünyaya malolmuş, eserleri bir çok dile çevrilmiş bir sanatçı olan Cengiz Aytmatov’un isminin parkımızda bulunmasından gurur duyuyoruz” dedi.

 

 

 

ORTA DA KAZA 1 ÖLÜ 5 YARALI

 

Ankara’dan Çankırı – Orta ilçesine giderken meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybederken, 5 kişi yaralandı.

 

Ankara nın Çubuk ilçesinden Çankırı nın Orta ilçesi istikametine gitmekte olan Kemal A. yönetimindeki 06 FFT 60 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu Aydos mevkiinde yoldan çıkarak takla attı.

 

Kazada otomobilde bulunan Handan A.(4) olay yerinde hayatını kaybetti. Henüz kimliği tespit edilemeyen yaralılardan 4 ü Orta Devlet Hastanesi ne 1 i de Çubuk Devlet Hastanesi ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.

 

 

 

TURŞU FESTİVALİ`NE İNEBOLU`DA KATILIYOR

 

Ankara’nın Çubuk ilçesinde 24–27 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 5. Uluslararası Çubuk Turşu ve Kültür Festivaline İnebolu’dan reçel katılıyor.

 

Festivale dünyanın birçok yerinden halk oyunları ekipleri,  üreticiler katılacak. Çeşitli müzik grupları, sanatsal, kültürel ve sportif etkinlikler yapılacak..Tamamen doğal ve organik ürünlerden yapılmış mamullerin stant açabileceği festivale İnebolu’dan reçel ve Başoğlu helva kabul edildi. Bilindiği gibi İnebolu’dan reçel tamamen doğadan yetişen, dağ çileği, böğürtlen, kızılcık, gül, kuşburnu gibi ürünleri köylüden toplayıp reçel – marmelât ve tarhana ya dönüştürüyor. Festivale katılımda yardımları bulunan ve tayininin çıkması nedeni ile Çubuk Tarım kredi kooperatifi müdürlüğüne atanan Hüseyin Ercan Akkan’a teşekkür ediyoruz.

 

Uluslar arası turşu festivalinde en iyi turşu anket yolu ile tespit edilecek ve ödüllendirilecek. Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden, Turşucu ve Kasap esnafı ile festival toplantısı düzenledi.

 

Çubuk Belediyesi Mehmet Akif Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıda konuşan Belediye Başkanı Özden, 24–27 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek ve 300 standın açılacağı festival ile ilgili bilgi verirken, esnafların sattıkları malların fiyatı konusunda duyarlı olmalarını isteyerek, gelen misafirlerden bir “Hoş geldiniz” kelimesini ve bolca ürün tattırmayı da esirgememelerini söyledi.

 

 

 

KAZAN NIN SOSYAL TESİSLERİ GÖZ DOLDURDU

 

Kazan Belediyesi, vatandaşların kullanımına açtığı Kumpınar Sosyal Tesislerinde Nisan-Ağustos ayları arasında toplam 90 adet nişan düğün, sünnet, toplantı gibi organizasyonlar gerçekleştirdi.

 

Kumpınar Mahallesinde bulunan binayı modern bir şekilde inşa eden ve içini de son derece zevkli bir şekilde döşeyen Kazan Belediyesi, Nisan ayından itibaren burayı vatandaşların kullanımına açtı. Özellikle nişan ve düğün için şık mekan arayışı içerisinde olan vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği tesis bu yıl Kazanlıların gözdesi haline geldi.

 

Nisan ayından Ramazan ayına kadar tamamen düğün ve nişan taleplerini karşılamaya çalışan Kazan Belediyesi, ücretleri ise çok uygun miktarlarda tutarak, vatandaşların aile bütçelerine önemli bir katkıda bulunuyor. Bu uygulamadan memnun olduklarını belirten vatandaşlar, ilçeye böylesine güzel bir tesis kazandırmasından dolayı belediye başkanı Lokman Ertürk’e teşekkür ettiler.

 

Kazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk, ilçenin sürekli büyüdüğünü ve geliştiğini, bu gelişime paralel olarak hizmetleri de çeşitlendirdiklerini belirterek, “Kumpınar Sosyal Tesislerimiz açıldığı günden bu yana yoğun ilgi ile karşılandı. Zaman zaman bu talebi karşılamakta zorlandık. Tesislerimizde bu sezon 90 nişan ve düğün gerçekleştirildi. İnsanlar artık kalite istiyor, Kazan değişiyor. Tüm bunları iyi okumak gerekiyor. Gerek bu değişimi ve gelişimi gerekse hizmetlerimizi aralıksız sürdürmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

 

 

 

ADANA MEDYA DAN HAVAALANI AÇILIMI…

 

Cumhuriyetin ilk yılların da, yeni sistemin oturması adına bazı radikal düzenlemelerin, redd-i mirasın kendi içerisinde bir tutarlılığı olabilir.

 

Bu süreç içerisinde yapılan kimi radikal düzenlemeler, ileriki yıllarda toplum sosyolojisine uymadığı için büyük sıkıntılar da yaratmıştır.Bu nedenle bazı düzenlemelerden de vazgeçilmiştir..Türkçe ezan bu mevzuunun önemli  örneklerindendir.

 

Ankara da bulunan Esenboğa havalanın ismini de, bu minvalde değerlendirmek lazım.

 

Konuyu gündeme Başbakan yardımcısı  Sayın Bülent ARINÇ bey getirdi, iyi de etti. Ancak bu ismin neden değiştirilmesi gerektiği konusunda kamuoyuna bilgi sunmadı, bu nedenle birçok kişiden ve kurumdan bu teklife  tepki geldi. Olay şimdilik kapandı, ama kapatılmamalı. Esenboğa ismi derhal ivedi olarak değiştirilmeli…

 

Çünkü;

 

Bu isim ecdadımıza, tarihimize ve de kendimize hakarettir.

 

Esenboğanın esin kaynağı, Timur’un komutanı Esin Buga’dır. Esin Buga, Yıldırım Beyazıt ve Timur arasında Ankara’nın çubuk ovasında vuku bulan Ankara savaşında önemli görevlerde bulunmuş, Padişah Beyazıt ve şehzadeleri bizzat esir alan komutandır.

 

Bu savaş Osmanlı tarihinde bir kırılma olup, ilk defa bir padişah esir alınmıştır. Osmanlının ilerleyişi durmuş, hatta gerileme safhasına geçilmiştir.

 

Durumdan hayli etkilenen onurlu devlet adamı Yıldırım Beyazıt, kahrından ve üzüntüsünden hastalanarak vefat etmiştir.

 

Komplekslerimizi aşıp, üstümüzden travmayı atmaya başladığımız şu yıllarda, bu komutanın isminin havaalanından ebediyen sökülmesi, kimliğimize ve kişiliğimize olağanüstü katkı yapacaktır.

 

Ne olduğumuzu, nerden geldiğimizi, nereye ait olduğumuzu, atalarımızın kim olduğunu netleştirmek adına, bu adım önemli bir yer tutacaktır.

 

Dahilde ve hariçte itibarının kullandığımız Osmanlıya olmadık kötülüğü yapan esin Buganın isminin ebediyen silinmesi geç kalınmış bir kadir şinaslık olacaktır:

 

Hatta Havaalanına Yıldırım Beyazıt’ın isminin verilmesi üst seviyede bir jest olacaktır.

 

Ankara’daki bir sonraki adımı da şimdiden belirlemekte fayda var.

 

Etimesgut isminin de aslına döndürülerek, Ahi Mesut’a yapılan hakarette artık son bulmalıdır.

 

Ücra köylerin isimlerinin değiştirilmesi ile uğraşanların, Başkentin göbeğindeki isim faciaları ile uğraşması daha elzem değimlidir?

 

Sayın Bülent ARINÇ bu işin peşini bırakmamalı…

 

 

 

HAYASAD SAĞLIK BAKANINI ZİYARET ETTİ

 

Hasta ve Hasta Yakını Haklarını Savunma Derneği (HAYASAD) Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’ı makamında ziyaret etti.

 

Dernek genel Başkanı Ahmet Tandoğan, Genel Başkan Yardımcısı Hafize Şahiner ve Genel Sekreter Arif Koca tarafından samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette, dernek genel başkanı Ahmet Tandoğan, derneğin Ağustos ayında yapılan 5. olağan kongresinde seçilen yeni yönetim kurulunu kendilerine hem tanıtmak hem de bunun yanı sıra nezaket ziyareti olduğunu ifade etti.

 

Bakan Akdağ, gerçekleştirilen ziyaretten memnun olduğunu ifade ederek, “Dernek çalışmalarınızı yakından takip ediyorum. Yeni çalışma döneminizde başarılar diliyorum. Bundan sonraki süreçte bakanlığımızın faaliyetlerinde yer alarak aktif ve daha verimli bir çalışma gerçekleştirmenizi istiyorum. Bu konuda bakanlık olarak size gereken desteği vereceğiz” diye konuştu.

 

Hasta ve hasta yakını haklarını konusunda yapılan çalışmaların kamuoyunun bilgilendirilmesinin öneminin de altını çizen Akdağ, basının konu ile ilgisinin çekilmesine vurgu yaptı.

 

Başkan Tandoğan’ın sunduğu, üniversite hastanelerinde hasta hakları birimlerinin oluşturulması önerisine sıcak bakan Akdağ, “Konu ile özellikle yakından ilgileniyorum. İlgili kurumlarla gereken temasa geçilmesi hakkında talimat verdim” dedi.

 

Akdağ, Sivil toplumun güçlenmesi adına gereken tüm katkıyı vereceklerini her platformda daha etkin bir sivil toplum arzusunda olduklarını da sözlerine ekledi.

 

Başkan Tandoğan, bakan Akdağ’a HAYASAD’ın daha önce yapmış oldukları çalışmalardan bahsederek, bundan sonraki yapacağı tüm faaliyetlerden de kendilerine ayrıntılı olarak bilgi vereceğini ifade etti.

 

Bakana HAYASAD’ın dernek rozeti takıldı.

 

 

 

ANKARA DA ELEKTRİK KESİNTİSİ

 

Ankara nın bazı yerlerinde yıllık periyodik hat bakım – onarım  ve işletme çalışmaları nedeniyle 1 Ekim 2009 Perşembe günü elektrik kesintisi uygulanacak.

 

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. den yapılan açıklamaya göre; Çankaya, Keçiören, Polatlı, Haymana, Kazan ve Çubuk ilçelerine bağlı bazı mahallelere, 1 Ekim Perşembe günü elektrik verilemeyecek.

 

 

 

MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE İLE SÖYLEŞİ

 

Bugüne kadar Kürt sorununu biz hep baskıcı ve yasakçı devletin yarattığı bir sorun olarak tartıştık.

 

Eğer devlet, hukukun ve demokrasinin evrensel standartlarını uygularsa Kürt sorunu kolayca çözülecekti. Ama devletin Kürdüyle Türküyle bu toplumun önemli bir kesimini nasıl asimile ettiğini, insanları nasıl kendisine benzetmiş olduğunu unuttuk. Öyle anlaşılıyor ki şimdi Kürt açılımı için devleti değil toplumu ikna etmek gerekiyor. Hükümetin Kürt sorununu çözmek için “Kürt açılımı” diyerek açıkça adıyla başlattığı sürecin adı bile toplumdan gelen tepkiler yüzünden sürekli değiştirildi. Hatta açılımı MGK bildirisiyle destekleyen asker, MHP lideri tarafından ihanetle bile suçlandı. Bir siyasî parti olan ve halktan oy almaya çalışan MHP neye dayanarak bu saldırgan politikada ısrar ediyor? MHP’nin hesabı ne? MHP’li olmayan seçmenin bu şiddet diline cevabı ne? Bugün hangi Türkler MHP’yi destekliyor? MHP’nin klasik tabanı ne diyor? Türkiye’de milliyetçilik nerelerde artıyor? Bütün bunları MHP’yi yakından tanıyan siyaset bilimci Profesör Mümtaz’er Türköne’ye sorduk ve çarpıcı cevaplar aldık.

 

* * *

 

NEŞE DÜZEL: Siz, MHP’yi yakından tanıyorsunuz. MHP’ye uzak olanların anlam veremediği davranışlarının anlamını siz bilebilirsiniz. MHP son zamanlarda Kürt açılımına karşı çok saldırgan bir muhalefet sürdürüyor. Niye bu kadar saldırgan?

 

MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE: MHP politika yapıyor. Türkiye’de nüfusun yüzde 15’i Kürt. Kürt sorunu çözülürse nüfusun yüzde 15’inin sorunu çözülmüş olacak. Yani demokratik açılım, Kürt açılımı, görünürde toplumun yüzde 15’ini ilgilendiriyor. Geride yüzde 85’lik bir nüfus kalıyor ki, işte o yüzde 85 üzerinde yürütülen bir kavga bu.

 

Kürt sorununun çözümünü sadece Kürtler mi istiyor? Türkler, Kürt sorunun çözümünü istemiyor mu?

 

Kürtlere haklarını vermeyi, Türkler, ‘taviz vermek’ olarak algılıyor. Dolayısıyla Kürtlere, Türklerle eşit hakların verilmesine karşı çıkacağı varsayılan yüzde 85’lik bir Türk nüfus var. MHP bu varsayıma dayanıyor ve bence gerçekçi bir parti politikası uyguluyor. Nitekim… Evet…

 

Nitekim parti liderlerinin yaptırdıkları haftalık kamuoyu araştırmalarına göre, şu anda Milliyetçi Hareket Partisi’nin oyları artıyor, AK Parti’nin oyları ise azalıyor. Özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu Batı illerinde, Kürt sorunu etrafında bir siyasî kutuplaşma yaşanıyor. Özellikle Ege ve Marmara bölgesinde Kürt göçünden rahatsız olan yerli nüfus Kürtlere karşı artan bir tepki geliştiriyor ve MHP bu tepkiyi temsil etmeye çalışıyor.

 

Kürt açılımıyla birlikte Türkiye’de milliyetçilik artıyor mu?

 

Bugün yaşanan, etnik kökene dayanan bir milliyetçilik değil. Bu bir anti Kürt reaksiyon! Özellikle Batı’ya yerleşmiş olan Kürtlere karşı yerli halkta bir tepki ve onları ötekileştirme var.

 

Anti Kürtçülük yapanların Türk milliyetçiliği yapmadığını söylüyorsunuz. Bunlar anti Kürtçülüğü Türklüklerini öne çıkarmadan mı yapıyorlar?

 

Anlaşılması gereken nokta da bu zaten. Türkiye’nin etnik anlamda en kozmopolit yeri, anti Kürt tepkinin şu anda tırmandığı Batı illeridir. Buralarda Balkan muhaceretiyle, göçleriyle şekillenen bir nüfus vardır ve Türk etnisitesinden olmayanlar bu nüfusta ağırlıktadır. Yani bu nüfus, Türk etnik kimliği üzerinden tanımlanamayacak kadar çok renklidir. Anti Kürt tepki de işte bu kozmopolit nüfusun tepkisidir. Bu kozmopolit nüfus kendisini anti Kürt olarak tanımlıyor. Yani, bu tepkinin Türkçü bir tepki olması aslında imkânsız.

 

Bu ülkede Türk milliyetçiliği ve Türkçülük daha çok bu kozmopolit nüfus tarafından yapılmadı mı? Osmanlı dağılırken ve imparatorluk toprakları üzerinde ulus-devletler kurulurken, Balkanlardan ve Kafkaslardan Anadolu’ya sığınmış olan göçmenler yapmadı mı daha çok Türkçülüğü bu ülkede?

 

Kesinlikle doğru… Hatta o kadar doğru ki, Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar bu topraklarda Türk etnisitesine mensup bir Türkçü bile bulamazsınız. Türkçülük yapan önemli isimlerin etnik kökeni Türk değildir. Mesela 1864’te Eski ve Yeni Türkler adıyla Türkçülüğün ilk kitabını yazan Nâzım Hikmet’in dedesi Mustafa Celalettin Paşa’dan başlayalım. Osmanlı’ya sığınmış ve Müslüman olmuş. Mesela Bulgar mebusu “Türkçe konuş” diye azarlayan tiyatronun kurucusu ve sadrazam Bulgar asıllı Ahmet Vefik Paşa… Mesela Türkçülüğün en önemli ismi olan Kamus-i Türki’nin yazarı Şemsettin Sami… O da Arnavut kökenli. Mesela Türkçülüğün diğer önemli isimleri Ömer Seyfettin ile Ahmet Hikmet Müftüoğlu. Çerkes kökenlidir. Mesela Ziya Gökalp’in Kürt tarafının da olduğu tartışılır.

 

Niye etnik kökeni Türk olanlar değil de, etnik kökeni Türk olmayan ve Anadolu’ya sığınmış olanlar daha çok Türkçülük yapıyor peki?

 

Zaten bu ülkede bir tek Anadolu’daki Türkler Türkçülük yapmıyorlar. Kürtler, Arnavut, Bulgar kökenliler, Kafkas kökenliler ve özellikle Çerkesler… Ayrıca Yusuf Akçora, Ahmet Ağaoğlu gibi Rusya’dan Türkiye’ye iltica eden ‘dış Türkler’ yapıyor daha çok Türkçülüğü.

 

Niye?

 

Etnik kökeni Türk olanlar bir imparatorluk terbiyesine sahipler. İmparatorluğu yönetmenin, ancak ve ancak kendi etnik kökenini vurgulamaktan uzak, geniş, kuşatıcı bir politika izlemekle mümkün olduğunu yüzyıllardan beri öğrenmişler. Mesela Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Süavi, Türk kökenlidirler ama Türkçülük yapmazlar. Türkçülük yapanlar da aslında ırka vurgu yapmıyorlar. Bunlar anavatanlarını kaybetmiş insanlar. O çağda bir yerde barınabilmenin mutlaka bir milliyet bilinci gerektirdiğini düşünüyorlar ve bu milliyetin de Türk milleti olduğunu söylüyorlar. Çünkü Türklerin topraklarına geliyorlar. Burası onların da vatanı oluyor ve vatanı savunabilmek için Türkçülük yapıyorlar. Türk olan birinin bu topraklarda Türkçülük yapması çok zor bir şeydir.

 

Niye zordur?

 

Ayıp bir şeydir. Ama bunlar, kendileri Türk kökenli olmadığı için Türkçülüğü çok rahat, komplekssiz yapıyorlar. Zira “Türk olmayan birinin bu toprakları muhafaza edebilmesi için Türkçülük yapması gerekir” diyen çok mantıklı bir teze sahipler. Mesela Sami Kohen’in dedesi Moris Kohen. Tekinalp adıyla bilinen bir Yahudidir ve iktisadi Türkçülüğün kurucusudur. Mesela Türkçülük üzerine şiirler yazan Kürtler de var. Bunların hepsi samimidir. Aslında, Türkiye’de Türkleştirme politikası sonucunda en son Türkleştirilenler Türklerin kendisi oldu. Yani en son Türkler, bir milliyet ve ulus bilincine sahip oldular. Bugünkü anti Kürt tepkiye gelince…

 

Yapılan bir tür ırkçılık değil mi?

 

Bu, bir ötekileştirmedir. Toplumsal anlamda kutuplaşmadır, düşman yaratmadır, içinde yaşadığı ekonomik ve sosyal sıkıntıları bir günah keçisi icat edip ona yüklemedir. Burada açık bir saldırganlık ve hatta ırkçılık var. Bir insana sadece doğuştan kazandığı özelliklerinden dolayı düşman olmak ırkçılıktır. MHP’nin Kürt açılımı etrafında yürüttüğü politikanın kendisi ırkçı değil. Ama bu politika bir şekilde bu ırkçılığı besliyor ve meşrulaştırıyor. Bu ırkçılığın yükseldiği yerler dediğim gibi Batı’da Kürt göçü alan yerler. Türk etnisitesinin yoğun yaşadığı ve MHP’nin çok güçlü olduğu Orta Anadolu’da anti Kürt tepki yok mesela. Kürt düşmanlığı buralarda yok.

 

Oralarda Kürt var mı peki?

 

Yok. Anti Kürtçülük, geleneksel olarak CHP’nin ağırlıklı olduğu Batı illerinde yaşanıyor. Kürtle yüz yüze gelen insanların yaşadıkları sosyal demokrat ağırlıklı bu yerlerde ırkçı dediğimiz, anti Kürt dediğimiz damar ekonomik nedenlerle yükseliyor. Çünkü Kürtler Türklerin elinden işlerini alıyor. Türkler sekiz saatten fazla çalışmazken, onlar çok daha düşük ücretlerle 20 saat çalışıyor.

 

Peki… Devlet Bahçeli, Kürt açılımına tepki olarak dağa çıkmaktan bile bahsetti. Niye bu kadar saçma bir cümle söyledi?

 

Saçmalığın dik âlâsı tabii. Şöyle açıklayayım. Bu ülkede Türk milliyetçiliği yaygın bir ideoloji. Bu ideolojinin temsilcileri ikiye ayrılıyor. MHP, BBP ve AK Parti içinde politika yapan Türk milliyetçileri, Kürt açılımına karşı çıkıyorlar. Politika yapmayan, bir dernekte veya bir fikir kulübünde yer alan Türk milliyetçileri ise açılımı destekliyorlar. Yani halkla yüz yüze gelenler ve halka hesap verenler, halktan etkilenerek Kürt açılımına karşı çıkıyorlar. Zira bunlar, anti Kürt politikaların oy kazandırdığını görüyorlar. Milliyetçiliği siyasî endişelerin dışında bir fikir olarak benimseyen yani siyaset yapmayan Türk milliyetçileri ise “bu ülkenin birliğini, bütünlüğünü sağlayabilmek ve milliyetçi değerleri koruyabilmek için demokratik açılım gerekli, açılım olmazsa Türkiye bölünür” diye düşünüyorlar.

 

Bahçeli’nin çıkışları MHP tabanının çok mu hoşuna gidiyor?

 

MHP’nin tabanıyla ilgili son araştırmaya göre yüzde 43, açılımı desteklemiyor ama MHP’nin sert politikasını da onaylamıyor. Ama Bahçeli, oy hesabıyla sert politikayı sürdürüyor.

 

Bahçeli, bu üslubuyla, MHP’nin klasik seçmeninin dışında bir seçmenden oy alabileceğini mi düşünüyor?

 

Evet. Bugüne kadar oy alamadığı Batı illerinde anti Kürt dalgayı arkasına alacağını düşünüyor. Nitekim bu dalga şu anda çok yüksek ve yükselmeye devam edecek. “Ben evime ekmek götüremezken, işsiz, sefil yaşarken, devletin bütün parasını Güneydoğu’ya mı, Kürtlere mi yatıracaksınız?” diyenlerin sesi giderek güçleniyor. Bu büyüyen anti Kürt dalga aslında sosyoekonomik bir sorun. İşsizlik, geçim sıkıntısı, yoksulluk, Batı bölgelerinde anti Kürtçülük olarak yaşanıyor. Batı’da işsizlik yüzde 19’dan yüzde 10’a insin, anti Kürt dalga biter. Zaten bu açılımın AK Parti’ye oy kaybettireceği korkusu Başbakan’da da var. Bu yüzden olmalı, “Bedeli neyse ödemeye hazırız” diyor Erdoğan habire.

 

Kürt sorununu çözen bu ülkede seçim mi kaybedecek?

 

Kürt sorununu çözen bu ülkede seçim kaybetmeyi göze almak zorunda. Çünkü ilk başta kaybettiği oyları, ancak bu sorunu çözüp de ülkeyi ekonomik, sosyal ve politik açılardan rahatlattıktan sonra tekrar geri alabilecek.

 

AK Parti’yi Kürt sorununu çözmeye eğer halk zorlamıyorsa, kim zorluyor?

 

Devlet zorluyor. Asker, Kürt sorununu kendi yöntemleriyle çözemeyeceğini anladı. Ayrıca MİT’in bu konuda çok ciddi bir entelektüel birikimi var. MİT Müsteşarı Emre Taner, 50 yıldır Kürt sorunuyla uğraşan çok akıllı biri. Emre Taner’in görev süresinin yaş haddine rağmen uzatılmasının arkasında sanıyorum MİT’in bu süreçte oynadığı rol var. MİT, Kürt sorununun çözülmesini istiyor. Normal mülkiye bürokrasisi de çözüm istiyor. Bu arada asker de son Milli Güvenlik Kurulu bildirisine attığı imzayla bu açılıma destek verdi. Zaten Başbakan Erdoğan da, “Bu açılım projesi devletin projesidir” dedi. Bununla, devlette açılımla ilgili bir mutabakatın olduğunu anlatmak istedi. Nitekim Genelkurmay Başkanı da Bayram’da yaptığı konuşmada bir soru üzerine açılıma destek verdiklerini söyledi.

 

Başbuğ Kürtçenin okullarda öğretilmesine ise karşı çıktı. Kürt açılımı Kürtçesiz olabilir mi?

 

Bu askerler siyasetten anlamıyorlar. Bunların siyasî vesayetlerinden önce siyasî cahilliklerine karşı çıkmak lazım. Ana dil deyince anadan öğrenilen dili anlıyorlar. Oysa ana dili aynı zamanda bir kültür dilidir. Genelkurmay Başkanı “Kürtçeyi anasından babasından öğrensin. Engel mi var?” diyor. Ben Türkçeyi annemden öğrenmedim. Eğer annemden öğrenseydim, bugün Ankara’nın Çubuk havalisinin aksanıyla 200 kelimelik bir Türkçe konuşuyor olurdum. Ayrıca Kürt sorunu özünde Kürtçe sorunudur. Yasaklarda ısrar etmek, Kürt sorununun çözümüne engel olmak demektir.

 

O zaman Başbakan Erdoğan’ın dediği gibi demokratik açılım projesi bir devlet projesi değil mi?

 

Bu sorunun cevabı ekim ayında verilecek. Şu anda içeriği belli olmayan bir açılım projesi bu. Projenin içeriği Meclis’in ekimde açılmasıyla tartışılmaya başlanacak. Bu sorunu, evrensel demokrasinin ve hukukun standartlarıyla çözmek gerekiyor. Bu açılım boyunca siyasette epeyce müsamere seyredeceğiz ama ben çözümden umutluyum. Çünkü her şeyin konuşulacağı çok zengin bir tartışma süreci başlayacak. Her şeyin konuşulduğu yerde provokasyonlar pek başarılı olamaz.

 

Devlet Bahçeli, Kürt açılımına karşı çıkıyor. Peki, Bahçeli’nin Kürt sorunu için öne sürdüğü çözüm ne?

 

Bahçeli’nin konuşmalarında çıldırtıcı bir popülizm ve statükoyu devam ettirme isteği var.

 

Bahçeli PKK’nın teslim olmasını istiyor. Bunu söylerken, söylediğine kendi inanıyor mu? Yirmi beş yıldır teslim olmayan bu örgütün şimdi teslim olacağını düşünüyor mu?

 

Askerleri açılımla ilgili tepkiye davet etmek gibi bir çaba var. Oysa askerlerin geldiği noktayı objektif değerlendirmek lazım. Askerler kendilerini bu ülkenin sahibi olarak görüyorlar. Sahip oldukları bu ülke, Kürt sorununu silahla çözmeye çalıştıkları için ellerinden kayıp gidiyor. Bunu çok net gördüler.

 

Ülke ellerinden nasıl gidiyor?

 

Bu ülke bölünüyor. Bu sorun çözülemiyor. Askerler ancak Kürtlere eşit vatandaşlık hakları verilirse bu ülkenin birliğinin muhafaza edileceğini gördüler.

 

CHP de açılıma karşı çıkıyor. CHP niye karşı çıkıyor?

 

CHP’nin durumu farklı. CHP, MHP’ye oy kaybettiğini görüyor. O yüzden zikzak çiziyor. Açılımla ilgili CHP’nin desteği sağlanacak. Nitekim Baykal, “PKK silahları bırakırsa, affa sıcak bakabiliriz” dedi. Demokratik açılımın en önemli kısmı af meselesidir. Eğer Meclis’ten af kanunu çıkmazsa açılım durur. Af olmadan açılım yapılamaz. Anayasa’ya Kürtçe dilini koysanız bile Kürt sorunu çözülemez. Bu Meclis hemen ekim ayında bir af kanunu çıkarmak zorunda. Sorunun en kritik aşaması budur. Özellikle Batı’daki illerin AK Partili milletvekilleri buna direnç gösterir ama af çıkarmazsa AK Parti’nin elinden her şey kayıp gider ve asıl oyu MHP bu noktada kazanır.

 

AKP milletvekilleri arasında milliyetçi damar çok mu güçlü?

 

Bilmiyorum ama AK Parti’de bu anti Kürt dalgadan etkilenecek epeyce bir damar olduğunu düşünüyorum.

 

Bahçeli sadece Kürt açılımına değil Ermeni açılımına da karşı çıkıyor. Her türlü barış girişimine karşı bir parti ve bir lider görüntüsü çiziyor. Bugünkü durumun aynen devamını istiyor. Halkın bu politikayı destekleyeceğini mi düşünüyor?

 

MHP, donanım olarak hükümetin açılımına alternatif bir politika üretecek entelektüel birikime ve mutfağa sahip değil. Hükümetin anti statükocu revizyonist politikası karşısında içgüdüsel olarak statükoya sığınıyor. Ayrıca bu toplumda anti Ermeni eğilim de çok güçlüdür. Bu eğilim topluma devlet propagandası ve politikasıyla yerleşmiştir. MHP statükoyu savunarak kısacası politika yapıyor.

 

Oy için mi ölümü ve savaşı destekliyor?

 

Siyasî partisiniz. Maalesef öyle…

 

Savaş sürerse, MHP’nin politik şansı nedir?

 

Eğer bu açılım kontrolden çıkarsa… Yani bir yandan kan dökülmeye devam eder ve bir yandan da hükümet hâlâ açılım yapmaya çalışırsa, MHP tek başına iktidar olacak oyu bile alabilir.

 

Barış olursa, MHP’nin politikadaki şansı ne olur?

 

Bu sorun çözülürse, barış olursa MHP diye bir parti kalmaz. Şu anda MHP, PKK’nın yaygın şiddetini ve dökülen kanı siyasî realiteye dönüştürdüğü bir parti konumunda. Barış olması halinde, MHP’nin Türkiye’ye sunabileceği bir proje halen yok. MHP, Cumhuriyet’in kuruluşundan beri kabul edilen şeyleri savunuyor bugün. Hatta Kürtçe kullanılamaz, terör örgütüne af çıkarılamaz Barzani ve Talabani muhatap kabul edilemez gibi son gelişmelerin de gerisinde kalan şeyleri söylüyor.

 

MHP, Kürt açılımına karşı çıkarak Güneydoğu’dan oy alma ihtimalini sıfırlıyor. MHP ulusal bir parti olmaktan vaz mı geçti? Sadece bölgesel bir parti mi olmak istiyor?

 

MHP, Türkiye’nin Batı’sından oy almak istiyor, o kadar! Yoksa Türkiye’nin bir realitesi var. Bugün MHP de, CHP de bölünmüş bir Türkiye’nin partileridir. Bunlar Güneydoğu’da yoklar. Bu durum da, bu partilerin temsil ettikleri misyon itibarıyla Türkiye’yi böldüğünü anlatır bize. Eğer Güneydoğu’da parti olarak yoksan, Kürtlerden oy alamıyorsun, o zaman senin parti politikana göre, Türkiye’nin Güneydoğu’su gitmiş demektir. MHP bunu asla kabul etmez ama realite budur. Türkiye’de Güneydoğu’dan oy almadan yüzde 85’in oyunu alıp tek başınıza iktidar olun, Türkiye bölünür. Siz de Türkiye’yi bölen parti olursunuz. MHP, eğer Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü savunuyorsa bu insanların oyunu almak, Kürtlere seçmeni ve siyasî muhatabı olarak davranmak durumunda.

 

Sizce Türkiye bölündü mü?

 

MHP’nin ve CHP’nin dünyasında Türkiye bölündü. Eğer ülkenin Güneydoğu’suna hitap edemiyorsanız, sizin dünyanızda ülke bölünmüş ve siz de fiilen ülkeyi bölmüşsünüz demektir. Milliyetçilik çok tehlikeli bir ideolojidir. Milliyetçilikle ulus bilinci sağlarsınız, ulusal entegrasyonunuzu kuvvetlendirirsiniz ama.. milliyetçilik aynı zamanda bölücülüğe de dönüşebilir. Toplumda siyasî kamplaşmaları düşman ve ötekiler yaratarak üretmeye başladığınız zaman Türkiye’yi bölersiniz. Şu anda…

 

Milliyetçiler mi Türkiye’yi bölüyor şu anda?

 

Kürtlerin Türkiye’yi bölme ihtimalinden daha fazla Türkçülerin Türkiye’yi bölme ihtimali var şu anda…

 

MHP’nin kışkırtıcı politikasına DTP de aynı kışkırtıcılıkla cevap verdiğinde Türkiye nasıl bir gelecekle karşılaşır?

 

Bu sorunuzun cevabını düşünmek bile istemiyorum. Felaket ve kâbus bu!

 

MHP ile ordunun ilişkileri nasıl?

 

Çok sağlıklı bir ilişkileri yok. İkisi birbiriyle çakışmazlar. En son Ergenekoncuların MHP’yi ele geçirme teşebbüsüne Bahçeli direndi ve emekli askerleri tasfiye etti.

 

MHP’nin içinde barışçı hiç kimse yok mu?

 

MHP dışında kalan milliyetçilerin tamamı bu sert politikaya karşılar. Ama MHP’liler, parti politikası ile kendi vicdanları arasında bir tercih yapmaları gerektiğinde vicdanlarının emrettiğini tercih ederler ve Türkiye’yi bir etnik çatışmaya sürüklenmekten korurlar.

 

Yakında MHP kongresi toplanacak. MHP’liler en savaşçı kimse onu mu başkan seçecekler?

 

Bahçeli bu kongreyi bir muhalefetle karşılaşmadan, karizmasını çizdirmeden tamamlamak istiyor. Hiç kuşku yok, Bahçeli’yi seçecekler. Kongreden sonra ateş düşer. MHP’nin bu çok sert politikasının yumuşayacağını, daha yapıcı olacağını düşünüyorum.

 

MHP’nin tabanını kimler oluşturuyor?

 

Genişleyen MHP’ye bakarsak… Ekonomik sıkıntı yaşayanlar, işsizler, statü özlemi çekenler, toplumun Kürt olmayan alt kitleleri ve biraz da lümpen kesim MHP’nin genişleyen tabanını oluşturuyor.

 

MHP’nin bu politikasına rağmen barış olursa MHP’nin siyasî geleceği ne olur?

 

MHP’nin şu anki donanımı, bu tür politikaları üretmek için yeterli değil. MHP kendi içinde dönüşüm yapmazsa yok olur gider. Bence asıl sorun MHP’de değil CHP’de. CHP iktidara alternatif bir ana muhalefet partisi olursa, o zaman Türkiye iki parti denklemi üzerine oturur. Bu ülkede siyasetin sağlıklı olması Türkiye iki partili denkleme oturmalı. Bunun için de CHP değişmeli.

 

MHP, Ermeni sorununun nasıl çözülmesini istiyor?

 

Azeri hassasiyetini temsil etmeye çalışıyor. Aslında Azeri hassasiyeti denilen şeyi Azerilerin kendileri de bilmiyorlar, kendi içlerinde farklı şeyler yapıyorlar…

 

MHP’nin Kıbrıs konusundaki talebi ne?

 

Çözümsüzlüğün, statükonun sürdürülmesini istiyor.

 

MHP artık bütün geleceğini krizlere, savaşlara mı dayandırıyor?

 

Başta da söyledim. MHP politika yapıyor. Şu anda Türkiye’de anti Kürt eğilimler kendi temsilini MHP’de buluyor. CHP ise bu temsilde mevzi kaybediyor. Toplumdaki bu anti Kürt dalgayı bastırmak lazım. Çünkü ortalıkta bir ekmek varsa birileri gelip bu ekmeği yerler. Şu anda toplumda bir anti Kürtçülük ekmeği var ve bunun acilen bastırılması gerekiyor.

 

Taraf

 

 

 

ÜNİVERSİTELERE KONTENJAN EK BAŞVURUSU YAPILACAK

 

Üniversitelere yapılan merkezi yerleştirme ve kayıtların ardından boş kalan kontenjanlar için ek yerleştirme başvuruları 05 – 09 Ekim tarihleri arasında alınacak.

 

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, adaylara, kılavuzu çok iyi incelemeleri tavsiyesinde bulundu.

 

Yarımağan, şunları söyledi: “Bu yıl merkezi yerleştirme sonucuna göre 88 binden fazla boş kontenjan kalmıştı. Bu rakam yeni açılan programlar ve yerleşen öğrencilerin kayıt yaptırmamasıyla 150 bine ulaştı. Bunların tamamının dolacağını düşünmüyorum. En fazla yarısı dolar”. Ek yerleştirme kılavuzu, ÖSYM sınav merkezi yöneticiliklerinden 3 TL’ye alınabilecek” diye konuştu.

 

 

 

  1. YEREL MEDYA EĞİTİM SEMİNERİ MANİSA’DA BAŞLADI

 

Basın -Yayın Ve Enformasyon Genel Müdür V.Salih Melek: “Ülkemizde Basın Özgürlüğü Asla Tehlikede Ve Baskı Altında Değildir. Türkiye de Medya Özgürlüğü Anayasa Ve Kanunla Güvence Altına Alınmıştır. Basın Kartlarının Fonksiyonunu Ve İşlevini Artıracağız dedi.

 

Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdür V. Salih Melek, Türkiye de medya özgürlüğünün anayasa ve kanunla güvence altına alındığını belirterek, Ülkemizde basın özgürlüğü asla tehlikede ve baskı altında değildir dedi.  Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından Manisa düzenlenen 18. Yerel Medya Eğitim Seminerinin açılışında konuşan Melek, seminerle yaygın basının birikimli mensuplarıyla yerel medya temsilcileri ya da görevini yerel şartlarda gerçekleştiren gazeteciler arasında karşılıklı bilgi alışverişini sağlamayı, mesleğini yerel düzeyde yapanların bilgi birikimlerini artırmayı amaçladıklarını söyledi. Yerel medyanın yerel gerçeklerin yansıtılmasında büyük önem taşıdığını ve kendileri için son derece önem arz ettiğini belirten Melek, katılımcılara genel müdürlüğün yerel medyayla ilgili çalışmalarını anlattı. Melek, 2004 yılında yürürlüğe giren Basın Kanunu nun Türkiye nin bugüne kadarki en özgürcü yasası olduğunu, savunarak, Ülkemizde basın özgürlüğü asla tehlikede ve baskı altında değildir. Türkiye de medya özgürlüğü anayasa ve kanunla güvence altına alınmıştır dedi.

 

 

 

BASIN KARTININ FONKSİYONU ARTACAK

 

Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünün son yıllarda yaptığı önemli çalışmalardan birinin, yerel medyada çalışanların mesleki becerilerini ortaya çıkarıp onları yerelden bölgesele, bölgeselden ulusala ve uluslararası medyada çalışır hale getirmek olduğunu ifade eden Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdür V. Salih Melek, uluslararası toplantı, kriz, seçim dönemlerinde geçici basın merkezleri kurarak çalışmalara yardımcı olduklarını kaydetti.

 

Medya mensuplarının çalışmalarında kolaylık ve ayrıcalık sağlamak üzere Genel Müdürlüğün yenilediği basın kartının bir kimlik kartı belgesi olarak medya mensuplarına verildiğini bildiren Melek, Basın kartlarının fonksiyonunu ve işlevini artıracağız. Gerekli çalışmalar başlatılmış olup web sayfamızda yakında bu çalışmaları görebilirsiniz dedi.

 

Genel Müdürlüğün bölge müdürlükleri aracılığıyla yerel medya mensuplarının çalışmalarına yardımcı olduğunu, yerel medyanın haber ihtiyacını karşılamak için birçok çalışma yaptıklarını belirten Melek, zor şartlarda etkin şekilde varlığını sürdüren bir yerel medya gerçeğinin olduğunu, yerel medyanın yaşadığı zorlukları sıkıntıları ilgili kamu kuruluşları, basın meslek kuruluşlarının çabaları ve işbirliğiyle aşacaklarına inandıklarını söyledi.

 

Bu konudaki en büyük görevin yerel basına düştüğünü kaydeden Genel Müdür V.Melek, şöyle dedi: Yerel basın kendisini yeniden gözden geçirmeli, etkin gazete yayınlamanın yayın yapmanın yollarını aramalıdır. İmkanlar ölçüsünde gelişen teknolojiyi yakından takip etmelidir. Burada en önemli husus, gazetenin güvenilir kaliteli doğru ve dürüst bir haber anlayışı olmalıdır. Okuyucu gazetesine, dinleyici radyosuna, izleyici televizyonuna güvenmelidir.

 

Yerel Medya Semineri düzenledikleri illerin tanıtımına da katkıda bulunmayı amaçladıklarını ifade eden Melek, seminere davet ettikleri Türkiye deki yerleşik yabancı medya mensuplarının Manisa nın güzelliklerini, kendi ülkelerinde tanıtacaklarına inandığını sözlerine ekledi.

 

5 YABANCI GAZETECİ DE KATILIYOR

 

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü nün (BYEGM), Manisa Valiliği ve Manisa Gazeteciler Cemiyeti nin işbirliğiyle düzenlediği seminere, Afyonkarahisar, Aydın, Denizli, Muğla, Burdur, Manisa ve İzmir den medya mensupları ile Çin den 2, Suriye den 2, Bosna Hersek ten bir gazeteci katılıyor.

 

Ulusal basın ve yerel basının temsilcileri arasında karşılıklı bilgi alışverişini sağlamayı, mesleğini yerel düzeyde yapanların bilgi birikimlerini artırmayı amaçlayan seminer, 16 Ekim 2009 Cuma günü sona erecek.

 

 

 

DİKKAT SAATLER PAZAR GÜNÜ 1 SAAT GERİ ALINACAK

 

Yurt geneli yaz saati uygulaması bu hafta sonunda sona eriyor. 25 Ekim Pazar günü 04.00 de saatler 1 saat geri alınacak.

 

Yaz saati uygulamasına 29 Mart 2009 tarihinde geçilirken, saatler 03.00 de bir saat ileri alınmıştı.

 

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla yapılan uygulamaya ilişkin Bakanlar Kurulu kararı da 7 Mart tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştı. Buna göre yaz saati, bir başka deyişle ileri saat uygulaması, 29 Mart Pazar günü saat 03.00 de saatlerin bir saat ileri alınmasıyla başlarken, 25 Ekim Pazar günü saat 04.00 de saatlerin 1 saat geri alınmasıyla sona erecek. Yaz saati uygulamasıyla, akşam saatlerinde en yüksek değerine ulaşan enerji talebinin (puant gücü) azaltılması hedefleniyor.

 

Geçmiş yıllara bakıldığında yaz saati uygulaması, Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle birlikte Mart ayının son pazar günü başlayıp, Ekim ayının son pazar günü bitiyor. Yaz saati uygulamasıyla, her yıl, orta ölçekli bir hidroelektrik santralinin yıllık üretimi kadar tasarruf sağlanıyor. İleri saat uygulamasıyla işe erken başlamak ve çıkmak, aydınlatma, ısıtma, soğutma açısından önem taşıyor. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. nin (TEİAŞ) hesaplarına göre, yaz saati uygulamasıyla yıllık 500–600 milyon kilovat saat (kWh) tasarruf sağlanıyor.

 

 

 

ÖSYM, 2010 SINAV TAKVİMİ VE ÜCRETLERİ

 

ÖSYM, 2010 yılı sınav takvimini ve ücretlerini belirledi.

 

Buna göre, 11 Nisan 2010 da gerçekleştirilecek YGS ye 11 Ocak-12 Şubat 2010 tarihleri arasında başvurular alınacak. Adaylar YGS için 35 lira ücret ödeyecek.

 

İkinci aşama olan LYS nin başvuruları da 3-14 mayıs 2010 tarihleri arasında yapılacak. Adaylar katılacakları her bir LYS için 20 şer lira ödeyecek.

 

LYS-1 (Matematik-Geometri), LYS-5 (Yabancı Dil) 19 Haziran, LYS-4 (Sosyal Bilimler) 20 Haziran, LYS-3 (Edebiyat-Coğrafya) 26 Haziran, LYS-2 (Fen Bilimleri) 27 Haziran da gerçekleştirilecek. Öğrenciler bu sınavlar için lise müdürlükleri ile ÖSYM sınav merkezi yöneticilikleri ve ÖSYM nin internet sitesinden başvuru yapabilecekler.

 

KPSS

 

ÖSYM gelecek yıl lisans, ön lisans ve ortaöğretim mezunları için KPSS düzenleyecek.

 

Lisans mezunları için 10-11 Temmuz 2010 da, ortaöğretim ve ön lisans mezunları için 26 Eylül 2010 tarihlerinde KPSS yapılacak.

 

Lisans adayları 10-21 Mayıs 2010, ortaöğretim ve ön lisans adayları 31 Mayıs-2 Temmuz 2010 tarihleri arasında başvuru yapabilecek.

 

Lisans mezunları 1. oturum için 35 lira, 2. oturum için 55 lira, 3. oturum için 75 lira, dördüncü oturum 95 lira ödeyecek. Ön lisans ve lise mezunları ise 35 lira sınav ücreti alınacak.

 

DİĞERLERİ

 

ÖSYM gerçekleştireceği diğer sınavların tarihlerini ve ücretlerini de açıkladı. Buna göre, Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı nın (KPDS) ilkbahar dönemi 2 Mayıs 2010 da  ve sonbahar dönemi 7 Kasım 2010 da gerçekleştirilecek.

 

Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı nın (ÜDS) ilkbahar dönemi 21 Mart 2010, sonbahar dönemi 3 Ekim 2010 da yapılacak.

 

Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitime Giriş Sınavı nın (ALES) ilkbahar dönemi 9 Mayıs 2010, sOnbahar dönemi 21 Kasım 2010 da gerçekleştirilecek.

 

KPDS, ÜDS ve ALES in sınav ücretleri 40 ar lira olarak belirlendi.

 

Tıpta Uzmanlık Sınavı nın (TUS) ilkbahar dönemi 17-18 Nisan 2010, sonbahar dönemi ise 18-19 Eylül 2010 yapılacak. Adaylar bu sınav için 60 ar lira ödeyecek.

 

Dikey Geçiş Sınavı da 4 Temmuz 2010 da düzenlenecek. Bu sınavın ücreti de 50 lira olacak.

 

SINAVLARA GİRECEK TÜM HEMŞERİ VE ARKADAŞLARIMIZA BAŞARILAR DİLERİZ.

 

 

 

KAZAKİSTAN CUMHURBAŞKANI SİNCAN OSB’ DE

 

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve beraberindeki heyet, Sincan 1. Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

 

Ziyarette Nazarbayev’e,  Devlet Bakanı Faruk Çelik’in yanı sıra,Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Niyazi İlter, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Sincan Belediye Başkanı Doç.Dr. Mustafa Tuna, Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’de eşlik etti.

 

Nazarbayev için,  OSB Müdürlüğü’nde düzenlenen törende TEPAV Direktörü ve TOBB ETÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güven Sak, Türkiye’de KOBİ’ler ve Organize Sanayi Bölgeleri konulu bir sunum yaptı. OSB’lerle ilgili bilgi alan Kazak Cumhurbaşkanı Nazarbayev, ülkesinde sanayi yatırımlarının 45 milyar dolara ulaşacağını belirterek, Türkiye’nin tecrübelerinden yararlanacaklarını ve OSB deneyimlerini de dikkate alacaklarını söyledi.

 

ASO Başkanı Özdebir ise, Nazarbayev ve beraberindekilerin OSB’lerin elektrik ihtiyacının nasıl karşılandığı sorusunu cevaplayarak konuyla ilgili detaylı açıklamalarda bulundu.

 

Ziyaret sonrası düşüncelerini ifade eden Sincan Belediye Başkanı Doç.Dr. Mustafa Tuna, Türkiye’nin en önemli sanayi merkezinden biri olan Sincan 1. Organize Sanayi Bölgesi’ne yapılan bu ziyaretin çok önemli olduğunu söyleyerek “İlçemizde 3 Organize Sanayi Bölgesi mevcut. İnanıyorum ki, önümüzdeki yıllarda sanayide yaşanacak hamlelerle birlikte Sincan çok önemli bir üretim merkezi haline gelecek ve dünya çapında da isim yapacak”dedi.

 

 

 

AKYURT TA ESNAFA UYARI

 

Ankara – Akyurt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından ölçü ve tartı aleti kullanarak alım satım işlemi yapan esnafların, ölçü ve tartı aletleri muayenesi gerçekleştirildi.

 

İlçe esnafları, 1 Şubat 2010–28 Şubat 2010 tarihleri arasında beyanname vermeleri konusunda ise uyarıldı.

 

Akyurt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü kolluk kuvvetleri ve Sanayi Bakanlığı Ölçü ve Ayar Memuru Pınar Gürel tarafından Akyurt ta ölçü ve tartı aletleri kullanan esnaflar gezilerek, yılda bir yapılacak olan ölçü ve tartı aletleri kontrolü ve damgalaması konusunda bilgilendirmede bulunuldu.

 

Yapılan uyarıda 3516 sayılı Ölçüler Kanunu’nun 9. maddesi gereğince ölçü ve tartı aletleri sahiplerinin, yıllık muayene ve damgalarını yaptırabilmek için Akyurt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’ne 1 Şubat 2010–28 Şubat 2010 tarihleri arasında beyannameleri doldurarak müracaat etmeleri gerektiği bildirildi.

 

 

 

ANKARA DA BAYRAM TÖRENLERİ YAPILDI

 

Tüm Türkiye de kutlanan Cumhuriyet Bayramı nın 86. yıl dönümü dolayısıyla Ankara nın Beypazarı, Çubuk, Elmadağ ve Gölbaşı ilçelerinde törenler düzenlendi.

 

Çubuk ta Atatürk Caddesi ndeki törene vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Tören, Kaymakam Meftun Dallı, Garnizon Komutanı Personel Yüzbaşı Sıtkı Akyüz ve Belediye Başkanı Lokman Özden in halkı ve öğrencileri selamlamasıyla başladı.

 

Kaymakam Dallı, törendeki konuşmasında, Cumhuriyetin meşruiyeti ve gücü, ortak tarih, kader ve amaç birliğine dayanır. Bu niteliği ile Cumhuriyet, geçmişten uzanan gönüllü bir beraberliktir. Milletimiz, kaderde, kıvançta ve tasada birlikte olma anlayışına sahip çıkmıştır dedi.

 

Konuşmaların ardından Çubuk Anadolu Lisesi öğrencilerinden Kamile Kelleci, Sen Vardın Cumhuriyet adlı şiiri okudu. Hayri Aslan Meslek Lisesi Kız Halk Oyunları ekibi gösteri sundu.

 

Çubuk Anadolu Lisesi nin okul bandosu eşliğinde ilçedeki okulların düzenlediği geçiş töreninde en çok dikkati çeken ve alkışlanan ise bu yıl açılan Nezahat Onbaşı Anaokulu öğrencileri oldu. Tören geçişin ardından sona erdi.

 

GÖLBAŞI

 

Gölbaşı nda şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı nın okunmasının ardından başlayan törende Kaymakam Raşit Zengin, Cumhuriyetin, cehalete, yoksulluğa, fukaralığa, çaresizliğe karşı verilen mücadelenin adı olduğunu söyledi.

 

Cumhuriyetin Türk milletine yeni bir hayat kazandıran, yepyeni ufuklar açan büyük bir olay olduğunu ifade eden Zengin, Cumhuriyetimiz mana ve gücünü, Atatürk ün önderliğinde, milletimizin ortak iradesiyle ve büyük bir imanla gerçekleştirdiği kurtuluş mücadelesinin eseri olmasından almaktadır dedi.

 

Konuşmaların ardından ilköğretim okulu öğrencilerinin şiirler okuduğu tören, halk oyunları gösterilerinin ardından geçiş töreniyle son buldu.

 

BEYPAZARI

 

Törene, Beypazarı Kaymakamı Hikmet Aydın, Garnizon Komutanı Jandarma üsteğmen Fırat Toprak, Belediye Başkanı Cengiz Özalp, Cumhuriyet Başsavcısı Cengiz Özer, İlçe Emniyet Müdürü Nazmi Küçükkale, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Temur, Emekli vali Doğan Ünlüsoy katıldı.

 

Kaymakam, Belediye başkanı ve Garnizon komutanı öğrencilerin bayramını kutlamasının ardından, Kaymakam Hikmet Aydın Günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı.

 

Konuşmaların ardından, ilköğretim öğrencilerince şiirler okundu. Beypazarı Lisesi öğrencileri halk oyunları ekibi çeşitli yörelere ait oyunları oynayarak gösteri sundu.

 

ELMADAĞ

 

Elmadağ da dün Hükümet Konağındaki Atatürk Anıtına çelenk konulması töreniyle başlayan etkinlikler. Bugün, Elmadağ Spor Müdürlüğü Tesislerinde devam etti.

 

Spor Müdürlüğü tesisleri futbol sahasındaki etkinliklerde, protokolün halkı ve öğrencileri selamlaması, saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Elmadağ Kaymakamı Ejder Sarıçiçek yaptı.

 

Cumhuriyet konulu resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere protokol tarafından plaket verildi. Şiirler eşliğinde yapılan geçit töreninin ardından, okullarca hazırlanan halk oyunları gösterileri sunuldu.

 

 

 

AKYURT VAKFI GÖNÜLLÜLERİ BİR ARAYA GELDİ

 

Akyurt Vakfı Yöneticileri ve Akyurt Vakfı Gönüllüleri öğle yemeğinde bir araya geldi.

 

Vakıf merkezindeki verilen yemeğe, Abdullah Satoğlu, İsmet Bora Binatlı, Mehmet Nuri Parmaksız, Hakan Yılmaz ile Dr. Bünyamin Dal katıldı.

 

Buluşmada Akyurt Vakfı’nın daha önce değerli şairlerimizin de katılımıyla gerçekleştirdiği çeşitli etkinliklerin bir değerlendirmesi yapıldı ve yakın zamanda tekrarlanacak Şiir Dinletisi hakkındaki görüş ve önerileri alındı.

 

Akyurt Vakfı’nın yenilenen web sitesi hakkında bilgilendirilen konuklarımıza daha sonra çekimleri devam eden ‘Bavula Sığmayan Hayatlar Belgeseli”nin fragmanın gösterimi gerçekleştirildi. Belgesel’in gösterimi sonrası Abdullah Satoğlu, daha önce gerçekleştirdiği Akyurt Yaşamevi’ni ziyareti sonrası yazdığı ‘Huzurevi’nden Gelen Ses‘ şiirini okudu.

 

Akyurt Vakfı’nın geleceğe dönük projeleri hakkında Selim Bora’dan bilgi alan gönüllülerimiz, Akyurt Vakfı’nın bu girişimlerini takdirle karşıladıklarını ve her aşamasında ellerinden gelen katkıyı yapma isteklerini dile getirdiler.

 

 

 

AKYURT TA OKUL SORUNLARINA ÖZEL İLGİ

 

Ankara’nın Akyurt ilçesinde, Akyurt İlköğretim Okulu Okul Aile Birliği örnek bir çalışma yürüterek okulun sorunları ile birebir ilgileniyor.

 

Akyurt un en çok öğrenci sayısına sahip olan Akyurt İlköğretim Okulu 920 öğrenciye eğitim-öğretim sağlıyor. Gerçekleştirilen Genel Kurul sonrasında okulda oda tahsis edilen Akyurt İlköğretim Okulu Okul Aile Birliği öğrencilerin ve okulun sorunları, eksikleri ile birebir ilgeleniyor. Her gün okulda iki veli nöbetçi olarak kalırken velilerin eğitime katkıları konusunda önemli bir adım gerçekleştirilmiş oldu.

 

Okul Aile Birliği nin yeniden başkanı seçilen Mehmet Patır, diğer okullara örnek olabilecek bir çalışma gerçekleştirdiklerini dile getirirken şöyle konuştu: “Eğitim-öğretimin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için velilere büyük sorumluluklar düşüyor. Bu bilinçle hareket ederek, Okul Aile Birliğinin okulun sorunlarına anında müdahale edebilmesi için okul yönetimi tarafından tarafımıza oda tahsis edildi. Her gün iki velimiz okulda hazır bulunuyor ve gerekli kontrollerde bulunuyor” dedi.

 

“PROJELERİMİZE MADDİ DESTEK BEKLİYORUZ”

 

Okul Aile Birliği Başkanı Mehmet Patır okulun gereksinimlerini gidermek amacıyla maddi desteğe ihtiyacı olduklarını belirterek, okulda akıllı tahta ve her sınıf için internet sisteminin kurulmasını planladıklarını ifade etti. Patır: “Okulumuzda eğitim kalitesini artırabilmek ve daha iyi şartlar altında eğitim-öğretim verebilmek için akıllı tahta uygulamasına geçmek istiyoruz. Diğer taraftan internet sisteminin her sınıfta kurulması ile birlikte öğrencilerimizin başarılarını artırmayı planlıyoruz. Ayrıca velilerimizin okulumuzun güvenliğini sağlamak amacıyla güvenlik görevlisi çalıştırılması yönünde istekleri bulunuyor. Bunların gerçekleşmesi için hem halkımıza, hem de yetkili kurumların desteğine ihtiyacımız var” dedi.

 

 

 

ÖĞRENCİLER DOMUZ GRİBİ HAKKINDA BİLGİLENDİRİLDİ

 

Domuz gribi vakalarının yayılmaya başlaması ile birlikte Sağlık Bakanlığı nın gerekli tedbirleri almasının yanısıra öğrencilere de temizlik konusunda gerekli bilgilendirmede bulunuldu. Öğrencilerin Domuz gribi hakkında bilgilendirilmesinin ardından veliler içinde bilgilendirme toplantıları düzenleneceği belirtildi.

 

Kullanılacak ölçü ve tartı aletlerinin damga ve kontrolünün mutlaka yapılmış olması gerektiğini vurgulayan Zabıta Müdürü Esat Demirbaş, “Beyanname verilme süresi 2010 Şubat Ayı ndan itibaren başlayacak ve 28 Şubat 2010 tarihine kadar ise esnafımız, beyannamesini doldurmak zorunda. Damgası alınmamış, kontrolü yapılmamış ölçü ve tartı aleti kullananlara para cezası uygulanacak.” şeklinde konuştu. Demirbaş, İlçe Esnafının mağdur olmaması için bildirilen tarihler arasında işlemlerini Akyurt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü nde yapılması gerektiğini ifade etti.

 

 

 

VARLIK ŞEFKATEVİ MORAL BULDU

 

Ankara Büyükşehir Belediyesi ve HAYASAD (Hasta ve Hasta Yakını Haklarını Savunma Derneği) işbirliği ile Varlık Şefkatevinde “Moral Eğlencesi ve Resim Sergisi açılışı yapıldı.

 

Yenimahalle de bulunan Varlık Şefkatevinde yapılan programa, Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Vural, Yaşlı Hizmetleri ve Şefkat Evleri Şube Müdürü Atıf Soylu, Sosyal Yardımlar Planlama ve Koordinasyon Şube Müdürü İbrahim Meydan, Büyükşehir Belediyesinin birim müdür, şefleri, Çubuk Aile Yaşam Merkezi eğitmen, gençlik, çocuk kulübü üyeleri, Hayasad yönetimi, üyeler ve Varlık   şefkat evinde misafir olan hasta ve hasta yakınları katıldılar.

 

Program sunuculuğunu Hayasad koordinatörü İsmet Taş ve Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı organizasyondan sorumlu genel koordinatör İlknur Arslan yaptığı programda şefkat evinde kalan akciğer hastası Rahime Erbilgin, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e sonsuz teşekkürlerini ileterek, onun yaptığı böyle yerler olmasaydı, ben şimdiye çoktan ölmüştüm, beni şefkatevi ve çalışanları yaşama yeniden bağladı” diye konuşarak duygulu anlar yaşandı.

 

Açılış konuşmasını Hayasad başkan Yardımcısı Hafize Şahiner ve Mehmet Ali Karateke ve Fevzi Tümer gerçekleştirdi.

 

Hasta ve hasta yakınlarına yaptığı hizmetlerinden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e verilen teşekkür plaketi onun adına Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Vural aldı. Hayasad derneğine emeği geçen bir çok kişiye de teşekkür belgesi takdim edildi.

 

Şefkatevinin bahçesinde gerçekleştirilen programda, Çubuk Aile Yaşam Merkezi Üyelerinden oluşan gruplar izleyicilere ve hasta ve hasta yakınlarına keyifli dakikalar geçirdiler. Neyzen Fatih Karaoğlu ney dinletisi yaptı. Türkiye şampiyonu Gülşen Eşiyok ve Hakan Yüksek tarafından da Kikbox gösterisi sunuldu. Programa İzmir’den gelen hasta yakını Anıl İpek rap müzik, Afyondan gelen akciğer kanseri Rahime Erbilgin ilahi, tüp bebek tedavisi için Şanlıurfa’dan gelen Zahide Polat anne şarkısını söyleyerek programa renk kattı. Hasta ve yakınları Melih Gökçek’e böyle bir hizmetten dolayı teşekkür dileklerinde bulundular.

 

Gerçekleştirilen programda konuşan Hayasad genel başkanı Ahmet Tandoğan; “Ben ve yönetimim, bugün burada olmaktan son derece mutluyuz. Hasta ve Hasta yakınlarına derman olamasak da acılarına bir nebze mutluluk katmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bunun gibi programları her zaman yapmayı planlıyoruz. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

 

Resim Sergisi açılışını Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Vural, Dernek Genel Başkanı Ahmet Tandoğan ve dernek başkan yardımcısı Hafize Şahiner katıldı.

 

Şefkatevlerinin özellikleri; Ankara Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Yaşlı Hizmetleri ve Şefkat Evleri Şube Müdürlüğüne bağlı şefkat evlerinde, Ankara da geçici bir süre hasta refakatçisi veya hasta olarak ikamet eden ancak barınacak yeri olmayan, fakir, muhtaç, dar gelirli kişi ve aileler için geçici bir süre varsa çocukları ile ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yatılı hizmet kuruluşlarıdır.

 

Çalışmaları: Hasta ve yakınlarının getirecekleri bazı belgeler ile, konaklaması uygun görülen hasta ve refakatçilerine yatacak ve barınacak yer temin etmektedir. Hasta ve hasta yakınlarının tedavi sürecinde hastaneye gidip gelmeleri için araç, sabah kahvaltısı ve akşam yemeği gibi hizmetler veriliyor.

 

 

 

KRALLARA LAYIK PROTOKOL YOLU

 

ZEKAİ ÖZÇINAR

 

Esenboğa Havaalanı’nı şehir merkezine bağlayan yol ve etrafı, sık sık kralları ve devlet başkanlarını ağırlayan başkent Ankara’ya yakışmıyordu. Kentsel dönüşüm çalışmaları, bu güzergâhı cazibe merkezi hâline getirdi.

 

Uzun bir aradan sonra Ankara’ya dönüyordu. Uçak havalandıktan hemen sonra gazetesini okumaya başladı. “2009 Avrupa Ödülü Ankara’ya verildi” haberine takıldı gözü bir ara. Yüzünü buruşturdu, sayfayı hışımla çevirdi. Nihayet uçak Esenboğa’ya inmişti. Beyimiz kendisini bekleyen otomobille şehir merkezine yöneldi. Çok geçmeden şaşırıp kaldı. Şoföre “Ne bu ya!” dedi. “Protokol Yolu, beyim!” diye karşılık verdi şoför.

 

Aslında, son günlerde bu yolu ilk kez görenlerin çoğu aynı şaşkınlığı yaşıyor. Protokol Yolu, Ankara’nın kuzey kapısı. Hava yolu ile gelen yerli-yabancı konukların ilk güzergâhı. Esenboğa Havalimanı’ndan başlayarak birbirine bağlı caddelerin oluşturduğu 35 kilometrelik hat boyunca şehir merkezine uzanıyor. Sayısız devlet başkanı, kral, başbakan ve diplomat bu hattan geçti; hâlâ geçiyor. Adı da bu yüzden ‘Protokol Yolu’ zaten.

 

Ankara’nın dışa açılan yüzünün, çok değil 5 yıl öncesine kadar verdiği imaj hiç de hoş değildi. Kötü bir yol ve onun etrafında sağlı-sollu yayılmış gecekondular vardı. Görüntü kirliliğinin boyutunu eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’a atfedilen şu sözler özetlemeye yetiyor: “Sizin hayvan barınaklarınız ne güzelmiş!”

 

REZİL OLUYORDUK YABANCIYA

 

Doğrusu, görünen köy kılavuz istemezdi. Bu tablo, modern Türkiye’nin başkentine yakışmıyordu. Oysa şehirlerin girişi önemliydi. Özellikle de birçok yabancı devlet adamını ağırlayan başkentlerin merkezi ile hava limanını birbirine bağlayan yollar, vitrin niteliğindeydi. Ankara, bu anlamda hiç de iyi sınav vermiyordu. Tarih, “Kapısının görkemi gösterir şehri” derdi. “Ayıp oluyor el âleme” ezikliğiyle, elbette çareler arandı. Ama gerçek mi, hikâye mi olduğu anlaşılmayan ironi kokan önlemler üretildi yıllarca. Mesela, önemli konuk yol boyunca lafa tutulacak, tabloyu görmesi engellenecekti. Ya da geçiş için havanın kararması beklenecekti. “Gecekonduları boyayalım. Dev bir perde çekelim.” yollu sivri fikirler de eksik olmuyordu.

 

 

 

GECE KONDU GÜNDÜZ TEMİZLENDİ

 

Neyse ki 4 yıl önce sıvandı kollar. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi’ne başladı. İnşaatlar devam etse de, kısa sürede önemli mesafe alındı. Yolun ve etrafının çehresi değişti. Adı üstünde geceleri kaçak olarak yapılan gecekondular yıkıldı. Gündüz vakitlerinde harıl harıl çalışan işçilerin yoğun gayretleriyle yeşil, kırmızı, mavi ve beyaz renkte modern TOKİ konutları yükselmeye başladı yol boyunca. Bir bölümü biten proje, 2015 yılında tamamlanacak. 8 bin konut, göletler, yeşil alanlar, villalar, kültür merkezleri ve uçak oteller, ayrı bir hava verecek kentin dokusuna. Bölge şimdiden cazibe merkezi olmaya aday.

 

Bu arada, inşaat alanlarında tek başına yükselen minareler dikkat çekiyor. Merak uyandırıyor ayrıca. Camiler yıkılırken, minarelere dokunulmamış. İşin sırrı ise bildik tartışmalarla ilgili. Projede yer alan camilere gelebilecek itirazlara önlem düşünülmüş. Bu şekildeki 13 minare, modern şekilde yapılacak camilerini bekliyor.

 

Havaalanından Aydınlıkevler Kavşağı’na kadar yol kenarında sıralanmış evlerin dış cephelerindeki estetik de göz zevkine hitap ediyor. Belediye, bu evlerin dış cephelerini kırmızı tuğlayla kaplatmış. Zaman Gazetesi’nin Pursaklar’daki göz kamaştıran matbaa binasından esinlenmiş.

 

PARİS DEĞİL AMA…

 

Türk halkının klişesidir; asfaltı iyi bir yol gördüğünde, ‘Paris gibi olmuş’ der. Esenboğa Yolu’nun yeni hâli için de bu söz geçerli. Dar, virajlı ve bol trafik lambalı eski yoldan eser yok. Proje çerçevesinde yenilenen ve şerit sayısı 8’e çıkartılan yol, daha konforlu ve güvenli. Sıkça rastlanan yola bağlı kazalar, büyük oranda azalmış. Çok sayıdaki alt geçit, üst geçit ve köprülü kavşak sayesinde trafik rahatlamış durumda. 15 km boyunca trafik lambasına rastlanmıyor. Şehir içlerine, İstanbul gibi illerin güzergâhı otobanlara girişler kolaylaşmış. Normal ve yeşil ışık saçan lambalarla aydınlatma sorunu çözülmüş. Sıra sıra dizilmiş ağaçlar ise yol keyfini artırıyor.

 

MİSAFİR BERLUSCONİ

 

Yol boyunca kimi ünlü çok sayıda firmanın binası bulunuyor. Değişim onları da etkilemiş. Çevre düzenlemesi yapmışlar. Beton fiber ve bahçe süsleri işi yapan Bekap, bunlardan biri. Firma, bir de protokol anısı yaşamış. Sergilenen gergedan heykelini gören İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, korumalarına fiyat sordurmuş ve “Giderken uğrayıp alalım.” demiş. Gergedanın yanında fil ve zürafa almış. Yeri gelmişken, protokol-yol ilişkisini izah eden ilginç bir anekdotu daha hatırlatalım. Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, düzenlemenin henüz bitmediği günlerdeki ziyaretinde, “Türkiye’deki gelişmeyi görmek için havaalanından şehir merkezine kadar olan çalışmalara bakmak yeterlidir.” demişti.

 

Protokol Yolu, Ankara’nın vitrini artık. “Avrupa Ödülü’nün de sahibi kentinle gurur duy” ve “Nembers Of The Council Of Europe Welcome To Ankara/Mayor Of Ankara Melih Gökçek” yazılı bilboardlar ise haklı bir gurur kaynağı. Bir de Ankara-Esenboğa arası bir ile bir buçuk saatten 30 dakikaya indi ki bu yolculuğun keyfine diyecek yok!

 

GÖKÇEK, AJANDASINA NOT ETTİ

 

Bu güzel tabloyu bozan bir sorun var: Tezek kokusu… Bazı günler yolcuları karşılıyor, çekilmez hâl alıyor. Esenboğa Havaalanı, Çubuk ilçesinde. Hemen yanı başındaki tarım arazileri ve besi çiftlikleri sıkıntının kaynağı. Çözümü zor ama Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ajandasına not etmiş durumda.

 

Kaynak: aksiyon

 

 

 

AKYURT’TA KÖY KONAĞI AÇTI

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Akyurt’un Kalaba Mahallesinde bir köy konağı açılışına katıldı.

 

Açılıştan sonra Akyurt Belediyesinin dev projesi olan Kültür Park inşaatını dolaşarak incelemelerde bulunan Gökçek’e Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş proje hakkında bilgi veridi.

 

Projeyi beğendiğini ifade eden Başkan Gökçek Akyurt’a Büyükşehir Belediyesi İrtibat Bürosu ve Aile Yaşam Merkezi kuracaklarını belirterek Ankara Büyükşehir Belediyesinin dev projelerinden birisi olan Uluslararası Fuar Alanı Projesine yakında başlanacağını ve projenin hayata geçmesiyle bölgenin cehresinin değişeceği müjdesini verdi.

 

Büyükşehir Belediyesiyle uyum içerisinde çalıştıklarını ve bunun neticesinde bölgede çok önemli atılımların yaşandığını belirten Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş ”Melih Başkanıma ilçemize gösterdiği hassasiyetten dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.

 

 

 

ERCAN BUYRUK ODAYA ADAY MI?

 

Ankara Berberler Odası başkanlık seçimlerine sayılı günler kala, başkan adayları arasındaki yarış iyice kızışmaya başladı.

 

Kendisi henüz açıklamamasına rağmen kulislerdeki söylentilere göre Türkiye nin en tanınmış berberi Ercan Buyruk son anda adaylığını koyarak büyük bir sürpriz yapacağı konuşulanlar arasında. Berberlerle yaptığımız söyleşide, sadece seçimlerden seçimlere hatırlandıklarını verilen vaatlerin birçoğunun yerine gelmediğini, seçilene kadar çalışmak yerine, seçildikten sonra hizmet edeceklerin başkan olmasını istediklerini ifade ettiler.

 

Berberler, gönüllerinde berberlik sanatına ayrı bir boyut kattığını düşündükleri Ercan Buyruk’un aday olmasını istediklerini söyleyerek, Ankara nın adını, Türkiye’ye, Türkiye nin adını dünyaya duyuran Türkiye Şov Takımı Kaptanı Ercan Buyruk u başkan olarak görmek istediklerini belirttiler.

 

Konu üzerine görüşlerini aldığımız Ercan Buyruk somut olarak adaylığı hakkında konuşmasa da berber esnafının layık olduğu hizmeti almayı sonuna kadar hak ettiğini, genç, dinamik ve dünyayı takip eden zinde beyinlere ihtiyaç olduğunu belirtti. Buyruk, kendisini bu meslek uğruna feda ettiğini, 26 yıldır gece-gündüz demeden çalıştığını, Mesleği hakkında araştırmalar yapmak üzere Yurt dışı seyahatlerde bulunduğunu ve Türkiye nin berberlik konusunda çok geride kaldığını gözlemlediğini ifade etti.

 

Buyruk, berberlere gerekli desteğin yapılmadığını ve artık gençlerin önünün açılmasını istediğini söyleyerek, üzerine düşen hiçbir görevden kaçmayacağını belirtti. Siyaset ve Sanat dünyasının önde gelen isimlerinin saç traş ve bakımlarını yapan Ercan Buyruk, hep ilkleri gerçekleştirdiğini ifade ederek, bu güne kadar yapmış olduğu etkinliklerin ulusal ve yerelmasında 21 bin kez haber olduğunu söyledi.

 

Ercan Buyruk Kimdir?

 

1975 Kırşehir Kaman doğumlu, Dünyanın ve Türkiye nin gündemini yaptığı saç modelleriyle kafalara yansıtmasıyla, Yaptığı Osmanlı Berberi Canlandırmasıyla, Türkiye nin AB standartlı ilk ve tek berberi olmasıyla, yakında deneyeceği dünya rekoruyla tanınıyor. Türkiye’nin tek berber müzesi de Ercan Buyruk un elinde bulunuyor.

 

 

 

DEMETEVLER DE TAPU SEVİNCİ BAŞLADI

 

Ankara – Yenimahalle, Demetevler’de 50 yıldır aynı binada oturan ve sadece arsa tapusu bulunan aileler, daire tapularına nihayet kavuşuyor.

 

Yenimahalle Belediyesi, imarı, kadastrosu ve parseli olan fakat tarla tapusu görünen binalara iskân tapusu veriyor. Demetevler’de tapusu olmayan ev kalmayacak anlayışıyla yola çıkan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Demetevler Deniz Apartmanı sakinleriyle bir araya gelerek vatandaşlara tapularını teslim etti.

 

Politika değil iş yapıyoruz

 

15 bin kişiyi ilgilendiren bu projeyle 4 bin ailenin tapularına kavuştuğunu belirten Yaşar, “Yasal hakkımız olan harçları düşürme yetkisini kullanarak Demetevler’in tapu sorununu çözdük. Politika değil iş yapıyoruz. İşimiz de Yenimahallelilere hizmet etmektir. Bundan sonra Demetevler’de yaşayan vatandaşlarımız kendi mülkiyetinin sahibi olacak. Herkesin tapularını alabilmesi için de bu fiyatlar yürürlükte kalacak” dedi. Ekonomik krizin Yenimahalleliler üzerindeki etkisini azaltmayı planladıklarını kaydeden Başkan Yaşar, “Tapuların harçlarını indirmek başta olmak üzere, alışverişlerimizde bile öncelik Yenimahalle esnafınındır. Belediye olarak yaptığımız tüm hizmetlerde alıma konu olan her şeyi Yenimahalle’den temin ediyoruz” dedi. Demetevler’de 45 yıldır yaşadıklarını ancak tapularını bu dönemde alabildiklerini kaydeden vatandaşlar Başkan Yaşar’a teşekkür ettiler.

 

Trafik sorunu tarihe karışacak

 

Demetevler’de trafik sorunun çözümüne öncelik verdiklerini ve çalışmalara başladıklarının altını çizen Yaşar, “Demetevler’de ciddi bir trafik sorunu var. Yangın olsa itfaiye girmekte zorlanıyor. Bir hasta olsa ambulans gereken zamanda istediği yere ulaşamıyor. Vatandaşlarımızı trafik çilesinden kurtarmak için çalışmalarımıza başladık. En kısa zamanda bu sorunu da ortadan kaldıracağız” diye kaydetti.

 

 

 

BAŞKAN TUNA OTOBÜSÇÜLERİ DİNLEDİ

 

ANKARA-Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, ilçedeki özel halk otobüsçülerine ait durağı ziyaret etti.

 

Durakta hizmet veren midibüslerin bağlı olduğu Eryapı A.Ş. Başkanı Yunus Çulha ve araç sahipleriyle bir araya gelen Tuna, yaşanan problemleri ve talepleri yerinde dinledi.

 

Yeşil otobüslerin kaldırılmasından sonra sıkıntılar yaşadıklarını, yeni midibüslerle çalışmalarına rağmen hatlarla ilgili bazı sorunlarının olduğunu belirten araç sahipleri, gerekli düzenlemelerin yapılması için Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Başkan Mustafa Tuna’dan sıkıntıların en kısa sürede çözülmesini talep etti.

 

Başkan Tuna da, konuyu takip ettiklerini belirterek “Melih beyle yaptığımız görüşmelerde de bu sorunları konuşuyoruz. Hem sizlerin, hem de vatandaşlarımızın ulaşım konusunda çeşitli sorunları var. Melih bey de en kısa sürede problemlerin giderileceğini söyledi. Yaşanan problemlere karşı duyarlıyız ve bu taleplerle ilgili gerekli çalışmaları da yapıyoruz” dedi.

 

 

 

KEÇİÖREN VE ÇUBUK TA ELEKTRİK KESİNTİSİ

 

Ankara’nın Keçiören ve Çubuk ilçelerinde yıllık periyodik işletme, bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle 21 Kasımda elektrik kesintisi uygulanacak.

 

Başkent Elektrik Dağıtım AŞ den yapılan yazılı açıklamaya göre, Keçiören de, 10.00–15.00 saatleri arasında; 23 Nisan Mahallesi Kavşak, Küpeli, Köşk, Kurtuluş, Efem, Sazay, Adalet sokaklar ve civarlarına elektrik verilemeyecek.

 

Çubuk ta, 09.00-14.00 saatleri arasında; Sığırlıhacı, Eğriekin, Yukarı Obruk, Aşağı Obruk, Yiğitli, Yılmazköy, Yakuphasan, Karataş, Kavaklı, Özlüce, Sülüklü, Karaağaç, Ovacık, Aşağı Obruk telefon vericileri, Üçyılmaz Kum Ocağı, Yiğitli kum ocakları, Ovacık Telefon Vericisi ve Kavşakkaya Barajı elektrik alamayacak.

 

 

 

SİVRİHİSAR DERNEĞİ ANKARA DA SEMİNER VERDİ

 

Sivrihisar Derneği, Ankara’da Dernek merkezinde, yönetim kurulu üyeleri ve hemşerilerin katılımıyla, Prof. Dr. M. Halil Bölükoğlu tarafından; “Sivrihisar’da Tarımsal Kalkınma” konulu seminer verdi.

 

Tarım ve Kırsal kalkınma alanında birçok çalışması bulunan Bölükoğlu, en son Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi dekan olarak görev yapmıştır. 2001 yılında Urfa GAP bölgesinde 1000 öğrenci kırsal kalkınma ve iyi tarım uygulamaları ve tekniği konularında eğitilmiş ve çok başarılı olmuşlar.

 

Bu güzel ve örnek projenin devamı getirilemediğini ancak Sivrihisar Derneği ve Öncü Çiftçi Dayanışma Derneği ile birlikte (Ortaklaşa) Eskişehir Sivrihisar ve köylerinde;

 

  1. İyi Tarım uygulamaları tekniğinin öğretilmesi ve eğitimi,

 

  1. Pansiyon işletmeciliği konularında, gençlerin istihdam amacıyla Eskişehir İŞKUR İl Müdürlüğünce, 2 projenin kabul edildiği.

 

Tarım bir sektör olduğu bilinci toplumumuzda henüz kavranamamış olması nedeniyle tarım sektörü istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Bu sektörün gelişmişlik düzeyini artırmak amacıyla bu projeler ile gençlerin tarım sektöründe istihdam edilmeleri amaçlanmaktadır.

 

Seminerde bir teşekkür konuşması yapan Sivrihisar Dernek Başkanı Dr. Kasım Ünalan da proje hakkında kısa bilgi verdi. Daha sonra tarım ve kırsal kaklında hakkında genel ve bölge hakkında katılımcılara çeşitli örnekler vererek projenin önemine dikkat çektikten sonra dernek olarak Sivrihisar’la ilgili proje çalışmalarının artarak devam edeceğini söyleyerek topluca fotoğraf çekinerek seminer sona ermiştir.

 

 

 

ARKEOLOJİ VE MÜTERCİM TERCÜMANLIK PANELİNE DAVET

 

8 Aralık 2009 saat 18.30’da İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde Dokuz Eylül Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ergün LAFLI’nın yönetiminde bir panel düzenlenecektir.

 

Panelin konusu Batı Avrupa’da Sosyal Bilimlerde Lisanüstü Eğitim-Öğretim: Fransa ve Almanya Örnekleri olacaktır.

 

Panale Doç. Dr. Ergün LAFLI’nın yanında, yine aynı Üniversiteden Prof. Dr. Gülperi SERT,  Fransız Kültür Merkezi müdürü Jean-Luc MAESO ve Kültür Ateşesi Gérard GREVERAND, İzmir’in Almanya Başkonsolosu Stephan SCHNEIDER, İzmir Alman Kültür Merkezi müdürü Roland SCHMIDT ve Nuray KÖSE ile İzmir Alman Akademik Değişim Programı sorumlusu Karin SCHMIDT konuşmacı olarak katılacaklardır.

 

Panelin amacı özelikle Arkeoloji ve Mütercim Tercümanlık birimlerinde Fransa ve Almanya’da yüksek lisans ve doktora yapmak isteyen öğrencilere bu konuda bilgiler vermek ve bu perspektifleri tartışmaktır. Panel saat 21.30’da kadar sürecek olup, panel sonrasında konuşmacılara sorular yöneltilecektir.

 

Panel sırasındaki konuşmalar Türkçeye çevrilecektir. Panel herkese açık olup, ücretsizdir.

 

 

 

GOOGLE ÜCRETLİ OLACAK

 

Dünyanın en büyük arama motorlarından biri olan Google “İlk tıklama ücretsiz” programını duyurdu. Google News ve Google aramalarında artık paralı haber devri başlıyor.

 

Google internet gezginlerine 5 haberi ücretsiz gösterecek, ardından daha fazla haber okumak isteyenleri abonelik için harici bir siteye yönlendirecek. Bu değişikliğin temelinde Rupert Murdoch un, kendi haber kaynaklarını Google endeksinden çıkartma tehdidinin yer aldığı düşünülüyor. Google News üzerinden ücretsiz okunabilen haberler, profesyonel medyanın gelirlerini olumsuz etkiliyordu.

 

Kullanıcılar yeni sistem ile tek tek haber sitelerine abone olmak zorunda değil. Genel bir abonelik ile farklı sitelerden haberleri okuyabilecek. Kullanıcılar ücretsiz görüntüleme limitini aştıklarında, tıklanan haber onları abonelik formuna götürecek.

 

Bu hareket yayıncılara yayınladıkları haberler karşılığında gelir elde etme imkanı verecek. Kullanıcılar haberleri Google News ten değil de Google aramadan bulsa da aynı limitle karşılaşacak.

 

 

 

YOZGAT OKUYOR

 

Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği tarafından Yozgat Valiliği ile birlikte organize edilen ve ilköğretim öğrencilerine hitap eden kitap fuarı, düzenlenen törenle açıldı.

 

Törende konuşan Yozgat Valisi Amir Çiçek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ün himayelerinde başlatılan “Türkiye Okuyor” kampanyası kapsamında kentte “Yozgat Haydi Okumaya Kampanyası”nı yürüttüklerini belirterek, vatandaşların boş zamanlarını kitap okuyarak değerlendirdiklerini söyledi.

 

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü salonunda düzenlenen törene Yozgat Valisi Amir Çiçek ve Belediye Başkanı Yusuf Başer, Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Gamsız, Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erdoğan ve öğrenciler katıldı.

 

Törende bir konuşma yapan Yozgat Valisi Amir Çiçek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ün himayelerinde başlatılan “Türkiye Okuyor” kampanyası kapsamında kentte “Yozgat Haydi Okumaya Kampanyası”nı yürüttüklerini belirterek, “Bu kampanya başladığı günden bu yana ilimiz genelinde kamu kurum ve kuruluşları, gönüllü kuruluşlar ve vatandaşlar büyük bir ilgi gösterdiler.

 

Yozgat Belediyesi de bu kampanya çerçevesinde örnek bir uygulama başlatarak yeni evlenen çiftlere Türk bayrağının yanında birde kitap hediye etmektedir. Bizim için sevindirici bir olay da kampanyayı Sivil Toplum Kuruluşlarının katılarak desteklemeleridir.

 

Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği Genel başkanı Sayın Yrd. Doç. Dr. İbrahim ERDOĞAN da yaptığı konuşmasında Yozgat okuyucusunu on bin kitapla buluşturmak amacıyla bu kampanyayı başlattıklarını. Kampanya ile özellikle öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı kazanmaları ve birer kitap kurdu olmalarını amaçladıklarını herkesin kampanyaya katılabilmeleri için bir kitap bir lira sloganıyla yola çıktıklarını belirttiler.

 

 

 

YENİMAHALLE’DE KARTİNG HEYECANI

 

ANKARA-Yenimahalle Belediyesi üniversiteli gençleri Karting Yarışması’nda buluşturdu. Belediye tarafından düzenlenen yarışma ile Ankara’daki üniversitelerde okuyan gençlerin kalbi Yenimahalle’de attı.

 

Ayak Takımı Organizasyon Ekibi ve Aries Arena Karting Tesisleri’nin de desteklediği yarışma Gimat Pisti’nde gerçekleşti. Başkent’teki üniversitelerin büyük ilgi gösterdiği yarışmaya 8 üniversiteden 13 takım katıldı. 6’şar kişilik takımların endurans yarışı yaptığı maratonda takımlar, 3 saatlik dayanıklılık gerektiren zorlu bir mücadele sergilediler. İlk üçe giren Çankaya Üniversitesi ve TOBB Üniversitesi oldu. Dereceye girenlere madalyalarını ve kupalarını veren Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, öğrencilere üniversite hayatlarında başarılar diledi.

 

Zorlu arenada büyük heyecan

 

Ankaralıların uzun zamandır tanık olmadıkları karting heyecanı, takımların 3 saat boyunca 950 metrelik zorlu Aries Arena Gimat Pisti’ni turlamasıyla başladı. Üniversiteler arasında büyük bir rekabet ve heyecanın olduğu yarışmada, takımlar yarışta pit stop yaptı, sürücü değiştirdi ve benzin aldı. Yarışmayı başkanvekili ve yardımcılarıyla büyük bir heyecanla izleyen Başkan Yaşar, kazananlara kupalarını verdi. Yaşar, dereceye giren sporculara “Spordaki bu başarınızı üniversitelerinizde de göstermenizi dilerim. Biz, bu yarışma ile sizlerin stres atmasını amaçladık, birlikte güzel zaman geçirip, dostluklar edinmenizi istedik. Ben inanıyorum ki bu yarışmada, dostluk ve kardeşlik kazandı” dedi.

 

Pistte kan bağışı

 

Pistte ayrıca 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü dolayısıyla Türk Kızılay’ına kan bağışı kampanyası düzenlenerek destek verildi. Seyircilerin ve maratona katılan takımların ilgi gösterdiği kampanyada ayrıca, kan bağışının önemini anlatan broşürler de dağıtıldı.

 

Çankaya maratonu salladı

 

Yarışmaya iki takımla katılan Çankaya Üniversitesi ilk ikiyi kapatırken, TOBB Üniversitesi ise üçüncü oldu. Büyük maratona katılan diğer takımlar ise şöyle; Gazi Üniversitesi, Fatih Üniversitesi, ODTÜ Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi.

 

 

 

BUYRUK TAN İSVİÇRE’YE TEPKİ

 

Ankara Berberler Odası Başkan Adayı Ercan Buyruk, İsviçre de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmeyeceğine karar verme kamacıyla düzenlenen referanduma saç üzerine yaptığı modelle tepki gösterdi.

 

Ankara Berberler Odası Başkan Adayı Ercan Buyruk, İsviçre’deki minarelerin yasaklanması yönündeki referanduma tepki göstererek, Bu durum minare üzerinden İslam a ve Müslümanlara karşı açık bir tahammülsüzlük göstergesi olarak hafızalarda yerini alacaktır dedi. Buyruk, saç üzerine yaptığı modelle, İsviçre de minarelerin yasaklanmasını protesto ederek İNANCA SAYGI gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Ankara Berberler Odası Başkan Adayı Ercan Buyruk, yaptığı açıklamada, İsviçre’de yaşayan Müslüman topluluğun minare yapımı hakkının referanduma tabi tutulmasını protesto ettiğini belirterek, şunları kaydetti: İsviçre de yaşayan Müslüman topluluğun ibadet etme ve inancını yaşamak üzere cami inşası ve cami minaresi ile ilgili minare yapımı hakkının bir referanduma tabi tutulması ve bunun minare yasağıyla sonuçlanması, Avrupa nın insan hakları ve din vicdan özgürlüğü alanındaki gerçek yüzünü ortaya koymuştur. Bu tavır, bir insanlık ayıbı ve kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Bu durum minare üzerinden İslam a ve Müslümanlara karşı açık bir tahammülsüzlük göstergesi olarak hafızalarda yerini alacaktır.

 

Minarelerin, insanları yaratan ve yaşatan Allah ın birliğini ifade eden estetik görüntüler olduğunu belirten Buyruk, Bundan başka dair anlam taşımaz. Minareler üzerinden dini değerlerin sorgulanması ve tartışma konusu yapılması, sözde hak ve özgürlüklerin temsil edildiği bütün cihana örnek gösterilen Avrupa da yaşanmış olması düşündürücüdür dedi.

 

Bu durumun ve İslam dininin bir kez daha şiddetle özdeşleştirilmesinin bütün Müslümanları derinden yaraladığını bildiren Buyruk, Biz de Türkiye de bulunan kiliselerin çanlarına ot tıkayalım diye bir referandum mu yapalım dedi.

 

 

 

ANKARA’NIN BOTAŞ A BORCU YOK

 

ANKARA-Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Genel Müdürü Harun Gündüz, Başkent Doğalgaz Dağıtım’ın BOTAŞ’a olan borçlarını sıfırladıklarını açıkladı.

 

Gündüz bundan sonra BOTAŞ’tan alınacak gazın bedelinin düzenli olarak ödeneceğini belirtti.

 

Gürbüz, yaptığı yazılı açıklamada, Başkent Doğalgaz Dağıtım’ın Mayıs ayı itibariyle BOTAŞ’a olan 440 milyon TL borcunu ödeyerek, şirketin borçlarını sıfırladıklarını bildirdi. Gündüz, “Mayıs ayından itibaren 6 aylık dönem zarfında gelirlerimizin yüzde 92’sini aktararak, zaman zaman bunun da üstüne çıkarak borçlarımızı ödedik. Daha önce Kasım sonu itibariyle borcu bitireceğimizi söylemiştik. 7 Aralık itibariyle BOTAŞ’a olan borçlarımızı sıfırlamış bulunuyoruz” dedi.

 

Bu süreç içerisinde yatırımların kesilmediğine vurgu yapan Gündüz, yapılan borcun büyük ölçüde doğalgaz yaygınlaştırma çalışmalarından kaynaklandığını belirtti. Ankara’nın mücavir alanlarının genişletildiğini kaydeden Gündüz, doğalgaz yaygınlaştırılması 6’ıncı aşama kapsamında Çubuk, Elmadağ, Akyurt, Kazan, Gölbaşı ve Temelli bölgelerine doğalgaz götürüldüğünü ve götürmeye devam ettiklerini ifade etti.

 

Bundan sonra herhangi bir borç oluşturmadan faaliyetlerine devam edeceklerini belirten Gündüz, BOTAŞ’tan alınan gazın bedelinin ödenmeye devam ettireceklerini kalan kısmıyla da yatırımların ve diğer faaliyetlerin sürdürüleceğini kaydetti.

 

 

 

KADINLARA MESLEK OKULU DİPLOMASI VERİLECEK

 

Ankara milletvekillerinden Doç. Dr. Aşkın Asan ve Akyurt Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan proje ile kadınlara mesleki eğitim verilecek. Program sonrası ise katılımcılar Meslek Lisesi diplomasına sahip olacaklar.

 

Ankara milletvekillerinden Doç. Dr. Aşkın Asan ve Akyurt Belediyesi işbirliğiyle sosyal bir proje hayata geçiyor.

 

7 Aralık 2009 Pazartesi günü Akyurt Belediyesi Başkanlık Makamında Ankara Milletvekili Doç. Dr. Aşkın Asan, Belediye Başkanımız Gültekin Ayantaş ve ilçedeki tüm muhtarların katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Tüm muhtarlara taşrada yaşayan, az eğitim almış veya hiç eğitim almamış kadınların 3 yıllık mesleki bir eğitimden geçirmek, endüstri meslek lisesi mezunu yapmak ve kendi ayakları üzerinde durabilmelerinin amaçlandığı projeye hakkında bilgiler verildi.

 

Ankara Milletvekili Doç. Dr. Aşkın Asan proje hakkında şu bilgileri verdi; “Günümüzden bütün çocuklar çıkarılan yasalarla en az 8 yıl eğitim alıyor, ama bizim zamanımızda sınıfımızda 3 tane kız öğrenci vardı. Bilgisayar çağında yaşıyoruz ama evlerde, ev hanımı olup eğitim seviyesi çok düşük hanımlarımız var. İlkokul, ortaokul ve hiç okumamış hanımlara dezavantajlı bölge dediğimiz bölgelerde pilot bir çalışma başlattık” dedi.

 

Bu projenin kapsamı şu şekilde;

 

  • Proje Kapsamındaki İlçeler:  Ayaş, Akyurt, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Güdül, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Pursaklar, Nallıhan.

 

  • Katılımcı Sayısı: Her ilçeden 40 kadınımız olmak üzere toplam 520 kadınımızın programa kayıt olması sağlanacak.

 

  • Katılımcı Mezuniyet Durumu: Tüm yaş gruplarından kadınlarımız programa katılabilirler.

 

  • Katılımcıların ikamet ettiği yerler: Programa katılacak kadınlarımız; dezavantajlı bölgelerde ikamet eden kadınlar olacak (şehir merkezinde değil, servislerle taşınabilecek şehir merkezinden uzakta oturan veya uzak mahalle ve köylerde ikamet eden kadınlarımız.)

 

  • Programın süresi: Eğitim haftada üç gün, gündüz saatlerinde olacak ve en az 3 yıl sürecek.

 

  • Diploma: Program sonrasında katılımcılar eğitim aldıkları alanda Meslek Lisesi Mezunu olacaklardır.

 

  • Katılımcılara Sunulacak Hizmetler:

 

o  Servis imkanı: Evlerinden alınıp ilçe merkezinde bulunan eğitim kurumlarına getirilecekler

 

o  Çocuk bakımı: Çocukları olan kadınlarımızın küçük yaştaki çocukları için kreş, büyük yaştaki çocukları için etüt imkanı sağlanacaktır.

 

o  Beslenme: Kadınlarımız ve çocuklarına eğitim kurumunda oldukları günlerde bir öğün yemek verilecektir.

 

o  Kurs desteği: Katılımcılara almış oldukları derslere yönelik destek kursları verilecek diyerek proje hakkında bilgi verdi. Böylesine önemli bir sosyal projeye ellerinden gelen her türlü desteği vereceklerini belirten Başkan Ayantaş, toplantıya katılan tüm muhtarlara bu konuyla ilgili vatandaşların bilgilendirmelerini ve projeye destek olmalarını söyledi. Müracaatların 31 Aralık 2009 Perşembe günü saat 17:00’a kadar Akyurt Belediyesi Sosyal İşler Müdürlüğüne aşağıdaki belgelerle yapılması gerektiğini belirten Ayantaş, kursları ve gerekli belgeleri şu şekilde sıraladı.

 

Proje kapsamında verilecek kurslar:

 

  • Çocuk Gelişimi ve Eğitim

 

  • Hasta ve Yaşlı Hizmetleri

 

  • Konaklama ve Seyahat Hizmetleri

 

  • Gıda Teknolojisi

 

Müracaat için gerekli belgeler:

 

  • Eğitim durumunu gösterir belge,

 

  • 2 adet fotoğraf,

 

  • Nüfus Cüzdanı fotokopisi

 

  • Başvuru Formu

 

İlgili Birim İrtibat telefonu: 0312 844 10 97 / 138

 

 

 

AŞI OLALIM MI? OLMALIYIZ MI? OLMAMALIYIZ MI?

 

İsmet Taş İsimli sade bir vatandaşın domuz gribi aşısı ile ilgili düşünceleri.

 

Ne garip yönetimlerin olduğu ,(sadece bu yönetimi kastetmiyorum)ne garip bilim adamlarının yaşadığı,    ne garip anlayışların olduğu,  bir ülkede yaşıyoruz. Evet, benim ülkem.  Benim insanım.  ne olursa olsun. Buraya kadar tamam. Ama nedir bu çelişkiler yumağı anlamam mümkün değil. Aslında anlıyorum. Ülkem kazan,  birileri kepçe karıştırdıkça karıştırıyorlar ve bu karışıklık içresinde bizde sağ sola savruluyoruz. İnanılır gibi değil! Ben niye aşı olup olmayacağım konusunda karar veriyorum anlamıyorum. Kimim ben? Ben bir sade vatandaşım. Niye ben karar veriyorum.? Benim özelim mi ki ben karar veriyorum. Doktora niye gideriz?  Bu ülkenin doktorları niye var? Ne iş yaparlar?  Benim sağlığımla ilgili kararı ben mi veriyorum ki aşı ile ilgili kararı ben vereyim. Benim fikrim soruluyor? İnanılır gibi değil. Doktorun vermiş olduğu ilacı sorgulama şansımız var mı? Onlar veriyor biz içiyoruz. Şu şu ilaçları al iyileşirsin diyorlar biz de peki diyoruz. Yok, ben bu ilacı almam,  bu ilaç bana iyi gelmez gibi lafları söyleme şansımız var mı? Peki, aşıyı sorgulama şansımız var mı? Hangi akademik unvanla. Hangi bilgiyle? Birileri aşı olmalı diyor birileri olmamalı. Ben bir sade vatandaşım. Ben ne anlarım aşı bana faydalımı zararlımı?  Hangi bilgiyle?  Ayrıca bu benim işimde değil. İşi olanların karar vermesi gereken bir şey değil mi?

 

Ama görüyoruz ki işi olanlar da işinin dışında her şeyle ilgileniyor.    Peki, ne yapalım? Bence mi. Ben bilmem ben sade bir vatandaşım….. Peki, kime mi soralım? Bence mi? Bence yine biz Hüseyin abiye soralım….!!!!!!!!??????

 

İsmet TAŞ

 

Sade Bir Vatandaş

 

 

 

RİZE DEN ÇUBUK’A CEZA KESİLDİ

 

Rize’den bir öğretmen Çubuk’a hiç gelmediği halde, kırmızı ışıkta geçiş yaptığı iddiasıyla para cezası kesilen ilköğretim okulu öğretmeni, cezanın iptali için açtığı davayı kaybedince temyiz için başvurdu.

 

Rize Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulunda öğretmen olarak görev yapan Hacı Nur Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birkaç ay önce evine trafikle ilgili 128 TL lik ceza makbuzu gönderildiğini aktardı.

 

Makbuzda, 9 Ağustos 2009 da Çubuk ilçesinde kırmızı ışıkta geçiş yaptığının yazılı olduğunu belirten Aydın, şunları söyledi: Bırakın kırmızı ışıkta geçmeyi Çubuk ilçesine hayatım boyunca gitmedim. Benim arabam Rize dışına hiç çıkmadı. Plakanın rakamlarından herhangi birinin yanlış okunması sonucu cezanın tatbik edildiğini düşünüyorum dedi.

 

Cezanın iptali için Çubuk Sulh Ceza Mahkemesine başvurarak dava açtığını ifade eden Aydın, şunları kaydetti: Ceza kesilen tarihteki saatten 5 dakika önce Rize de bir benzin istasyonundan eşimin kredi kartıyla benzin aldığımı ispatladım. O tarihteki MOBESE kayıtlarında arabamın Ankara da olduğuna dair hiçbir iz yok. Ancak, buna rağmen delillerin yetersizliği nedeniyle cezayı ödememe karar verildi. İptali için temyize başvurdum. Benim aracımı sadece polis gördüğünü söylüyor. Ben ise Rize de olduğumu belge ile ispatlıyorum. Kesilen cezanın peşinde değil, benim gibi mağdur olan vatandaşlar için hatanın düzeltilmesinin peşindeyim diye konuştu.

 

 

 

SATIKADIN KAZAN DA ANILDI

 

Ankara’nın Kazan ilçesinde Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin yıldönümü nedeniyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi nin ilk köylü kadın milletvekili Satıkadın düzenlenen bir törenle anıldı.

 

Satıkadın için ilk tören, adını taşıyan parkta yapıldı. Kazan Belediyesi tarafından düzenlenen törene Ankara Milletvekili Aşkın Asan, Kaymakam Veysel Beyru, Belediye Başkanı Lokman Ertürk ve, Satıkadın ın yakınları katıldı.

 

Anıta çelenk koyma töreninin ardından Satıkadın’ın mezarı başında da bir anma etkinliği gerçekleştirildi. Ziyaretçiler burada Satıkadın’ın mezarına çiçek bırakarak dua ettiler.

 

Anma programına Belediye Kültür Merkezinde devam edildi. Burada konuşmalar, sinevizyon gösterisi, plaket töreni ve resim sergisi yer aldı.

 

Belediye Başkanı Lokman Ertürk burada yaptığı konuşmada kadınların sosyal ve siyasal yaşamdaki yerine değinerek, “Bugün maalesef kadınlarımız hak ettiği yere henüz ulaşamamıştır.” Dedi.

 

Satıkadın ilk köylü kadın milletvekili olarak Kazan’ı ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmiştir diyen Başkan Ertürk, “Öyle ki milletvekillerinin milletin temsilcileri olduğunu bizzat kendisi yaşayarak göstermiştir. Kadınlarımız Türk siyasi hayatının çeşitli kademelerinde yer almış olmalarına karşın yine de erkeklerin çok gerisinde kaldıkları bir gerçektir.” Şeklinde konuştu.

 

Ankara Milletvekili Aşkın asan da konuşmasında Satıkadın’ın hayatından çok etkilendiğini belirterek onun kadınlar için örnek bir şahsiyet olduğunu ve kendisini milletine hizmete adadığını, bunu da en güzel şekilde yerine getirdiğini söyledi. Milletvekili Asan Satıkadın’ın hayatından kesitler sunduğu konuşmasında kadınlar olmaksızın yapılan yasaların, alınan kararların eksik olacağını belirterek buna meclisteki çalışmalarından örnekler verdi.

 

Kadınların eğitimiyle ilgili olarak yürüttüğü projeden de bahseden Aşkın Asan eğitim fırsatını kaçırmış ve yaşları ne olursa olsun kadınları meslek lisesi mezunu yapmak istediklerini belirterek, “Çocuk gelişimi, yaşlı bakımı, konaklama ve seyahat hizmetleri ve gıda teknolojileri proğramlarında meslek sahibi olmaları için çalışmalarımız sürüyor. Bunun için de onlara ulaşım, yemek ve çocuklarının bakımı konularında da destek olacağız. Yeter ki sizler istekli olun. Nasıl ki Satıkadın 6 çocuğu olmasına karşın meclise girip milletine hizmet etmişse pekala sizler de onun açtığı bu yolda emin adımlarla yürüyebilirsiniz” dedi.

 

Proğramın sonunda Ankara Milletvekili Aşkın Asan, Belediye Meclis Üyesi Hediye Berna Yüksel ve Çırpan ailesine günün anısına birer plaket verildi.

 

Satıkadın’ı anma etkinliğine katılanlar daha sonra Satıkadın konulu resim sergisini gezdiler.

 

 

 

GÖKÇEK SİNCAN’I İNCELEDİ

 

ANKARA-Sincan Belediye Başkanı Doç.Dr. Mustafa Tuna kendisini ziyaret eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’le, ilçeye yapılacak olan hizmetler hakkında görüştü, belediye projeleri hakkında bilgi verdi.

 

İlçede faaliyete geçen alt ve üst geçitlerde incelemelerde bulunan Gökçek, daha sonra Sincan Belediyesi’ni ziyaret etti. Yaklaşık iki saat süren ziyarette, Başkan Gökçek ve Tuna, ortak yürütülebilecek projeler hakkında fikir alış verişinde bulundu.

 

Sincan’da geniş çaplı alt yapı çalışmalarının devam ettiğini ve hizmet açısından Büyükşehir’in verdiği desteği vurgulayan Tuna, yapılan bu çalışmaların yanı sıra hemzemin geçitlere yapılan alt ve üst geçitler nedeniyle de Gökçek’e teşekkür etti.    Büyükşehir ve Sincan Belediyesi’nin işbirliğiyle ilçede çok önemli hizmetlerin yapılacağını kaydeden Başkan Tuna “Sayın Başkanımızla her zaman görüşüyor, ilçemizde çözüm bekleyen konular için istişare ediyoruz. Böylece, Büyükşehir boyutunda vatandaşlarımızın taleplerini birebir görüşüyoruz. Alt yapıdan ulaşıma kadar birçok konuda halkımızın isteklerini irdeliyoruz. Melih bey de, gerçekten ilçemizin problemlerine çok duyarlı ve gereken desteği de vermeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin ilçemize yaptığı büyük hizmetlerin de önümüzdeki süreçte daha da artacağını biliyoruz ”dedi.

 

Tuna daha sonra Başkan Gökçek’e, yapılan ve gerçekleştirilmesi düşünülen projeler hakkında da kısa bir brifing verdi

 

 

 

ANKARA’DA ELEKTRİK KESİNTİSİ

 

Dağıtım Şebekelerinde Planlanan Yıllık Periyodik İşletme, Hat Bakım, Onarım ve Tesis Çalışmaları Nedeniyle Ankara nın Bazı Yerlerine 14, 15 ve 16 Aralık ta Elektrik Verilemeyecek.

 

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş den yapılan açıklamaya göre, Çankaya da, 15 Aralık Salı, İran Caddesi Hayat Yapı Kooperati, Beştepe Mahallesi Misket ve Meriç sokaklar, Mehmet Akif Ersoy Kız Öğrenci Yurdu ve civarı, 09.00-14.00 saatleri arasında elektrik alamayacak. 14 Aralık Pazartesi, 15 Aralık Salı ve 16 Aralık Çarşamba, üç gün süreyle, Yakupabdal Mahallesi ne (köyü) 09.00-14.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak.

 

Gölbaşı nda, 14, 15, 16 Aralıkta, Hacılar Mahallesi Merkezkent Sitesine, 09.00.14.00 saatleri arasında elektrik verilemeyecek.

 

Mamak ta, 14, 15 Aralık ta iki gün süreyle, Çiğiltepe askeri lojmanları, 10.00-15.00 saatleri arasında elektrik alamayacak.

 

Altındağ da, 15 Aralık ta, Hacı Bayram Veli Mahallesi Uzunyol, Ulucak, Ekmekçi, Yanıkses sokaklar ve civarı ile 16 Aralık ta, Hacıbayram Veli Mahallesi Uzunyol, Poyraz, Lodos, Bayrak, Tepe sokaklar ve civarında, 10.00-15.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak.

 

 

 

ALMANYA AKYURT’A YEŞİL IŞIK YAKTI

 

Ankara’nın Akyurt ilçesine Almanya Baden – Württemberg Eyaleti Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Wolfgang Wolf ziyaret etti.

 

Türk ve yabancı sanayicilerin Akyurt Sanayi Bölgesine olan ilgileri her geçen gün artıyor. Esenboğa Havaalanının ilçede olması ve tamamlandığı zaman dünyanın en büyük Fuar alanlarından birisi olacak olan Uluslararası Fuar Alanının Akyurt’a yapılacak olması yerli ve yabancı işadamlarının ilgisini Akyurt’a çevirdi. Yurtiçinde ve yurt dışından çeşitli sanayici ve işadamları zaman zaman bölgede incelemelerde bulunuyor.

 

21 Aralık 2009 Pazartesi günü Akyurt Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı İrfan Giral’ın davetlisi olarak; İçanadolu Sanayici ve İş Adamları Derneği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Akyürek, Almanya Baden-Württemberg Eyaleti Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Wolfgang Wolf ve bir grup işadamı Akyurt Sanayi Bölgesini ve Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş’ı ziyaret ederek bölgede incelemelerde bulundu.

 

Uluslararası Fuar Alanı hakkında da bilgi veren Başkan Ayantaş “Toplam 1 milyon 800 bin metre kare üzerine kurulacak olan Uluslararası Fuar Alanı, dünyanın en büyük fuar alanlarından bir tanesi olacak. Bu proje hem Ankaramız hem de ilçemiz için gurur kaynağı olacak ve tabiri caizse Ankara’yı canlandıracaktır ” şeklinde konuştu.

 

Başkan Ayantaş görüşme sonunda Alman misafir Wolfgang Wolf’a gümüş bir ibrik hediye etti.

 

İlçe ve belediye çalışmaları hakkında bilgi veren Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş Almanların fuarcılık konusundaki tecrübelerinden yararlanabileceklerini de sözlerine ekledi.

 

 

 

YURT DIŞINDA GEÇERLİ SERTİFİKA

 

Ankara-Sincan da ücretsiz meslek kursları vermeyi sürdüren Sincan Belediyesi, modüler sisteme geçti.

 

Böylece, kursiyerler bir yıl boyunca görecekleri eğitimin ardından alacakları sertifikalarla birlikte, yurt içi ve dışında iş başvurularında bulunabilecek.

 

Modüler Eğitim Programları’nın özelliği ise, Uluslar arası Standart Meslek Sınıflandırma Sistemi (ISCO88,ILO) ile Uluslar arası Eğitim Standart Sınıflandırması (ISCED 97) doğrultusunda, mesleki yeterliliklere göre hazırlanmış, uygulamalarında standartların ve yeterliliğin dikkate alınmış olması. Buna göre, bu mesleki kurslarda alınan belgeler uluslararası standartlara uygun olup, dünyanın her yerinde de geçerli olacak.

 

Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından verilen bilgiye göre, 2009 – 2010 Eğitim ve Öğretim Dönemi’nde, aşçılık, kuaförlük, nakış, tıbbı sekreterlik ve bahçıvanlık gibi dallarda eğitimler verilecek. Kursiyerler, alacakları pratik ve teorik eğitimlerin ardından sınavlara katılacak. İlçe Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu’yla ortaklaşa yürütülen bu çalışmalara katılarak sertifika ve mesleki belgelerini alan vatandaşlar, hem yurt içindeki kamu kurum ve kuruluşlarına, hem de diğer ülkelerde de bu belgelerle iş başvurusunda bulunabilecek.

 

Küreselleşen dünyada evrensel kriterlerin de yaygınlaştığını hatırlatan Sincan Belediye Başkanı Doç.Dr. Mustafa Tuna, kurs sonunda verilecek olan belgelerin yabancı ülkelerde de geçerlilik kazanmasının da bunun bir örneği olduğunu söyleyerek “Bu kurslara katılarak bir yıl boyunca eğitim alacak olan vatandaşlarımızın yurt içi ve dışında istihdam edilebilmesi açısından modüler eğitim sisteminin önemli olduğunu düşünüyorum. Sincan Belediyesi olarak halkımıza bu projeyi kazandırdık. Bu çalışmayı ortak yürüttüğümüz  İlçe Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürü Salih Öçalan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

 

 

 

AKYURT BELEDİYESİNDEN AŞURE

 

Ankara-Akyurt Belediyesi tarafından her yıl geleneksel hale getirilen Aşure Günü etkinliklerinde bu yıl 10 bin kişiye Aşure Yemeği dağıtıldı.

 

İlçede, Cuma Namazına müteakip tüm camiler ve kent merkezi olmak üzere 38 farklı noktada dağıtılan aşure yemeği herkesin büyük beğenisini kazandı.

 

Herkesin doyasıya yediği Aşure Yemeğini, Başkan Yardımcısı ilhan Şener ve Belediye meclis üyeleriyle birlikte dağıtan Başkan Gültekin Ayantaş “Toplumları bir arada tutan en önemli faktörler o toplumların ortak değerleridir. Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milli birlik ve beraberliğimizin kaynağı olan örf ve adetlerimizi yaşatmak ve yaygınlaştırmak için belediye olarak üzerimize düşeni yaptık ve yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

 

Ayantaş yorulana kadar kendi elleriyle vatandaşlara aşure dağıttı.

 

 

 

BAKAN ŞİMŞEK NİŞANLISINI TANIŞTIRDI

 

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sır gibi sakladığı nişanlısı Esra Kara ile ilk kez gazetecilerin karşısına çıktı.

 

Gaziantep’teki Empati Sosyal Sorumluluk ve Eğitim Derneği’nin gelirlerinden okul yaptırmak için düzenlediği müzayedeye katılan Bakan Şimşek, bir hafta önce Ankara’da sade bir törenle nişanlandığı mimar Esra Kara ile kamera ve objektiflerin karşısına geçti.

 

Nişanlısını basına tanıştırdı

 

Çok merak ettiğiniz nişanlım Esra Hanım bugün Gaziantep’te” diyen Bakan Şimşek, şöyle konuştu:

 

Ocak’ta mütevazi düğün

 

Bakan Şimşek “Gaziantep yerel basınına önem verdiğim ve Gaziantep milletvekili olarak burada size nişanlım Esra hanımı tanıştırmak istedim. Biliyorsunuz, bu konuda çok şey yazılıp çizildi. Biz bir hafta aileler arasında düzenlenen mütevazi bir törenle nişanlandık. İnşallah Ocak ayının başında da evleneceğiz. O da mütevazi bir nikah töreni olacak. Dolayısıyla bunu sizlere bildirmek istedim” diye konuştu.

 

 

 

2010 YILINA VERGİLERLE GİRDİK

 

Yeni yıl yeni umutlar derken, 2009’ un son gününde zam yağmuruna tutulduk.

 

Yılın son Resmi Gazetesi nde yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile, 95 oktan kurşunsuz benzindeki ÖTV tutarı litrede 1,6915 liradan 1,8915 liraya, ağırlık itibariyle kükürt oranı yüzde 0,05 i geçmeyen motorindeki ÖTV tutarı da 1,1545 liradan 1,3045 liraya yükseltildi.

 

Tütün mamulleri ve alkollü içkilerdeki ÖTV tutarlarında yapılan düzenleme ile de sigaradaki vergi oranı yüzde 58 den yüzde 63 e, asgari maktu ÖTV tutarı da 0,1025 liradan 0,1325 liraya çıkarıldı.

 

Asgari maktu vergi tutarı, içerdiği alkol derecesine göre köpüklü şarapta 11,25 liradan, 12,40 liraya, rakıda ise 36 liradan 39,60 liraya yükseldi.

 

Motorlu Taşıtlar Vergisi, Damga Vergisi ve Harçlarda da Bakanlar Kurulu artış yetkisini kullandı. Bu çerçevede yarından geçerli olmak üzere MTV tutarları yüzde 3,3, damga vergisi ve harç miktarları da yüzde 10 oranında artırıldı.

 

Damga Vergisi tutarları 1 Ocak 2010 dan geçerli olmak üzere yüzde 10 artırıldı.

 

 

 

KAZAN DA GÖRKEMLİ AÇILIŞ

 

Ankara’nın Kazan İlçesinin ilk ev dekorasyonu mağazası düzenlenen görkemli bir törenle açıldı.

 

Açılışa Kaymakam Veysel Beyru, Belediye Başkanı Lokman Ertrük, Milli Eğitim Müdürü Ahmet Göktaş ve 19’uncu dönem Ankara milletvekili Hamdi Eriş’in yanı sıra Kazan’daki iş ve siyaset dünyasının önde gelen isimleri de katıldı.

 

Kaymakam Veysel Beyru açılışta yaptığı konuşmada Türkiye’nin girişimci ruha sahip, yarını görebilen ve risk alabilen insanlara ihtiyacı olduğunu ifade ederek, “Bu noktada Erhan Bal’ın önünü görebilen bir girişimci olarak bu işletmeyi açtığını düşünüyorum. Burada büyük bir emek var, alın teri ve ticari cesaret var. Ümit ediyorum ki kendisi önümüzdeki günlerde hem ilçemize hem de inşaat sektörüne önemli katkılar yapacaktır. Ticari cesaretinden dolayı kendisini kutluyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.

 

Belediye Başkanı Lokman Ertürk de konuşmasında “İçinde bulunduğumuz ekonomik krize rağmen gelişmesini ve büyümesini hızla sürdüren ilçemizde

 

Erhan kardeşimizin inşat sektöründe gösterdiği başarıyı bu alanda da sürdüreceğine inanıyor, bu işyerinin kendisine ve ilçemize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

 

Bal Dekorasyonun sahibi inşaat mühendisi Erhan Bal da davetlilere hitaben yaptığı konuşmada inşaat sektöründeki 30 yıllık tecrübesini dekorasyon alanında da Kazan halkının hizmetine sunma gayesinde olduğunu belirterek, satışa sunulan ürünler ve sunulacak hizmetler hakkında bilgiler verdi.

 

Mağazamızda en son teknolojiyle üretilmiş yeni çıkan ürünleri halkın hizmetine sunuyoruz diyen Bal, “Burada bir evin dekorasyonu için ne gerekiyorsa hepsi var. Değişik renk ve modellerde ithal ve yerli duvar kağıtları, altın varaklı ve eskitmeli kartonpiyerler, panjur ve kepenkler, çelik kapılar, banyo dolapları, mermer ve seramik işleri ürünlerimizden bazılarıdır” diye konuştu.

 

Prof. Dr. Binnur GURLER in desteği ile İzmir Fransız Kültür Merkezinde “Anadolu Arkeolojisinde Son Gelişmeler” başlıklı bir

 

konferans serisine başlandı.

 

İlk konferans serisinin ilk konuşmacı Prof. Dr. Altan CILINGIROGLU olup, 6 Ocak 2010, Çarşamba günü saat 19.00 da Fransız Kültür Merkezi de konferans verecek.

 

Prof. Dr. Altan CILINGIROGLU, Ayanis Kazılarını ve bu kazıların Urartu arkeolojisine katkılarını anlatacak.

 

 

 

BAKANLIKTAN ESNAFA ZORUNLULUK

 

Türkiye genelinde yeni yılın ilk gününden itibaren perakende olarak satışa sunulan mal ve hizmetlerin fiyat etiketlerinde ‘Türk Lirası’ (TL) kullanımı zorunlu hale geldi. Etiketi YTL cinsinden yazan esnafa idari para cezası kesileceği öğrenildi.

 

YASAL ZORUNLULUK

 

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, “Perakende olarak satışa sunulan mal ve hizmetlerin etiket tarife ve fiyat listelerinde 1 Ocak 2010′dan itibaren ‘Türk Lirası’ veya kısaca ‘TL’ ya da ‘Kuruş’ veya kısaca ‘Kr’ olarak gösterilmesi yasal zorunluluktur. Ayrıca 2009 yılında az da olsa ‘YTL’ ve ‘YKr’ şeklinde gösterilen fiyat etiklerinde ‘Y’ harfinin silinmesi suretiyle mevcut etiketlerin 2010 yılında da kullanılması mümkün olacaktır”

 

İDARİ PARA CEZASI

 

“4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un fiyat etiketi başlıklı 12. maddesinin 5. fıkrası gereği Bakanlığımız ve belediyeler, bu madde hükümlerinin uygulanması ve izlenmesine ilişkin hükümleri ayrı ayrı yürütmekle görevlidir. Yapılan tüm bilgilendirici faaliyetler ve duyurulara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyen satıcı ve sağlayıcılar hakkında, 4077 sayılı kanunun 25. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezası uygulanacaktır.” ifadelerini kullandı.

 

 

 

BAŞKENTTE KAZA

 

Ankara’nın Haymana ve Çubuk ilçelerinde çeşitli kazalar meydana geldi.

 

Ankara dan Haymana nın Bumsuz beldesine yolcu taşıyan İrfan Dönmez idaresindeki Bumsuz Belediyesine ait 06 DAG 76 minibüs, sabah saatlerinde Ankara-Konya kara yolunun Bumsuz girişi mevkisinde buzlanma nedeniyle şarampole yuvarlandı. Kazada, 16 öğretmen ile 2 öğrenci ve minibüs şoförü İrfan Dönmez yaralandı.

 

Ankara nın Çubuk ilçesinde, Selahattin Develi yönetimindeki 06 T 2326 plakalı ticari taksi, Çubuk Ankara yolu Yenice Mahallesi mevkisinde karşıya geçmeye çalışan Funda Öztürk e (28) çarptı. Yaralanan Öztürk, hastaneye kaldırıldı.

 

 

 

GÖKÇEK 2009 YILINI ANLATTI

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek 2009 yılını değerlendirdi.

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek: “2009 Yılında En Büyük Mutluluğum 2009 Avrupa Ödülü’nü Almamız Oldu” diye konuştu.

 

Gökçek “Yardımlarımız Önümüzdeki Yıl Da Aynen Devam Edecek Ve Yardımlar Konusunda Hiçbir Zaman Geri Adım Atmayacağız. Metroyu Ya Ulaştırma Bakanlığı Yapacak Ya Da Bize Belli Bir Kaynağa Borçlanmanın İzni Verilecek. Yeni Yıldaki Hedeflerimiz, Metroyu Belli Bir Noktaya Getirmek, Ulus Tarihi Kent Merkezi’ne Süratle Başlamak, Kuzey Ankara Projesi’ne Devam Etmek, Hayvanat Bahçesi Projesi Ve Devam Eden Kentsel Dönüşüm Projelerimizi Tamamlamak”

 

Elektronik Haber Ajansı (e-ha) muhabirinin edindiği bilgiye göre, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, yardımların 2010 yılında da aynen devam edeceğini ve yardımlar konusunda hiçbir zaman geri adım atmayacaklarını söyledi.

 

Başkan Gökçek, yıl sonu değerlendirmelerinde bulunurken, “2009 yılında en büyük mutluluğum 2009 Avrupa Ödülü’nü almamız oldu” dedi.

 

Altınpark’taki Belediye Evi’nde basın mensuplarıyla bir araya gelen ve 2009 yılı sonu değerlendirmesinde bulunan Başkan Gökçek, ilk olarak bir gazetecinin Çankaya Belediyesi önderliğinde gerçekleştirilen ‘Nasıl Bir Kızılay Özlüyorsunuz?’ konulu toplantıda, Kızılay’da bayan işçilerin çöp toplaması kararına ilişkin değerlendirmelerini sorması üzerine kinayeli bir açıklama yaparak, şunları söyledi:

 

“Gerçekten muhteşem bir açılım yaptılar. Tam CHP zihniyetine yakışan bir açılım. Ben Melih Gökçek olarak kalkıp da oraya bayan arkadaşları temizlik işçisi olarak koysaydım, yeri göğü inletirlerdi. ‘İşte bayanlara Melih Gökçek’in bakış açısı’ diye hemen eleştirirlerdi. Ama kendileri olduğu zaman bunu bir başarı olarak görüyorlar. Kutluyorum bunu gerçekten, muhteşem bir başlangıç yaptılar.”

 

ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİNİN 90. YILI RESEPSİYONU

 

Bir başka gazetecinin Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 90. yılı sebebiyle Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen resepsiyona CHP’li belediye başkanlarının katılmamasını nasıl karşıladığını sorması üzerine de Başkan Gökçek, “Resepsiyona hepsi davetliydi. Resepsiyon CHP’li meclis üyelerinin de oyu ile  mecliste onaylanmıştı. Ama kendileri gelmediler. Ayrıca Seğmen kıyafeti ile ilgili önergeyi yanlış hatırlamıyorsam CHP’li Belediye Meclis üyesi Mehmet Yula vermişti. Ben de önergeyi iyice geliştirdim. Yani önergeyi CHP’li meclis üyesi verdi ve biz de onlar verdi diye herhangi bir şekilde eleştiride bulunmadık. İyi olan bir şeye karşı çıkmadık. Ama Melih Gökçek’in ‘evet’ dediği bir şeye karşı çıkmak, CHP’liler için ön şart” dedi.

 

“CHP’DE EN ÇOK PRİM YAPAN OLAY, GÖKÇEK İLE KAVGA ETMEK”

 

CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in Ankara’da en Atatürkçü geçinen kişi olduğunu ve kendisine de bundan dolayı yazılı olarak zaman zaman sorular sorduğunu söyleyen Başkan Gökçek, “Kendisini ne Anıtkabir’de gördüm, ne resepsiyonda gördüm. Bütün Ankara milletvekillerini çağırıyoruz. Ne orada ne de orada var, niye? Bunu sorun. Herkese Atatürkçülük öğretirken, Atatürk’ün Ankara’ya geldiği gün, sen orada yoksan, bunu izah edemezsin arkadaş. Git ondan sonra derdini Marko Paşa’ya anlat. Bu 15 seneden beri değişmeyen bir durum” dedi.

 

Başkan Gökçek, “CHP’de en çok prim yapan olay Melih Gökçek ile kavga etmektir. Yılmaz Ateş de ikide bir önergeyi ne için veriyor ki?” diye konuştu.

 

BÜLENT TANIK GÖRÜŞMESİ

 

Önümüzdeki yıl su konusunda Birleşmiş Milletler Dünya Su Örgütü’nden büyük bir su ödülünün Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne verileceğini de ifade eden, konuyla ilgili geniş açıklamanın önümüzdeki günlerde yapılacağını anlatan Başkan Gökçek, Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ile yaptığı görüşmeye ilişkin bir soru üzerine de şunları söyledi:

 

“Benim makamıma geldiler. İyi niyetlerden bahsedildi. Teşekkür ettim ve dedim ki ‘Arkadaşlar, iyi niyet nasıl olur? İnsanlar birbirlerine, aralarında ihtilaf varsa dava açarlar. Mahkemeler ihtilafı çözmek için vardır ve hakemdir, ama siz aranızda ihtilafı çözerseniz, hakeme gerek kalmaz. Bunu da çözmek için siz davalarınızdan vazgeçin, biz de davalarımızdan vazgeçelim, şartsız ve önkoşulsuz iyi niyet gösterisiyle hemen başlayalım bu işe. ‘Biz değerlendireceğiz dediler’ ve gittiler. 20 gün falan oldu herhalde, ama hala değerlendirmeye devam ediyorlar. Biz değerlendirmeyi merakla bekliyoruz. Ben şu kadarını söyleyeyim, yüzlerine de söyledim defaatle. Sayın başkan dedim, ‘partinizin ve bürokratlarınızın böyle bir iyi niyet gösterisine müsaade etmeyeceğime emin olmama rağmen, böyle bir anlaşmaya ben hazırım’ dedim. Onlar sadece medya önünde şov yapıyorlar, sanki anlaşma istiyormuş gibi. Çekeyim mahkemelerimi, çek mahkemelerini, bu kadar basit. O kadar gizemli bir konu yok.”

 

“PROJELERİMİZİN YÜZDE 99’UNDA ALEYHİMİZE KARAR VERİLİYOR”

 

Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu imar projelerine ilişkin sayısız dava açıldığını ve ne yapılırsa yapılsın bir dava açıldığı zaman, bilirkişi olarak ODTÜ’ye gidilmesi durumunda dava kazanma şanslarının sıfır olduğunu ifade eden Başkan Gökçek, “Bunu niye söylüyorum. Çünkü bilirkişi raporlarının yüzde 99’u aleyhimize. Mesela Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) Kanunu çıkarttık. Kanun’da yazılı olan her konuyu yerine getirdik. Sırf pürüz çıkmasın diye de kendimize örnek olarak ODTÜ’nün Şehircilik Bölümü’nün AOÇ ile ilgili yapmış olduğu sempozyumu aldık. Bundan başka ne yapabiliriz? Çünkü yarın öbür gün bir şey dedikleri zaman karşılarına çıkıp, ‘burada tapu gibi Şehircilik Bölümü’nün raporları var’ diyebilmek için.

 

Mimarlar Odası kalktı yine mahkemeye gitti. Bilirkişi olarak ODTÜ’nün Şehircilik Bölümü değil de Mimarlık Bölümü tayin edildi. Mimarlık Bölümü de o Şehircilik Bölümü’nün sempozyumundaki öngörülerin hepsini yok saydı ve bizimkileri iptal etti. Bütün maddeler bir bir aynı olmasına rağmen Mimarlık Odası bizim planı bozdu. Mimarlık Bölümü’nün son lafı ‘Şehircilik İlke ve Prensiplerine aykırı olduğundan’ diye. Peki kardeşim, senin Şehircilik Bölümü’ne göre yapıyoruz, Mimarlık Bölümü’nün ilkelerine aykırı, Mimarlık Bölümü bir şey verse onu yapsak, Şehircilik Bölümü’nünkilere aykırı. Her halükarda kaybediyoruz. Yani bizim kazanma şansımız sıfır” dedi.

 

Çözüm yolu konusunda çıkmaza sürüklendiklerini anlatan Başkan Gökçek, “Yani böyle bilirkişilerin keyfine göre hareket eden bir belediye olamaz. Bir ülke de olamaz. Ama oluyor” diye konuştu.

 

-METRO İLE İLGİLİ İKİ YOL

 

Bir başka gazetecinin metro çalışmalarıyla ilgili sorusu üzerine de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüklerini ve bu konunun bu yıl içerisinde bitirilmesiyle ilgili fikir alışverişinde bulunduklarını anlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, “İki ihtimal var. Ya Ulaştırma Bakanlığı yapacak, ya da bize özellikle belli bir kaynağa borçlanmanın izni verilecek. İnşallah bu ikisinden birisini en kısa zamanda çözeriz ve inşallah metro bu iş çözüldükten sonra 1 ya da 1,5 sene içerisinde önce Sincan Metrosu ve sonra Keçiören Metrosu olmak üzere sırasıyla tamamlanır. Bu yıl çözüleceği konusunda ümidim var” dedi.

 

“1 YILLIK SUYUMUZ VAR”

 

ASKİ Genel Müdürü Kamil Kılıç’ın geçtiğimiz günlerde 2010 yılında Kesikköprü’den Ankara’ya su vermeyi düşünmedikleri açıklamasına ilişkin Başkan Gökçek’in değerlendirmelerini de soran gazetecilere, “Bugün baktım ve yanlış hatırlamıyorsam 438 milyon metreküp suyumuz var. Dolayısıyla 438 milyon dediğimiz zaman 70 çıkartsak, 370 kalıyor yaklaşık. Tam bir yıllık suyumuz var demektir” dedi.

 

2010 YILI PROJELERİ

 

2010 yılına ilişkin Büyükşehir Belediyesi’nin projelerini soran gazetecilere cevap veren Başkan Gökçek, bu hedeflerin en önemlileri diye nitelendirdiği projelerini şöyle sıraladı:

 

“2010 yılında metroyu belli bir noktaya getirmeyi arzu ediyoruz. En önemli hedeflerimizden birisi bu.

 

İkincisi Ulus Tarihi Kent Merkezi’ne süratle girmek istiyoruz. Burada bir anda süratlenmemiz, o kanun çıkarsa, mümkün olabilecek. Alt yapımız hazır çünkü.

 

Üçüncüsü Kuzey Ankara Projesi’nin daha süratli başlaması. Şu anda ikinci etabın planları bitti. Burası birinci etaptan daha büyük. Fruko Fabrikası’na kadar olan kısım. Hem Keçiören hem Altındağ’ı kapsıyor.

 

Dördüncüsü ise Hayvanat Bahçesi projesine başlamak. Ona kendi imkanlarımızla başlamaya kesinlikle kararlıyız.

 

Bu arada devam eden birçok kentsel dönüşüm projelerimiz var. Bunları da harekete geçirmek istiyoruz. İnşallah o konularda çok süratli adımlar atarız. En önemlileri bunlar. Diğerlerine girmiyorum bile.”

 

-“KIZILAY’A İLİŞKİN 2 DEV PROJE VAR”

 

Gazetecilerin soruları üzerine birçok konuda açıklamalarda bulunan Başkan Gökçek, Çankaya Belediyesi’nin Kızılay’a ilişkin toplantısında somut hiçbir adım atılmadığına da dikkat çekerek, “Mesela SSK İşhanı diyorsunuz. Diyelim ki, 79 trilyon lira (79 milyon TL) burası. Nereden bulacak Çankaya Belediyesi? İşçisinin maaşını ödeyemeyen bir belediye nereden 79 trilyon lirayı tık diye nasıl ödeyecek? Kent içerisinde böyle Kızılay gibi yerde yeşil alan olarak yapabileceğiniz ne kadar alan varsa yapılsın. Kimse buna bir şey demez. Ben de isterim ama söylediğiniz şeyin yapılabilip, yapılamayacağını bilmek gerekiyor. Düşünerek söylemek lazım. Sen 79 trilyon parayı nereden bulacaksın? Büyükşehir Belediyesinin bile gücüne ağır gelir bu. Biraz mantıklı olmak lazım” dedi.

 

Kendisinin Kızılay’a ilişkin 2 büyük projesi olduğunu ve düzenlenen toplantının bunun duyumunun alınması üzerine yapılmış olabileceğini de kaydeden Başkan Melih Gökçek, “Benim beynimde inanılmaz 2 dev proje var. İnşallah bunları da zamanla duyarsınız” diye konuştu.

 

Güvenpark’taki dolmuş duraklarının kaldırılmasına yönelik de dava açıldığını ve yürütmeyi durdurma kararı alındığını anlatan Başkan Gökçek, “Çankaya Belediyesi öyle ciddi güzel yapılacak işlere müsaade eder mi? CHP eder mi? Aklınıza gelen her konuya dava açıyorlar” dedi.

 

-İLÇELERE YÖNELİK ÇALIŞMALAR

 

Bir soru üzerine Akyurt’ta yeni bir fuar alanı yapılacağını ifade eden Başkan Gökçek, “Planını, projesini geçirdik. TOBB, ATO, ASO, Ankara Valiliği, Akyurt Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Borsası, Esnaf Odaları Birliği’nin beraberce yapacağı 50 bin metrekare kapalı, 50 bin metrekare açık alana sahip olacak olan fuar alanı. Bu hemen Ülker Fabrikası’nın karşı tarafında olacak. Havaalanına bitişik olan alanda.

 

Şu anda Çubuk’taki yol genişletme çalışmaları da tamamlanmak üzere. Yani Çubuk ve Akyurt için bu iki şey var. Akyurt’ta düşündüğümüz bazı rekreasyon alanları projelerimiz de var” dedi.

 

OTO GALERİLERİ TAŞINIYOR

 

Gazetecilerin oto galerinin kent merkezinden taşınmasına ilişkin sorularını da cevaplandıran Başkan Gökçek, “Oto galeriler için bir Çubuk Havaalanı kavşağında otomobillerin satılacağı galeriler olacak. İkincisi minibüsler vesaireler dahil olmak üzere Sincan’da belediyeye ait olan bir arazi var. Yanlış hatırlamıyorsam 170 bin metrekare civarında bir alan. Aile Yaşam Merkezi’nin arka tarafı. Üçüncü olarak istenilen ama kesinleşmeyen Etlik’teki eski garajlar. Dördüncüsü de Gölbaşı’nda ikinci el satışlar ile kamyon ve tır parkı olarak düşündüğümüz ve aynı zamanda da yine galericilerin bulunacağı, şu andaki kamulaştırılan alanı iki buçuk milyon metrekare olan ve daha da artacak alan. Gölbaşı’nı geçince gölü geçince 3 kilometre sonra sağda büyük bir alan. Herhalde çalışmaları 2 yıl sürer” diye konuştu.

 

-ŞEHİR İÇİNDE HIZ SINIRI-

 

Başkent Ankara’da şehirlerarası yollarda getirilen hız sınırlarını nasıl değerlendirdiği sorulan Başkan Melih Gökçek, “Ben ısrarlı bir şekilde söylüyorum ve bunu konuştuğumuzda trafik yetkilileri de kabul ediyor. İstanbul, Eskişehir, Esenboğa, Samsun ve Konya Yolu’nda belli yerlerden sonra süratin 90 kilometre olması şart. Bu konuyla ilgili herkesle görüşüyoruz da. İl Emniyet Müdürlüğü’nün elinde bir şey yok. Yani bu kanuni sınırlamaların yetkilerinin yeni çıkacak kanunda, şu anda da buna çalışıyoruz UKOME’ye verilmesi lazım. Ona verildi mi sürat standartlarını biz koyabiliriz. Çünkü 15 kilometrelik yolu giderken, kağnı gibi geliyor ve git git yol bitmiyor” dedi.

 

-2009’UN EN BÜYÜK MUTLULUĞU AVRUPA ÖDÜLÜ

 

2009 yılında yaşadığı en büyük mutluluğu soran bir gazeteciye Başkan Gökçek, “En büyük mutluluğum 2009 Avrupa Ödülü’nü almamız oldu. Bir belediye başkanı için büyük bir gurur. Avrupa’da benden başka 8 yıl içerisinde 4 ödülü bir arada alan tek bir belediye başkanı yok” cevabını verdi.

 

Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 90. yılı sebebiyle düzenlenen resepsiyonda giydiği Seğmen Kıyafetli fotoğrafları hediye edilen Başkan Gökçek, son günlerde bu konuda çok telefon geldiğinin ve çok olumlu tepkiler alındığının söylenmesi üzerine, “İster inanın ister inanmayın ama hata yapmayayım diye 30-40 dakika ders aldım, seğmen oyunu için. Yaptığım figürü kendi kendime oynardım, ama yaptığım figürler onlara uysun diye ders aldım. Seneye de yapacağız böyle bir etkinlik. Ayrıca, Ankara’nın Başkent oluşunda da bunu giymek lazım diye düşünüyorum” dedi.

 

-“YARDIMLARIMIZ AYNEN DEVAM EDECEK”

 

Her yıl olduğu gibi 2009 yılında da aksamadan süren ve 2010 yılında da sürdürülecek olan yardımlar konusuna da değinen Başkan Gökçek, bir gazetecinin yardımlar konusunda eleştiriler yapıldığını sorması üzerine, “Bir kere şunu söyleyeyim. Eleştiriyi kabul etmiyorum. Çünkü onlar siyasi kıskançlık ve haset. Dikkat edin, hep bizi tenkit ettiler, sonra bizi taklit ettiler. Başta Çankaya Belediyesi olmak üzere” diye konuştu.

 

Gıda, yakacak, ekmek, çocuklar için kırtasiye, kaban, ayakkabı yardımları, bedava çorba dağıtımı, şefkatevlerinde şehir  dışından gelen ihtiyaç sahibi vatandaşların ücretsiz olarak ağırlanması, evleri perişan, felaket durumda olan vatandaşlara yardımlar ve daha birçok konuda sürdürülen çalışmalara devam edileceğinin altını çizen Başkan Melih Gökçek, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na göre yardımın dağıtım yetkisinin direkt kendisinde olduğunu ifade etti. Başkan Gökçek, “Ama yine de Meclis’ten karar alacağız. Bizim hanım biliyorsunuz çok geziyor bu vatandaşları. Bir günde 4 yere gitmiş ve 4 ayrı manzara anlattı. O manzaraları duyup da görüp de etkilenmemek mümkün değil” dedi.

 

Eşi Nevin Gökçek’in ihtiyaç sahibi vatandaşları ziyareti ve yardımları konusunda kendisine anlattıklarını gazetecilerle paylaşan Başkan Gökçek, “O kadar enteresan tablolar anlattı ki. İnsan bazen oturduğu yerde, hakkımız olmadığına inanıyor. Daha çok çalışmamız gerektiğini, fakir fukaraya yönelik daha çok çalışmamız gerektiğini hissediyor insan. Bu insanlara sahip çıkmak, boynumuzun borcu. Çocuğun elinde bir oyuncağı yok. Soba yok. Soba olsa, kömür yok. Bu insanlara sahip çıkmak boynumuzun borcu” diye konuştu.

 

“Bizi tenkit ediyorlar, önemli olan balık yemek değil, balık tutmayı öğretmek. Biz balık tutmayı da öğretiyoruz, ama balık da veriyoruz. Aradaki fark bu” diyerek konuşmasına devam eden Başkan Melih Gökçek, “Hanımlara açtığımız kurslar. Diğer kurslar. Özellikle Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi ile birlikte tüm öğrencilere açtığımız kurslar balık tutmayı öğretiyor. Sanayiye yapmış olduğumuz alt yapı yardımı işsiz çocukları iş sahibi yapıyor, balık tutmaya teşvik ediyor. Engelli arkadaşlara simit tezgahı dağıtıyorsun, balık tutmayı öğreniyor. Biz bunu yapıyoruz. Ama bu fakir fukaranın ortadan yok olması için kafi olmuyor” dedi.

 

-“EN AZ SUÇ ORANI ANKARA’DA”

 

Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yardımlar konusunda hiçbir zaman geri adım atmayacaklarının altını çizen Başkan Gökçek daha sonra şunları söyledi:

 

“Bu konuda kararlıyız. Onun için bu yetkiyi alıp, bundan sonra kişisel olarak gördüğüm yerde, ne gerekiyorsa yapmak istiyorum. İçeriye girdin çocuğun üstü başı yok, yatağı yok, perdesi yok hepsini vereceksin. Bu insanlara ulaşmak için daha çok çalışmamız lazım. Dağın tepesinde derenin dibinde ayağı kırılan koyundan Hz. Ömer sorumlu tutuluyor. Biz onun ayağının tozu olamayız ama, biz de bu kentin içerisinde yaşayan biri olarak, kentin Belediye Başkanı olarak onların dertleriyle dertlenmek zorundayız. Yol, su mu, yoksa önce karın doyurmak mı? Tabiî ki karın doyurmak. Karnı doymazsa, yolda yürüyemez ki. Şimdi dikkat edin büyük kentler içerisinde suç oranları en düşük olan şehir Ankara. Bunun nedeni de Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal yardım ve sosyal projeleri. Çocukların ve gençlerin sosyal ihtiyaçları için para lazım. Ama biz bunların hepsini gençlik merkezleri ve çocuk kulüplerinde bedava veriyoruz. Niye çalsın ki?”

 

Hanımların da canları sıkıldığı zaman çocuklarıyla birlikte Aile Yaşam Merkezlerine, hanım lokallerine gidebildiklerini anlatan Başkan Melih Gökçek, “Sorun olacak konuyu onların da ellerinden alıyoruz. Yaşam kalitesi de artıyor. Hanım lokallerinde bizzat duymuşumdur, ‘burada pek çok şeyi birbirimizden öğreniyoruz’ diyorlar. Yaşam şekilleri, hayat şekilleri, yürümeleri pek çok şeyleri değişiyor buralarda” dedi.

 

AMATÖR SPOR KULÜPLERİNE YARDIM

 

Bir gazetecinin amatör spor kulüplerine yardım konusunda yapılan çalışmalara ilişkin sorusunu da cevaplandıran Başkan Melih Gökçek, şunları söyledi:

 

“Biz bakanlığa da söyledik. Daha önceden 2006 yılına kadar belediyeler ve bağlı kuruluşları kendi bütçelerinden amatör spor için her yıl para ayırırlardı. Yasal dayanağı vardı. Ama 2006 yılından sonra yasal dayanak kalktı. Artık para aktarması yapamıyoruz. Amatör de olsa yapılmıyor. Bir çelişki var. Diyor ki kanunda, ‘Amatör kulüplere yardım yapabilir’. Ama ‘ayni ya da nakdi’ demiyor. Bazıları bunu ayni olarak değerlendiriyor ve eşofman, ayakkabı, top vesaire yardımlarında bulunuyor. Bunda bir sakınca yok. Ama ayni veya nakdi verilmesi konusunda kurumlar arasında ihtilaf var. Konu yoruma tabi ve sürüncemede. Biz de söyledik, ‘buna somut bir açıklık getirmezseniz, biz bu kulüpleri kapatmak zorundayız’ dedik. Ödül vermeyi de bizzat ben koydurdum kanuna. Şampiyon olan takım ve kişilere Belediye Meclis Kararıyla ödül verebiliyorsun. Mesela biz şampiyonlara her dünya ya da Avrupa şampiyonu oluşunda daire hediye ediyoruz. Helalı hoş olsun. Yani netice itibariyle kendi

 

sporcumuzu teşvik etmekten gurur duyuyoruz. Ama sorunu çözecekler. Yazışmalar oldu, çözülürse aynen devam edecek. Spor Bakanımız uğraşıyor bu konuda.”

 

Gazetecilerle yaptığı sıcak ve samimi sohbetin sonunda gazetecilerin ve vatandaşların yeni yılını kutlayan Başkan Gökçek, “Her şey gönlünüzce olsun” dedi.

 

Toplantının sonunda Büyükşehir Belediyesi Basın Koordinatörü Avni Kavlak, “Atatürk’ün Ankara’ya gelişi nedeniyle verilen resepsiyonda Başkan Gökçek’in Seğmen kıyafeti giyerek oynamasının son günlerin en çok konuşulan konuların başında geldiğini” belirterek seğmen kıyafetli oyun oynarken fotoğrafını Başkan Gökçek’e sundu.

 

 

 

ANKARA DA ELEKTRİKLER KESİLECEK

 

Yıllık periyodik işletme, hat bakım, onarım çalışmaları nedeniyle ve Ankara nın bazı yerlerinde 8 Ocak Cuma günü elektrik kesintisi uygulanacak.

 

Başkent Elektrik Dağıtım AŞ den yapılan açıklamaya göre, Altındağ ilçesinde 10.00-15.00 saatleri arasında Örnek Mahallesi Örnek Caddesi, Gülaçan, İçli, Kalbur, İlker sokaklar ve civarı ile Adnan Saygun Caddesi, Sanayi Caddesi, Ordu, Kosova, Aysun sokaklar ve civarlarına elektrik verilemeyecek.

 

Mamak İlçesinde Yeşilbayır Mahallesi, Sağduyu Caddesi- 46, 50, 51, 200, 205, 206. sokaklar ile Mamak Belediyesi Fen İşleri ve Civarı ile Kusunlar Mahallesi,Yeşilbayır Mahallesi 220, 221, 222. sokaklar, Kıbrıs Mahallesi Öz Mamaklar Sitesi, Gül Kardeşler Sitesi, Erenler Sitesi, Yunus Emre Sitesi, Altıntaş Sitesinde 10.00-15.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak.

 

Çubuk İlçesine bağlı Yukarı Çavundur Beldesi, Hacılar, Çit, Sele, Avdullah, Avcıova,Okcular, Sarıkoz, Mahmutoğlan, Yazlıca, Saraycık, Karaağaç, Sülüklü, Durhasan, Kuruçay, Kışlacık, Yukarı Kışlacık, Çatköy, Çatokçular, Yeşilkent, Nusratlar, Kızılek, Yaylak, Kızılören, Dereköy, Kuzuören, Yıldırım Evci, Karaçam, Yıldırım El Ören Yaylası, Yıldırım Aydoğan Yaylası, Ulu Ağaç Yaylası, Yıldırım El Ören, Yıldırım Aydoğan, Ulu Ağaç köyleriyle Karagöl Sosyal Tesislerine 14.00-17.00 saatleri arasında elektrik verilmeyecek.

 

 

 

BİR MİLYONA ULAŞTIK

 

Ankara haberleri yapan Ankara Aksiyon haber sitemiz google arama motorunda 1.000.000 kere tıklandı.

 

Dünyanın en büyük arama motoru olan (google) www.guncelankara.com haber sitemizi 1.000.000 kez tıklanarak, bize bir milyon insana ulaştığımız bilgisini verdi.

 

Ankara merkezli olan sitemiz başkent haberleri yaparak tüm Ankaralıları haberdar ediyor. 2007’de kurduğumuz ve“Haberi Uzmanından Takip Edin” sloganı ile haber yapan sitemiz sizlerle tam 3 yıldır en doğru en sıcak haberleri sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

 

www.guncelankara.com merkezli olan haber sitemizin birde www.cubukaksiyon.com olarak Çubuk İlçe şube sitesi vardır.

 

Bundan sonrada yine gerçek doğru ve güzel haberleri okuyucularımıza sunmak için ekibimiz ile elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

 

Haberlerde bizi tercih ettiğiniz için siz değerli okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

 

 

YİĞİNER YENİDEN BAŞKAN

 

Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası nın Genel Kurulu nda yapılan seçimlerde, Mehmet Yiğiner yeniden Başkan seçildi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Çorum Milletvekili Derviş Günday ın yumruklu saldırıya uğradığı Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası nın Genel Kurulu nda yapılan seçimlerde, Mehmet Yiğiner yeniden Başkan seçildi.

 

YİĞİNER, 2 BİN 502 OY ALDI.

 

Atatürk Spor Salonu nda yapılan Genel Kurul da, başkanlık için mevcut başkan Mehmet Yiğiner ile İzzet Yıldırım ve Zafer Şener olmak üzere 3 aday yarıştı. CHP Çorum Milletvekili Günday ın yumruklu saldırıya uğradığı seçimler gergin geçti. Adayların konuşmalarını tamamlamasının ardından başkanlık seçimi yapıldı.

 

Saat 17.00 ye kadar devam eden oy verme işleminin ardından sandıklar açıldı. Buna göre mevcut başkan Mehmet Yiğiner, oyların 2 bin 502 sini alarak yeniden Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası Başkanı oldu.

 

Adaylardan Zafer Şener 847, İzzet Yıldırım ise 781 ol aldı. Toplan 4 bin 183 kişinin oy kullandığı seçimlerde 4 bin 130 oy geçerli sayıldı.

 

 

 

OSB’LERİN SORUNLARINA ÇÖZÜM

 

ANKARA-Başkent Organize Sanayi’nde düzenlenen temel atma töreninde konuşan Sincan Belediye Başkanı Doç.Dr. Mustafa Tuna “Sincan Belediyesi olarak Organize Sanayi Bölgelerinin sorunlarını çözme noktasında üzerimize düşen bir görev varsa hazırız” dedi.

 

Sincan Başkent’in en büyük yüzölçümüne sahip metropol ilçesi. Buna paralel olarak, ülke ekonomisi açısından da önemli bir yer tutan organize bölgelerini içinde barındırıyor. Belediye olarak, OSB’lerin sorunlarına duyarlıyız ve yerel yönetim olarak desteğe hazırız” diye konuştu.

 

Törene, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Başkent Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Şadi Türk, Sincan Kaymakamı Ufuk Seçilmiş, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün ve çok sayıda davetli katıldı.

 

Temel atma töreni öncesinde konuşan Sanayi Bakanı Ergün ise “Bizim ihtiyacımız olan şey rekabet öncesi iş birliği. Bu birlikten sonra iyi olanlar ve kaliteli olanlar üretmeye devam edecek” şeklinde konuştu.

 

Temeli atılan proje hakkında bilgi veren Başkent Organize Sanayi Başkanı Şadi Türk ise şunları söyledi: 6 bin 800 metrekare büyüklükteki yapı, 300 günde tamamlanacak. Merkez başlı başına bir rüya kent gibi, üniversite, meslek yüksekokulu, otel, fuar merkezi, hastane, cami, arıtma tesisi ve yeşil alan bulunuyor.

 

 

 

AKYURT BELEDİYESİ YENİ BİNASINA TAŞINDI

 

Akyurt Belediyesi yeni binasına taşındı.

 

Yeni bina ve adresinde hizmet verecek olan Akyurt belediyesi , bundan böyle Beyazıt Mahallesi 9 Mayıs 90 Cad. No:34 de hizmetlerine devam edecek.

 

Direk Telefon numaralarında herhangi bir değişiklik olmayıp, dahili telefon numaraları yeniden yapılandırılacaktır.

 

 

 

BELTEK’E YOĞUN İLGİ

 

Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Gazi Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen BELTEK kursları yoğun ilgi görüyor.

 

“Bir yaşam boyu eğitim” sloganıyla bugüne kadar 100 bine yakın kişinin mesleki teknik donanım kazandığı kurslar da eğitim üniversitenin merkez ve Çubuk yerleşkelerinde veriliyor.

 

Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Gazi Üniversitesi tarafından 1999 yılında faaliyete geçirilen ve bugüne kadar 100 bine yakın kursiyerin eğitim aldığı Belediye Teknik Eğitim Kursları (BELTEK) 52. dönem kurslarına kayıtları başladı. Kursiyerler, Gazi Üniversitesi Merkez ve Çubuk Yerleşkelerinde iki ay boyunca 56 ayrı branşta ücretsiz eğitim alabilecek. Kursiyerler kayıtlarını BELTEK’in resmi web sitesi ve kayıt kab+ul bürolarından yaptırabilecek. Kayıtlar 01 Şubat 2010 tarihinde sona erecek.

 

SOSYAL AMAÇLI EĞİTİM PROGRAMLARI

 

Gazi Üniversitesi Rektörlüğü ile işbirliği çerçevesinde Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Belediye Teknik Eğitim Kursları(BELTEK) 10. yılında da düzenlediği 3`er ve 2`şer aylık kurslarla bugüne kadar binlerce Ankaralıya mesleki teknik eğitim verdi.

 

Her yıl 10 bine yakın kursiyerin eğitim aldığı kurslarda bugüne kadar 100 bine yakın kişi eğitim aldı. Kurslarda, kent halkını bilgi ve beceri sahibi yaparak kentsel bütünleşmeyi sağlamayı hedefleniyor. Kent ekonomisine katkıda bulunmak, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihtiyaç duyduğu meslek standartlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacıyla hizmet veren BELTEK kursları, Gazi Üniversitesi Merkez ve Çubuk yerleşkelerinde 56 branş ve 488 şubede veriliyor.

 

3`er aylık dönemler halinde yürütülen BELTEK kurslarından, büyük ilgi gören Bilgisayar İşletmenliği, Bilgisayar Donatımı ve Bakım Onarımı ile Web Sayfa Tasarımı gibi dallar 2`şer aylık hızlandırılmış dönemler halinde gerçekleştiriliyor. Elektronik-Bilgisayar, Elektrik, Matbaa, Yapı, Mobilya-Dekorasyon, Metal-Döküm-Model ve Makine bölümlerinden birini başarıyla bitiren kursiyerler, ayrıca İngilizce kurslarına katılabiliyor.

 

Ankaralıların yoğun ilgisini gören BELTEK, kurs zamanlarını hafta içi ve hafta sonu olarak düzenliyor. Kurslardan, lise, yüksek öğrenimde okuyan öğrenciler, mezunlar, halen işletmelerde çalışanlar, emekliler, işsiz gençler de yararlanabiliyor.

 

Kurslara kayıt yaptırmak isteyenler, BELTEK koordinatörlüğünün 202 34 78 numaralı telefonundan ya da Gazi Üniversitesi’nin http://beltek.gazi.edu.tr/ adresli ile Ankara Büyükşehir Belediyesi`nin www.ankara-bel.gov.tr adresinden ayrıntılı bilgi alabilecekler ve ön kayıt yaptırabilecekler.

 

 

 

HAYASAD’ TAN ONKOLOJİYE TEŞEKKÜR

 

Hasta ve Yakınlarının Haklarını Savunma Derneği (HAYASAD), hasta haklarına özen gösteren, hastanelerinde hasta hakları bilincini geliştirme konusunda önemli katkı sağlayan hastane yönetimlerini ziyaret ediyor.

 

HAYASAD geçtiğimiz günlerde Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti.

 

Başhekim Doç. Dr. Mahmut Koç’a, Hasta Hakları Birimi kurucu başhekim yardımcısı Dr. Aziz Borucu’ya ve Hasta Hakları Birim Sorumlusu Sosyal Hizmet Uzmanı Seyit Ulupınar ile Sosyal Hizmet Uzmanı Huri Ulupınar’a bugüne kadar hasta hakları birimine başvurulara gösterdikleri hassasiyet, özen, disiplinli örnek çalışma ve üstün gayretleri nedeniyle teşekkür belgesi verdi.

 

“Sağlık Hizmetlerine Güven Hasta Haklarına Saygıdan Geçer.

 

Bu Hastane O Güveni Hak Ediyor.”

 

HAYASAD Genel Başkanı Ahmet Tandoğan, Eğitim Koordinatörü Doğa Yaşar ve Kurul Üyesi Hamdullah Uğur tarafından gerçekleştirilen ziyarette HAYASAD Genel Başkanı Ahmet Tandoğan, hasta hakları biriminin hizmet içi eğitimlerle hastane çalışanlarına, yatağı başında hastalara ve yakınlarına yaptıkları hasta hakları eğitim ve bilgilendirmenin önemine işaret etti. Hasta hakları kurullarında görüşülen şikayetler için çalışma başlatılmasının hakların korunması ve geliştirilmesini sağladığını vurguladı. Genel Başkan, hastanenin aynı gayret ve disiplinle başarılı bir şekilde çalışmalarını sürdüreceğine inandıklarını söyledi. Tandoğan bu anlayışın, hastanenin verdiği sağlık hizmetine duyduğu güvenin ve olumlu beklentinin arttığını belirtti.

 

Tandoğan “Sağlık hizmetlerine güven hasta haklarına saygıdan geçer. Bu hastane o güveni fazlasıyla hak ediyor.” dedi.

 

Hastane Başhekimi Mahmut Koç, dernek tarafından aldıkları teşekkür belgesinin kendileri için çok anlamlı olduğunu, hasta hakları kurullarındaki disiplinli çalışmaların örnek gösterilmesinden ve hissedilen bu güvenden memnuniyet duyduklarını ifade etti.

 

 

 

AKYURT’TA MUHTARLARA BİLGİSAYAR KURSU

 

Akyurt Belediyesi ve Gazi Üniversitesince Muhtarlara bilgisayar kursu veriliyor.

 

Adrese dayalı nüfus kayıt sistemine geçilmesi ve gelişen teknolojiyle birlikte artık tüm muhtarlık işlemlerinin bilgisayarla yapılması nedeniyle; Akyurt Belediyesi ve Gazi Üniversitesi Atatürk Meslek Yüksekokulu işbirliğiyle Akyurt taki tüm muhtarlara “Bilgisayar İşletmenliği” kursu verilmesine başlandı.

 

7 haftalık eğitimin ardından muhtarların bilgisayar ortamında işlerini daha kolay ve rahat bir şekilde gerçekleştirebileceklerini ifade eden Atatürk Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç Dr. Enver Aydoğan “Muhtarların bilgisayarı rahat bir şekilde kullanabilmeleri, meslekleriyle ilgili olarak işlerini gerçekleştirebilmeleri için bilgisayar işletmenliği kursu düzenliyoruz. İlçedeki tüm köy ve mahalle muhtarının katılımıyla gerçekleştirilecek programın ardından muhtarlarımızı “Bilgisayar İşletmenliği” alanında sertifika sahibi yapacağız.” Dedi.

 

Hangi yaşta olunursa olunsun eğitimin sürekli olduğunu ifade eden  Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş, “Muhtarlarımızın ilçe halkının taleplerine ve ihtiyaçlarına daha kolay karşılık verebilmeleri için M.Y. O yönetimi ile görüşerek muhtarlarımıza bilgisayar eğitimi konusunda yardımcı olmalarını talep ettik. “Bilgisayar İşletmenliği” kursu ile birlikte tüm muhtarımız sertifika sahibi olarak çağın gereği ve ihtiyacı olan bilgi işlem konusunda  fikir sahibi olacaklar. Öğrenmenin yaşı ve zamanı yoktur, her an, her yaşta kendimizi geliştirmek ve teknolojiyi takip etmek zorundayız. Belediye olarak eğitim her zaman öncelikli hedeflerimiz arasında yerini almıştır. Muhtarlarımızın eğitimi ile birlikte

 

 

 

AND-SEN’DEN CHP’YE TEPKİ

 

Anadolu Eğitim Çalışanları Birliği Sendikası CHP’ye ve CHP Milletvekili Kılıçdaroğlu’na Tepki gösterdi.

 

Anadolu Eğitim Çalışanları Birliği Sendikası (AND-SEN) Genel Başkanı Erdoğan Yazıcı’dan, devletten alınan toplu görüşme priminin iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine iptal davası açan CHP’ye ve CHP Milletvekili Kemal Kılıçtaroğlu’na büyük tepki.

 

Açıklama yapan AND-SEN Genel Başkanı Erdoğan Yazıcı, ’’Bilindiği üzere sendikalı çalışanlara devlet tarafından verilen 10 TL’lik ’’Toplu Görüşme Primi’’ ödeneği, CHP Milletvekilleri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Sayın Kemal Anadolu’un önderliğinde 115 milletvekilinin imzası da alınarak Anayasa Mahkemesine iptal davası açılmış ve iptal ettirilmiştir’’ dedi.

 

Kendilerinin zaten başından itibaren sendikalı çalışanların sendika üye aidatlarının devlet tarafından karşılanmasına karşı olduklarını söyleyen Yazıcı, kaldı ki verilen bu ödeneğin sendika aidatı ödeneği değil “  toplu görüşme primi” olmasına rağmen yinede karşı olduklarını kaydetti. Yazıcı, ’’Bunun iptal ettirilmesi sendika olarak bizleri asla ve asla olumsuz bir düşünceye sevk etmemiş, bilakis, adalet yerini bulduğu için ziyadesiyle memnun etmiştir. Fakat; bununla ilgili olarak Hükümetten de sendikalı çalışanların sendikasız çalışanlarla bir kefeye konulmamasını ve sendikalı çalışanların ücret bakımından sendikasız çalışanlara göre bir nebzede olsa farkının olması için gerekli adımları bir an önce atmasını bekliyoruz. Bu açıklamadan sonra gelelim asıl meseleye; Buradan Anayasa Mahkemesine iptal davası açarak’’Toplu Görüşme Primini’’ iptal ettiren sayın milletvekillerine ve özelliklede Sayın Kılıçtaroğlu ve Sayın Anadol’a seslenmek istiyorum. Devletten aylık trilyonlarca lira yardım alarak siyaset yapan siyasi partilerin durumları, tıpkı devletten sendika aidatı alarak faaliyet gösteren sendikalarla eş değerdedir. Bu konuyla ilgilide bir an önce gereken adımları atmanızı bekliyor ve aynı hassasiyeti sizlerden devletten aylık trilyonlarca lira hazine yardımı alarak siyaset yapan siyasi partiler içinde bekliyoruz’’ şeklinde konuştu

 

Yazıcı, iptal ettirilen sendika aidatlarıyla ilgili aynı hassasiyeti siyasi partiler içinde göstermelerini beklediklerini kaydederek, devletten aylık trilyonlarca lira yardım alarak siyaset yapan siyasi partilerin durumlarının, tıpkı devletten sendika aidatı alarak faaliyet gösteren sendikalarla eş değerde olduğunu sözlerine ekledi.

 

 

 

AHA YAYINDA

 

AHA yayın hayatına başlıyor.

 

10 Mayıs 2000 yılında haber sektöründe göreve başlayan AKBABA Medya Grubu, bünyesinde yer alan AKB HABER AJANSI bundan böyle yeni ismi  (AHA) AKBABA Haber Ajansı olarak yeni yapılanmasıyla yayın hayatını devam edecektir. Kısaca (AHA) olarak anılacaktır.

 

İstanbul merkez olmak üzere yurt geneli ve yurt dışı muhabir ağını kurma çalışmalarına hız veren (AHA)  her an her yerde haberin kaynağında olacaktır.

 

Görüntülü ve yazılı haber üreten (AHA) tüm  televizyon, gazete, dergi, radyo ve internet haberciliğine, haber servisi sunmaya başlıyor.

 

Güçlü kuvvetli ve profesyonel haber ekipleri ile artık her yerde…

 

 

 

İSRAİL ZULMÜNE SESSİZ KALMAYIN

 

Ankara Tekstilciler Derneği Başkanı Bülent Aktan’dan tarihi uyarı: “İsrail zulmüne sessiz kalmayın” dedi.

 

Ankara Tekstilciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aktan, İsrail’in küstahlıklarını durdurmak için artık harekete geçme zamanının geldiğini bildirdi.

 

İsrail’in masum Filistinli çocuklara karşı giriştiği şiddet eylemleri tüm hızıyla sürerken Türkiye’de sivil toplum örgütlerinin de öfkesi bitmek bilmiyor. Ankara Tekstilciler Derneği (ANTEKS) Başkanı Bülent Aktan da yaptığı açıklamada, İsrail’i durdurmak için artık harekete geçme zamanı olduğunu savunarak, İsrail zulmüne daha fazla seyirci kalınmaması çağrısında bulundu.

 

ANTEKS Başkanı Bülent Aktan, İsrail’in Türkiye’yi aşağılamaya yönelik küstahlıklarının da artarak devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

 

“İsrail zulmüne karşı daha ne kadar sessiz kalacağız. İsrail’in kanlı elini Filistin den çekmesi için daha ne bekleniyor. Türkiye başta olmak üzere, tüm İslam dünyası Filistin’de, insanlığın yok edilişine seyirci kalmaması gerekmektedir. Tüm dünya devletlerini, özellikle Birleşmiş Milletleri de, bir an önce İsrail’e karşı harekete geçmeye davet ediyoruz.

 

Yaşanan acıları sinesinde hissedip bağrı yanan Türk tekstilcileri olarak İsrail’in Filistin’de yaşattığı acıların son bulmasını istiyoruz. İsrail’i ve seyirci kalanları şiddet ve nefretle kınıyoruz.

 

“İSRAİL’E GEÇİT YOK”

 

İsrail’deki temsilcimize diplomatik saygısızlıkta bulunan, aziz milletimizi kendince aşağıladığını düşünen İsrail devletini Ankara Tekstilciler Derneği olarak kınıyoruz.

 

İsrail, 600 yıldır bu coğrafyaya hükmetmiş bir milleti hangi küstahlıkla kendinden aşağı görmektedir. Önümüzdeki 600 yılda da bölgeye İsrail değil Türkiye Cumhuriyeti hükmedecektir. Hükümetimizden İsrail ile tüm ticari ve diplomatik ilişkilerin kesilmesini istiyoruz. Aksi halde İsrail’e kazandırılan her kuruş Müslüman topraklara bir bomba olarak düşecektir” dedi.

 

 

 

YENİKART GÜCÜNE GÜÇ KATIYOR

 

Fırıncılar Odası’ndan Yenikart’a destek

 

Yenimahalle Belediyesi’nin YeniKart Projesine bir destek de Ankara Fırıncılar Odası’ndan geldi. Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ve Fırıncılar Odası Başkanı Orhan Yaralı’nın Yenimahalle’de bir ekmek fırınında imzaladığı protokol ile YeniKart kullananların daha ucuza ekmek almalarının yolu açıldı. Yenimahalle Belediye Başkan Yardımcısı Şenol Balaban’ın da katıldığı protokol töreninde konuşan Başkan Yaşar, Yenimahalle esnafının YeniKart’ a verdiği destekten dolayı memnuniyetini dile getirerek, “Yenimahalle’de oturan bütün vatandaşlarımızı YeniKart kullanmaya, esnafını da bu sosyal sorumluluk projesine omuz vermeye davet ediyorum” dedi.

 

Siz de YeniKart’ lı olun

 

Başkan Yaşar, Yenimahallelilerin kullanımına sunulan YeniKart ile birlikte alışverişler sonucu biriken puanların bir kısmının yardıma muhtaç vatandaşlara dağıtılacağını ifade etti. Başkan Yaşar, “Bu kartı kullanan vatandaşlarımız alışverişlerini ve bütün bankacılık işlemlerini yapabilecekler. Kazanacakları puanların bir kısmı da yine bölgemizde oturan yardıma muhtaç vatandaşlarımıza gidecek. Vatandaşlarımıza sesleniyorum. Bu kartı alın kullanın, yoksul ailelerimize bir katkı da sizden gelsin” dedi.

 

Ekmek kuyruklarına son

 

YeniKart ile birlikte Yenimahalle’deki yoksul vatandaşların ekmek kuyruklarında çektiği çilenin sona ereceğini kaydeden Yaşar, “YeniKart ile birlikte soğukta, sıcakta ekmek kuyruklarında çekilen çile son bulacak. Vatandaşlarımız halk ekmek kuyrukları, evlerinin önüne atılan gıda paketleri ve kömür ile utandırılmayacak. Artık yardımın gizli olması ile ilgili geleneklerimize yeniden dönüyoruz. Alan el veren eli görmeyecek. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız neye ihtiyaçları varsa onu kartlarıyla alabilecekler” diye konuştu.

 

 

 

KAZAN KONSEYİ İÇİN LOGO YARIŞMASI YAPILDI

 

Kazan Kent Konseyi Logo Yarışmasında Dereceye Girenlerin Ödülleri Törenle Verildi.

 

Kazan Kent Konseyinin ilköğretim okulları arasında açtığı logo yarışması sonuçlandı. Yarışmayı Gazi İlköğretim Okulu öğrencisi Hilal Acar kazandı.

 

Kent Konseyi logo yarışmasında dereceye giren eserler için ödül töreni düzenlendi. Belediye Kültür Merkezinde düzenlenen törene Kaymakam Veysel Beyru, Belediye Başkanı Lokman Ertürk, Kent Konseyi Başkanı Hakan Gülsün ve yürütme kurulu üyeleri katıldılar.

 

Eserler önce İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından ön elemeden geçirildi. Elemeyi geçen  eserler Kent Konseyi Yürütüme Kurulu tarafından değerlendirmeye alındı. Finale kalan on eser içinden Gazi İlköğretim yedinci sınıf öğrencisi Hilal Acar’ın eseri birinci seçildi.

 

Finale kalan on esere mansiyon ödülüne layık görülerek eser sahiplerine birer kol saati hediye edildi. Yarışmanın birincisi eserin sahibi Hilal Acar ise ödül olarak diz üstü bilgisayar kazandı.

 

Dereceye girenlerin ödüllerini Kaymakam Veysel Beyru, Belediye Başkanı Lokman Ertürk, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Göktaş ve Kent Konseyi Başkanı Hakan Gülsün verdi.

 

Törende konuşan Belediye Başkanı Lokman Ertürk Kent Konseylerinin sivil yapısı üzerinde durarak, halkın yerel yönetimlere katılımını sağlayan ve son yıllarda yürüttüğü çalışmalarla da kendisini ispat etmiş sivil kuruluşlar olduğunu söyledi. “Kazan Kent Konseyinin logosunun ilköğretim öğrencileri tarafından çizilmesinin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Ertürk, “Her biri diğerinden anlamlı eserlerin ortaya çıktı. Yarışmaya katılan bütün öğrencilere ve öğretmenlere teşekkür ediyorum” dedi.

 

Kazan Kent Konseyi Başkanı Hakan Gülsün de yarışmaya gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Hepsi birbirinden güzel çok sayıda eser geldi. Biz Kent Konseyi Yürütme Kurulu olarak bize ulaşan eserler arasından birinciyi seçmekte zorlandık. Ancak ikinci toplantıda karar verebildik. İfade ettiği ana fikre sadık kalarak küçük Hilalin eserini bilgisayar ortamında yeniden çizerek konseyimizin logosu olmasına karar verdik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, dereceye giren yavrularımızı da tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

 

 

 

SEKTÖRÜN EN BÜYÜK TEMSİLCİLER BİR ARADA

 

Sektörün En Büyük Temsilcisi Düzenlemelerle İlgili Bakan Demir ile Bir Araya Geldi.

 

16 bini aşan üye sayısıyla müteahhitlik sektörünün en büyük temsilcisi olan Birleşik İnşaat Müteahhitleri Federasyonu’nun (BİM-FED) Genel Başkanı Mustafa Şahin ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir ile sektörde yapılan düzenlemeleri konuştular.

 

Toplantıda; Yapı Denetim Kanun Tasarısı, Binalarda Enerji Performansı ile ilgili Yönetmelik ve İmar Kanunu ile müteahhitliğin tanımı konusunda yapılan düzenlemeler üzerine sohbet edildi.

 

Yapı denetim firmaları birinci dereceden sorumlu olacaklar

 

Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir ile BİM-FED Genel Başkanı Mustafa Şahin arasında geçen sohbetin ilk konusu hazırlanan Yapı Denetim Kanun Tasarısı oldu. Tasarının son haline getirilmesi ile ilgili olarak müteahhitlerin de görüşlerini almak istediklerini söyleyen Bakan Demir, “Çıkaracağımız kanun müteahhitleri birebir etkiliyor. Bu sebeple hazırlanan tasarıda müteahhitlerin görüşleri bizler için önemli. Daha önce olduğu gibi bu çalışmada da katkılarınızı bekliyorum” dedi. Bakan Demir, hazırlanan yeni Yapı Denetim Kanun Tasarısında önemli düzenlemeler olduğuna dikkat çekerek, “Müteahhitler, yapı denetim firmalarına para ödeyerek bunun karşılığında bir hizmet satın alıyorlar. Yapı denetimi konusunda hizmet sağlayan bu firmalar verdikleri yapı denetimi hizmetinde inşaatta kendileriyle ilgili konularda tüm sorumlulukları üstlenecekler” diye konuştu.

 

Bakan Mustafa Demir, sektör ile ilgili çalışma komisyonlarında müteahhitleri temsilen BİM-FED’in bir temsilcisinin de bulunmasını isteyerek sözlerini şöyle sürdürdü, “Müteahhitler ile ilgili önemli düzenlemeler yapacağız. Bunlardan biri de müteahhitleri belediye ile olan ruhsat işlerinden kurtarmak olacak. Yapılacak olan projelerin ruhsatları ile o projenin teknik sorumluları olan mimarlar ilgilenecekler. Sektörün kurumsallaşması ve AB ülkelerindeki standartlara ulaşması için ne gerekiyorsa yapacağız. Bunu yaparken de işin uygulamasında yer alan aktörleri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini alacağız. Bu bağlamda çalışma yapan ilgili çalışma komisyonlarımıza BİM-FED’in de bir temsilci ile katkıda bulunması önemli.”

 

Merkezi ısıtma zorunluluğu, daire sayısı 12 ve üzerinde olan konutlara uygulanacak

 

Toplantıda, 5 Aralık 2008 Tarihli ve 27075 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak 5 Aralık 2009 tarihi itibariyle geçerli olan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği de konuşuldu. Söz konusu yönetmelikle, yeni yapılacak binalarda; toplam kullanım alanının bin metrekareden büyük olması halinde merkezi ısıtma sistemi zorunluluğunun getirilmesi ile yaşanan sıkıntıları aktaran Birleşik İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Şahin, bu konunun özellikle gelir düzeyi düşük bölgelerde iş yapan müteahhitleri zora soktuğunu söyledi. Şahin, “Merkezi ısıtma zorunluluğunun bin metrekareyi geçen inşaatlarda zorunlu tutulması, gelir düzeyi düşük bölgelerde yatırım yapan meslektaşlarımızı olduğu gibi, bu bölgelerde konut alacaklar için de sorun olacaktır. Merkezi ısıtma için toplanan aidatları ödeyemeyecek binlerce insanımız var. Bizim teklifimiz, merkezi ısıtma sistemi yapma zorunluluğunun, belediye imar yönetmeliğine göre kapıcı dairesi yapma zorunluluğu olan 12 daire ve üstünde daire sayısına sahip konutlar sınırına çıkarılması. Bu yapılırsa zaten zor günler geçiren meslektaşlarımız, yaptıkları 8-10 daireden birini de kapıcı dairesi olarak ayırmak zorunda kalmayacaklardır.” diye konuştu.

 

Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir de ‘Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’ ile ilgili sıkıntıların farkında olduklarını ve bu konu ile ilgili müteahhitlerin sıkıntıları doğrultusunda ve gelir düzeyi düşük bölgelere göre düzenleme yapacaklarını söyledi. Konuyla ilgili olarak 12 daire ve üstü sınırının makul olacağını da belirten Bakan Demir, düzenlemenin bir an önce yapılması için talimat vereceğini söyledi.

 

Mesleğe tanım getiriliyor

 

Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir, özel yap-sat müteahhitliğini kayıt altına alacaklarını, 1 Ocak 2012 de yürürlüğe girecek kanunla, bakanlıktan belge almayan hiçbir vatandaşın, özel yapı alanında inşaat ruhsatı alamayacağını söyledi.

 

Sigorta ve vergi borcu olanların yeni bir inşaata başlayamayacağını da ifade eden Demir, artık Türkiye de, ruhsat proje ve eklerine yapı yapma kavramının 2012 yılının başında kaldırılacağını söyledi. Demir, imar tadilatına sıkı denetim geleceğini, inşaatlarda belgesiz usta çalıştırılamayacağını da kaydetti.

 

Bakan Mustafa Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi nde (TBMM) kabul edilen İmar Yasası ndaki düzenlemeyle yapısal alanda adeta bir Reform gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi.

 

Bakan Demir, “Yapacağımız değişiklikle müteahhit, mimar gibi çalışanlara bir standart getiriyoruz. Bunu yapmamızın nedeni, oluşan bir hata da nerede, hangisinin aksaklık yaptığını tespit edelim diye. Yeni müteahhitliğe girecek olanları da elektronik ortamda kayıt altına alacağız. Türkiye de özel müteahhitlik yapan ve kayıt altına alınmadık kimse olmayacak. Kayıt altına alınmayanlar ise 2012 yılından sonra müteahhitlik yapamayacak.” dedi.

 

BİM-FED Genel Başkanı Şahin de müteahhitlik mesleğinin kayıt altına alınmasının ve bu şekilde mesleğe bir tanım getirilerek mesleğe giriş kriterlerinin belirlenmesinin çok olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Şahin, “Belediyelerimiz ile görüşmelerimiz sonucu, belediyeler tarafından meslektaşlarımıza, ruhsat alırken bölgede faaliyet gösteren derneğimize üye olma zorunluluğu getirildi. Meslektaşlarımızı kayıt altına alarak istatistikî veri toplamayı ve meslektaşlarımız ile olan iletişimimizi güçlendirmeyi amaçladığımız bu sistemin bakanlık çapında uygulanacak olması mesleğimize saygınlık kazandırmak ve mesleğimizi hak ettiği noktaya taşımak için son derece önemli bir adımdır.” diye konuştu.

 

 

 

SİNCAN TEMELLİ ARASI OTOBÜS SEFERLERİ BAŞLADI

 

Sincan’ın ilçe merkezine en uzak mahallelerden biri olan Temelli’ye, otobüs seferleri başladı.

 

Sincan Belediyesi’nden verilen bilgiye göre, Sincan Merkez’den saat 06:15, 12:00 ve 17:30’da,  Temelli’den ise 07:00, 13:00 ve 18:30’da Sincan Merkez’e belediye otobüsleri hareket ediyor. Otobüslerin güzergahları ise şöyle: Sincan-Temelli güzergâhı,Sincan Lale Meydanı, Ankara Caddesi, Polatlı 2 Caddesi’nden sağa dönerek, Atatürk Caddesi, İstasyon Caddesi, Çevre Yolu ve Eskişehir Yolu. Temelli-Sincan güzergâhı ise, Eskişehir Yolu, Çevre Yolu, İstasyon Caddesi, Atatürk Caddesi, Ankara Caddesi ve Lale Meydanı.

 

Sincan Belediye Başkanı Doç.Dr. Mustafa Tuna, ulaşım açısından vatandaşların mağdur olmaması için gerekli başvuruları yaptıklarını dile getirerek “Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Melih Gökçek’in de desteğiyle, ilçemizde EGO ve halk otobüsleriyle ilgili gerekli düzenlemeler yapılacak”dedi.

 

 

 

AKYURT KENT KONSEYİ TOPLANDI

 

Akyurt Kent Konseyi Üçüncü Olağan Genel Kurulu Yapıldı.

 

Akyurt Kent Konseyi üçüncü olağan genel kurulunu, Yeşiltepe Mahallesinde bulunan Belediye Evi nde gerçekleştirdi.

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan toplantıda; hazırlanan gündem maddelerine göre komisyon raporları sırasıyla ele alınarak ilçenin sorunları ve çözüm yolları yeniden masaya yatırıldı.

 

Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş, Akyurt Kent Konseyi Başkanı Ertekin Şan, İlçenin resmi kurum amirleri, sivil toplum örgütleri temsilcileri, eğitimci ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda eğitim, sağlık, çevre, tarım gibi ilçenin temel sorunları masaya yatırıldı.

 

Katılımcılara ilgi ve desteklerinden dolayı çok teşekkür eden Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş “ İlçemiz için komisyonlar tarafından çok güzel öneriler gündeme getirildi. Bu önerilerin bir kısmı zaten belediyemizin projeleri arasında yer alan ve halen çalışmaları devam etmekte. Gündemimizde yer almayan önerileri de belediye meclisimizde görüşerek uygun gördüklerimiz gündemimize alarak bütçemiz dâhilinde öncelik sırasına göre sırasıyla hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.

 

 

 

ANKARA DA BARAJLAR TAM DOLDU

 

Başkent Ankara’da son yağışlarla birlikte 3 günde barajlardaki su rezervi 27 milyon metreküp arttı.

 

Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü nün yüzü yağan yağmurla gülmeye başladı. Türkiye de etkisini gösteren aşırı yağışlar sonucu dolan Çubuk 2 Barajı nın kapakları açılarak, su derelere verilmeye başlandı. Başkent, son 3 gün içinde etkili olan yağışlarla 1 aylık suya kavuştu.

 

Ankara nın bu sene su sıkıntısı olmayacağını belirten yetkililer, “Ankara da su rezervi 500 milyon metreküpü geçti. Çubuk 2 Barajı tamamıyla doldu. Gelen su derelere bırakılıyor” dedi. 1992 yılından bu yana en çok yağmurun 2009 yılında yağdığını ifade eden yetkililer, şunları söyledi: “2009 yılında Ankara nın barajlarına 622 milyon metreküp su geldi. Bu da 622 günlük su demek. Ankara nın bütün harcadıklarından sonra elinde 500 milyon metreküp suyu var. Ocak ayında 62 milyon metreküp su geldi. Geçen ay 49 milyon metreküp su geldi. 1992 yılından beri en çok su, 622 milyon metreküp su geldi. Çubuk 2 Barajı doldu, dışarı su verilmeye başlandı. Çamlıdere Barajı nda 10 milyon, bugün ise 12 milyon metreküp su geldi. 3 günde 27 milyon metreküp su gelmiştir” dedi.

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, yağışlardan dolayı baraj kapaklarının açıldığını, artık Ankara da su sıkıntısının tarihe karışacağını söyledi. Gökçek, yağışların barajların yüzünü güldürdüğünü belirterek, Ankaralılara hayırlı olması temennisinde bulundu.

 

 

 

ETİMESGUT’TA POLİS BASKINI

 

Başkent Ankara Polisi, kumar oynatarak zengin kişileri borçlandıran bir çeteye yardım ve yataklık yaptıkları iddiasıyla, Etimesgut Belediye Başkan Yardımcıları A.S. ve H.Y. ile Zabıta Müdürü A.İ.B.’u gözaltına aldı.

 

Polis bu 3 kişinin grubun işyerlerini kapatmayarak suça yardım edildiğini savunuyor.

 

ANKARA Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün geçtiğimiz günlerde yaptığı Demir 06 kod isimli bir operasyonla kumar oynatarak zengin kişileri borçlandıran, zorla senet imzalatan bir çeteyi “Kumar oynatmak, nitelikli dolandırıcılık, yağma, yaralama ve cinayet” suçlamalarıyla gözaltına aldı. Polisin Ankara Adliyesi’ne çıkardığı 6 çete üyesinin tutuklanmasının ardından da dün gece bu grubun kumar oynattığı yerleri kayırdığı, kapatmadığı ve menfaat sağladığı iddia edilen Etimesgut belediyesinden iki belediye başkan yardımcısı ile zabıta müdürünün de aralarında olduğu 6 kişi gözaltına alındı.

 

Ankara Emniyet Müdürlüğü, yaptığı soruşturma evrakında “asayiş uygulamalarında ceza kesilen kumar mekânlarına belediye tarafından işlem yapılmadığı, kağıt üzerinde para ceza kesildiği halde mühürlenmedikleri ve faaliyetlerine devam ettiklerini” iddia etti.

 

Gözaltındaki çete üyelerinin verdiği ifadelerin de etkili olduğu operasyonda, bu belediye görevlilerinin “Maddi menfaat karşılığı çeteye yardımda bulundukları” iddia ederek, Belediye Başkan Yardımcıları A.S. ve H.Y. ile Zabıta Müdürü A.İ.B.’un da aralarında bulunduğu 6 kişi sorgulandı. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bir gece tutulan zanlılar bugün Ankara Adliyesi’ne sevk edildi.

 

 

 

ASAN, ÇUBUK’TA İNCELEMELERDE BULUNDU

 

Ak Parti Ankara Milletvekili Doç. Dr. Aşkın Asan, Çubuk’ta İncelemelerde Bulundu.

 

AK Parti Ankara Milletvekili Doç. Dr. Aşkın Asan, ’’Avrupa Birliğinin(AB) kapısını tıklattığımız bu gülerde biz her yönden eğitimde çıtayı yükseltmek istiyoruz ve bu nedenle de dezavantajlı bölgelerde örgün eğitim dışında kalmış kadınların mesleki eğitime kazandırılması projesini başlattık’’dedi.

 

Asan, ‘Dezavantajlı Bölgelerde Örgün Eğitim Dışında Kalmış Kadınların Mesleki Eğitime Kazandırılması’ projesi çalışmaları için geldiği Ankara nın Çubuk ilçesinde, vatandaşları proje hakkında bilgilendirdi. Daha sonra Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden’i de makamında ziyaret eden Asan, proje hakkında bilgi verdi. Bu projenin okuma yazma kursu ve meslek edindirme kursu olmadığını ifade eden Asan, projenin dezavantajlı bölgelerde örgün eğitim dışında kalmış kadınların meslek lisesi mezunu sahibi yapma projesi olduğunu söyledi.  Her alanda olduğu gibi eğitim alanında da  çıtayı yükseltmek istediklerini kaydeden Asan,’’Bu günlerde  AB kapısını tıklıyoruz, kapıyı tıklarken de birçok alanda vatandaşlarımızın mesleki yeterlilik sahibi olması ve eğitimli olması gerekiyor. Biz şimdi bunun alt yapısını kuvvetlendirmeye çalışıyoruz. Pilot bölge olarak Ankara’nın 9 ilçesini seçtik. Projenin fikir annesi benim, ancak tabi ki sadece proje ile olmuyor. Buna destek olmak gerekiyor. Projeye Çubuk Belediye Başkanımız Lokman Özden, Ak Parti Çubuk İlçe Başkanı Dr. Tuncay Acehan ve  Çubuk Ak Parti kadın kolları çok büyük destek oldular. Kapı kapı dolaşarak hedef kitleyi tespit ettiler’’dedi.

 

Projenin Çubukluları heyecanlandırdığını gördüklerini vurgulayan Asan, ’’İnsanlarımız bilgiye susamışlar.  Ankara’nın 9 ilçesinden toplam 460 müracaat var bunun 270’i Çubuk’tan. 65 yaşında katılmak isteyenler var. Bu nedenle projede Çubuk çok farklı bir konumda ve bu anlamda Çubuk tüm Türkiye’ye örnek olacak. Ayrıca sadece Çubuk’ta kadınlarla birlikte erkekleri de bu proje kapsamına aldık. Kadınların eşleri bizde bu eğitimi almak istiyoruz dediler. Bizde olur dedik ve eşleri ile birlikte eğitim alacaklar’’diyen Asan, projeye katılmak isteyen hevesli kadınların tüm ihtiyaçlarının düşünüldüğünü, servislerle eğitimin yapılacağı okullara taşınarak, bir öğün öğle yemekleri verileceğini ve mesleki eğitimin verileceği okullarda, çocuklar için kreşte bulunacağını söyledi.

 

Mesleki bölümleri seçerken çok dikkatli davrandıklarını kaydeden Asan, yetişmiş eleman ihtiyacı olan mesleklere yönelik bölümler açacaklarını söyledi.

 

Çubuk’u çok sevdiklerini ve bu nedenle de çok sıklıkla ilçeye geldiklerini ifade eden Asan, Belediye Başkanı Lokman Özden’in de çok aktif, çalışmayı seven bir belediye başkanı olduğunu söyledi.  Türkiye genelinde belediyelerde yaşanan sıkıntıların kaynağında geçmişte verilen yanlış kararların ve yanlış projelerin yattığını belirten Asan, ancak Çubuk’un çalışkan ve aktif bir belediye başkanı olması nedeniyle avantajlı olduğunu sözlerine ekledi.

 

Ziyaretlerinde Asan’a, Belediye Başkan Lokman Özden, AK Parti İlçe Başkanı Dr. Tuncay Acehan, AK Parti Belediye Meclis Üyeleri, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Meral Kayan ve diğer partililer eşlik etti.

 

 

 

İŞSİZLERE MÜTHİŞ İMKAN

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çubuk Belediyesi ve diğer 24 ilçe belediyesi protokol imzaladı.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çubuk Belediyesi ve diğer 24 ilçe belediyesi arasında imzalanan protokol sayesinde işsizler belediyelere başvuru yapabilecek.

 

İş arayanların ve işverenlerin kendilerine en yakın yerlerden istihdam hizmeti alabilmelerini içeren protokol, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Konferans Salonu nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Çubuk Belediyesi ve diğer 24 belediye başkanının katılımı ile imzalandı. Bakan Dinçer, konuşmasında kamu yönetimi reformu anlayışı çerçevesinde yeni bir uygulamaya adım attıklarını belirterek, göreve başladığı andan itibaren kamu yönetimi reformu çerçevesinde vatandaşın öne çıkarıldığı ve vatandaşa hizmetin esas alındığı bir yaklaşımı ilke edindiklerini söyledi. Dinçer, “Hizmeti vatandaşın ayağına götürmek, bürokrasiyi azaltmak, e-devlet uygulamalarına öncelik vermek, mümkün olduğunca vatandaşın kendi başına işleri yapabileceği demokratikleşme sürecini artırmak, bilahare de güler yüzlü hizmet sunacağız” dedi.

 

İmzalanan protokolün hizmeti vatandaşın ayağına götürme çalışmasının bir parçası olduğunu söyleyen Bakan Dinçer, bakanlık bünyesinde bu yönde birçok adım attıklarını, emeklilik işlemlerini hızlandırdıklarını, sosyal güvenlik merkezlerini yaygınlaştırdıklarını, emekli aylıklarını evden de ödemeye başladıklarını ve bürokratik işlemleri azalttıklarını dile getirdi. Bu hizmetleri internet ortamından da sunduklarını ifade eden Dinçer, geçen yıl 1 milyon 89 bin başvuru aldıklarını, bunların 796 bin 59 unun internet ortamından geldiğini bildirdi.

 

Belediyelerle yapılacak protokolün hizmetlerini daha etkin hale getireceğini vurgulayan Dinçer, şunları kaydetti: Bu hizmetle birlikte işçilerimiz veya işsizlerimiz doğrudan doğruya size gelecekler. Zaten bizden çok size geliyorlardı. Biz bunun farkındayız. Yerel yönetici olmanız hasebiyle çoğu kere işsizlerin iş talebini size yaptıklarını biliyorum. Halbuki, biz kurumsal olarak iş bulma çalışması yapıyor olmamıza rağmen, çoğu kere size ulaşıp talepte bulunabiliyorlar. Bundan sonra bu tür taleplerin gelmesi ve iş bulunması durumunda bunlar bizim kayıtlarımıza girecek” dedi.

 

 

 

GÖKÇEK: “BU MÜTHİŞ BİR İMKAN”

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de, İŞKUR la işbirliği yapmaktan memnun olduklarını söyledi. İŞKUR la belediyelerin yapacağı mesleki eğitim çalışmalarında katılımcılara günlük 15 lira yevmiye verileceğini dile getiren Gökçek, yerel yönetimlerin sunduğu hizmetlerin çeşitlendirilmesi ve güçlendirilmesi yönünde önemli bir adım atıldığını söyledi.

 

Devrim sayılabilecek uygulama için Ankaralılar ve işsizler ordusu adına Bakan Dinçer e şükranlarını sunduğunu söyleyen Gökçek, şöyle konuştu: “Bu müthiş bir imkan. Bizim biliyorsunuz Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yılda 10 bin kişiye verdiğimiz BELTEK kursları var. Biz bunun için sembolik olarak 50 lira alıyoruz, sonunda da iade ediyorduk senet olarak. Artık üste para verileceği için ona da gerek kalmayacak. Vatandaşlarımız bu işbirliğine çok rahatlıkla gelebilecekler, meslek sahibi olabilecekler. Arkasından da işbirliğiyle iş sahibi olabilecekler. Bu işbirliğinin çok faydalı olacağına inanıyorum dedi.

 

 

 

GÖKÇEK’TEN SEÇİM HAZIRLIĞI

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, AK Parti li 18 ilçe belediye başkanı ile bir araya geldi.

 

Gökçek, belediye başkanları ile istişare yaparak, genel seçimlere hazır olmalarını istedi.

 

2011 yılı Temmuz ayında yapılacak genel seçimler öncesi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, AK Parti li 18 ilçe ve belde belediye başkanları ile belediye binasında bir araya geldi. Toplantıya Çubuk, Mamak, Altındağ, Keçiören, Kazan, Şereflikoçhisar, Sincan, Elmadağ, Çamlıdere, Bala, Akyurt, Güdül, Haymana, Polatlı, Nallıhan ilçeleri ile bazı belde belediye başkanlarının yanı sıra AK Parti Ankara İl Başkanı Murat Alparslan da katıldı. 3 saat süren toplantıda Gökçek, belediye başkanlarından seçimlere 18 ay kala bütün hazırlıkları tamamlamasını isteyerek, seçim stratejilerini konuştu. Gökçek, belediye başkanlarından Ankara nın başkent olmasından dolayı geçen seçimlere oranla daha fazla oy kazanmak amacıyla çalışmalarını ve bütün projeleri hazır bulundurmalarını istedi. Gökçek, hangi çalışmaların yapılabileceği yönünde de bilgiler aldı. Gökçek in, belediye başkanlarına çağrıda bulunarak, “Yaptığımız hizmetleri vatandaşlarımıza çok iyi anlatmalıyız. Başbakan Erdoğan ın dış politikada yaptığı başarılı çalışmaları Ankaralılara çok iyi anlatmalıyız” dediği öğrenildi. Gökçek, ayrıca belediye başkanlarının sorunlarını dinleyerek, yapacağı çalışmaları anlattı.

 

AK Parti Ankara İl Başkanı Alparslan ise, ilçe belediye başkanlarının sorunlarını AK Parti Genel Merkezi ne ileteceklerini anlatarak, Ankara nın seçimlere hazır olması için bütün hazırlıkların yapılmasını istedi.

 

 

 

SİNCAN’DA İŞKUR HİZMETLERİNE BAŞLANDI

 

Sincan Belediyesi beyaz masa, İşkur irtibat noktasına dönüştü.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in katılımıyla imzalanan protokol çerçevesinde Ankara’daki tüm ilçe belediyeleri işkur büroları gibi başvuru kabul edebilecek. Bu kapsamda Sincan Belediyesi de alt yapısını tamamlayarak hizmete hazır hale geldi.

 

Belediyelerin aynı zamanda işkur irtibat noktalarına dönüşme projesi kapsamında en büyük adım bugün Bakanlık toplantı salonunda atıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih GÖKÇEK ve ilçe belediye başkanları protokole imza attı.

 

Protokol kapsamında, İşkur veritabanına kayıt olmak yada, Mesleki İstihdam kurslarından ve işsizlik ödeneğinden yararlanmak isteyen vatandaşlar belediyelere başvurabilecek. Sincan Belediyesi de günler öncesinden başlattığı çalışmalar doğrultusunda Beyaz Masa biriminde gerekli altyapıyı tamamladı. Bundan böyle internete girme imkânı olmayan, İşkur’a internetten başvuru yapamayan vatandaşlar Sincan Belediyesi Beyaz Masa’dan bu başvurularını yapabilecek.

 

Protokol töreninde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, artık belediyeler aracılığıyla İŞKUR hizmetlerinin vatandaşın ayağına götürüleceğini söyledi.

 

Dinçer, belediye başkanlarına hitaben şunları ifade etti: Sizlerle yaptığımız çalışmayla hizmeti vatandaşın ayağına götürmeyi hedefliyoruz. Sizlere teşekkür ediyorum. Çünkü burada kritik nokta sizsiniz. Her ne kadar fikrini, projesini ortaya koymak bize ait olsa da uygulaması size ait olacak. Protokolün, hizmetlerini daha etkin hale getireceğini de vurgulayan Dinçer: Bu hizmetle birlikte işçilerimiz veya işsizlerimiz doğrudan doğruya size gelecekler. Zaten bizden çok size geliyorlardı. Biz bunun farkındayız. Yerel yönetici olmanız hasebiyle çoğu kere işsizlerin iş talebini size yaptıklarını biliyorum. Hâlbuki biz kurumsal olarak iş bulma çalışması yapıyor olmamıza rağmen, çoğu kere size ulaşıp talepte bulunabiliyorlar. Bundan sonra bu tür taleplerin gelmesi ve iş bulunması durumunda bunlar bizim kayıtlarımıza girecek. Dedi.

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de, Yerel yönetimlerin sunduğu hizmetlerin çeşitlendirilmesi ve güçlendirilmesi yönünde önemli bir adım atıldığını vurgulayarak devrim sayılabilecek uygulama için Ankaralılar ve işsizler ordusu adına Bakan Dinçer e şükranlarını sunduğunu ifade etti. Belediyelerin imkânlarının İŞKUR la mukayese edildiğinde çok fazla olduğuna işaret eden Gökçek, bu işbirliğiyle işsizlikle mücadele konusunda çok ciddi adım atılacağını ifade etti.

 

Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna ise, bundan böyle Sincanlıların İşkur başvuruları için bölge müdürlüklerine kadar gitmek zorunda kalmayacaklarını hatırlatarak, internet imkanı olmayan vatandaşların başvurularını Beyaz masaya bugünden itibaren yapabileceklerini söyledi.

 

Konuşmaların ardından protokol Bakan Dinçer ve toplantıya katılan Ankara daki belediye başkanları tarafından imzalandı.

 

 

 

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE BÜYÜK BİRLEŞME

 

İnşaat sektörünün üç büyük federasyonu güçlerini birleştirme kararı aldılar.

 

Birleşik İnşaat Müteahhitleri Federasyonu (BİM-FED) Toplantı Salonu’nda yapılan programda, Anadolu Yapım Müteahhitleri Federasyonu (AYMF), Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu (TMF) ve Birleşik İnşaat Müteahhitleri Federasyonu’nun katılımlarıyla gerçekleşen toplantıda, üç federasyonun ortak kararıyla inşaat sektörünün sorunlarına çözüm getirmek için birleşme kararı alınmış, konfederasyon ve oda kurulması yönünde komisyon kurularak çalışmaların başlatılmasına karar verildi.

 

 

 

AKSİYON, BİR MİLYONU AŞTI

 

Ankara haberleri yapan Ankara Aksiyon haber sitemiz google arama motorunda bir milyonu aşarak okuyucularının dikkatini çekmeyi başardı.

 

Dünyanın en büyük arama motoru olan (google) www.guncelankara.com haber sitemiz bir milyon dan daha fazla kez tıklanarak, bize bir milyondan daha fazla insana ulaştığımız bilgisini verdi.

 

Ankara merkezli olan sitemiz başkent haberleri yaparak tüm Ankaralıları haberdar ediyor. 2007’de kurduğumuz ve “Haberi Uzmanından Takip Edin” sloganı ile haber yapan sitemiz sizlerle tam 3 yıldır en doğru en sıcak haberleri sunmanın mutluluğunu yaşatıyor.

 

www.guncelankara.com merkezli olan haber sitemizin birde www.cubukaksiyon.com olarak Çubuk İlçe şube sitesi vardır.

 

Bundan sonrada yine gerçek doğru ve güzel haberleri okuyucularımıza sunmak için ekibimiz ile elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

 

Haberlerde bizi tercih ettiğiniz için siz değerli okuyucularımıza sonsuz teşekkür ederiz. Sizinle nice yıllara…

 

 

 

CEP TELEFONUNA DİKKAT

 

Amerika Birleşik Devletleri ABD de yayınlanan GQ dergisi cep telefonu kanser ilişkisi dosyasını açtı.

 

Dergiye göre 1992 den bu yana ABD ve dünyanın finans kalbi Wall Street in saatlerce cep telefonuyla konuşan çalışanlarında beyin tümörü patlaması yaşanıyor.

 

Dünyaca ünlü Amerikan dergisi GQ, son sayısında cep telefonunun kanserle ilişkisini masaya yatırdı. Üreticilerin sigaranın ilk üretilmeye başlandığı yıllarda kanserojen etkisini gösteren araştırmaları nasıl engellediklerini hatırlatan dergi, cep telefonunun da en az sigara kadar zararlı olduğunu ortaya koyan onlarca araştırma bulunduğunu, ancak cep telefonu firmalarının milyonlarca dolar harcayarak bu araştırmaların hasıraltı edilmesini sağladıklarını yazdı. GQ, cep telefonunun beyinde tümör oluşumuna sebep olduğuna yönelik iddiaların son dönemde ülkenin ünlü finans merkezi Wall Street te yaşanan gelişmelerle gözle görülür şekilde kanıtlanmaya başladığını da belirtti.

 

Borsa koridorları panik içinde Bilim dünyasının bu alandaki araştırmalarında en önemli sorunun cep telefonunun henüz hayatımızda çok yeni bir teknoloji olması. Bu nedenle uzun dönemli etkilerini inceleme fırsatı henüz elde değil. Ancak birçok uzmana göre cep telefonları bundan 20-30 yıl sonra bir “kanser salgınına” yol açacak kadar önemli bir tehlike oluşturuyor. Bu anlamda bilim dünyasının önündeki en önemli örneklerden biri Amerikan borsasında (Wall Street) çalışan brokerlar… Brokerlar, 1992 yılından bu yana çok yoğun bir şekilde bazen saatlerce cep telefonu kullanıyorlar ve uzun süreli kullanımın etkilerini görmek açısından çok önemli bir örnek teşkil ediyorlar. İşini kaybetme korkusu nedeniyle GQ dergisine gerçek adını vermeden konuşan “Jim” takma adlı bir Wall Street çalışanı kendisinin de bu yoğun cep telefonu kullanan kişiler arasında olduğunu belirterek şunları anlattı: “1992 den bu yana cep telefonu kullanıyoruz ve telefonu dayadığım sağ kulağımın hemen üstünde bir tümör çok yakın bir zamanda oluştu. Benimle aynı şirkette çalışan 4-5 arkadaşımın da beyninde tümör çıktı. Hatta birkaç arkadaşımızı da bu hastalığa kurban verdik. Doktorlar kurtulma şansımın yüzde 70 olduğunu belirtiyor. Uzmanlarla görüştüğümde bana son dönemde bu tür tümör vakalarının sıklığının gözle görülür şekilde arttığını söylediler. Özellikle genç iş adamları arasında bu trende rastlanmasının şaşırtıcı olduğunu belirttiler. Wall Street koridorlarında artık herkes bu soruyu sormaya başladı. Bankacılar arasında cep telefonunun tümör yaptığına ilişkin şüphe yüksek sesle dile getiriliyor. ” Cep çiler örtmek için para saçıyor.

 

Yine GQ ya bilgi veren Washington Üniversitesi nden Henry Lai adlı bilim adamı 1990 yılında cep telefonunun kullandığı frekanstaki elektromanyetik dalgaların DNA ların yapısını değiştirdiğini, DNA sarmallarında kopmalara sebep olduğunu gösteren bir araştırma yayınladığını belirtti. Lai ye göre cep telefonu endüstrisi, 20 yıldır bu araştırmanın etkilerini ortadan kaldırmak için yüzlerce araştırmanı fonlamayı sürdürüyor. Lai ise cep telefonu şirketleri tarafından finanse edilen araştırmaların 350 sini incelediğinde bunların sadece yüzde 25 inin cebin zararlı etkilerini ortaya koyduğunu, bağımsız araştırmalarda ise bu oranın yüzde 75 olduğunu ortaya çıkardı.

 

Dünya Sağlık Örgütü nde kablosuz iletişim konusunda sağlık araştırmaları yapan kişilerin de cep telefonu endüstrisi tarafından yüzbinlerce dolarlık fonlarla ödüllendirildikleri dokümanlar Microwave News adlı dergi tarafından ortaya çıkarıldı.

 

İşte kritik araştırmalar GQ, 3 tam sayfa ayırdığı haberinde haberinde şu ana kadar cep telefonunun zararlarını açık bir şekilde ortaya koyan araştırmaları da yayınladı:

 

– Uluslararası Kanser araştırmaları Enstitütü 2008 Interphone araştırması: 10 yıllık cep telefonu kullanımı sonucunda özellikle cep telefonunun dayandığı kulağın bulunduğu bölgede ve beynin o babölgedeki yarısında tümör oluşum riski yüzde 40 artıyor.

 

– 2009 da İsveç te yapılan bir araştırma: 20 yaşından önce cep telefonu kullanmaya başlayan kişilerde beyin tümörü oluşumu riski 5 kat daha fazla.

 

– Bir başka Interphone araştırması: Sık ve uzun süreli cep telefonu kullanımıyla beyindeki akustik neuroma adlı bir tümörün oluşum riski yüzde 300 artıyor.

 

Çantada taşıyın, mutlaka kulaklık kullanın Pittsburgh Üniversitesi Kanser Enstitüsü bilim adamları cep telefonunun vereceği zararlardan korunmanın 10 yolunu şöyle açıkladı:

 

1- Çocukları uzak tutun: Çok acil durumlar dışında cep telefonu kullanmasına izin vermeyin. Çocuk beynine elektromanyetik dalgaların girişi çok daha kolaydır. Bu dalganın etkileri çocuklarda çok daha etkin hissedilir.

 

2- Kulaklık kullanın: Konuşurken vücudunuzdan uzak tutun. 0.9 metre uzak tutulan bir telefondan yayılan elektromanyetik dalga 50 kat daha düşüktür. Mümkün olduğunca kulaklıkla kullanın.

 

3- Toplu Ulaşımda Kullanmayın: Toplu taşıma araçlarında cep telefonu kullanıp başkalarına da zarar vermeyin.

 

4-Çantada taşıyın: Telefonu üzerinizde taşımayın. Yatarken yanınıza koymayın ve mutlaka kapatın.

 

5- Tuş takımı dışarıya baksın: Üzerinizde taşıyacaksanız tuş takımının bulunduğu taraf dışarı baksın. Böylece dalgaların vücudunuza değil dışarı doğru yayılmasını sağlarsınız.

 

6- Kısa konuşun: Cep telefonunun etkisi kullanıldığı süreye bağlı olarak değişir. Konuşmalarınızın birkaç dakikayı geçmemesine özen gösterin.

 

7- Sürekli kulağınızı değiştirin: Cep telefonuyla konuşurken sık sık kulağınızı değiştirin. Karşı taraf açmadan telefonu kulağınıza götürmeyin.

 

8- Hızla hareket ederken kullanmayın: Sinyal seviyesi düşük olduğunda telefonla konuşmayın. Yüksek hızda arabada ya da trende giderken telefon baz istasyonlarını yakalamak için daha çok dalga yayacağı için telefonla konuşmayın.

 

9- SMS kullanın: Mümkün olduğunca SMS ile haberleşmeye çalışın.

 

10 – SAR oranına dikkat: SAR (Elektromanyetik dalga birimi) seviyesi düşük bir cep telefonu alın.

 

 

 

GDO’ YA HAYIR

 

Ankara Tekstilciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aktan GDO’lu ürünler hakkında çarpıcı açıklamalar da bulundu.

 

Aktan; “İnsanlar sadece gıda da GDO’lu ürünlerin varlığından haberdar. Aslında insan genetiğine en az gıda ürünleri kadar zarar verecek tekstil ürünlerin hammaddesinde analiz etmek lazım. Başta kumaş ip ve yan sanayi ürünlerinin içeriğini ne üretici nede tüketici bilebilir. Ondandır ki bu doğal dengeyi bozan genetik terörüne karşı araştırmacılar tarafından insanların aydınlatılması gerekmektedir. Hatta engellenebiliyorsa ülkemize bile sokmamak gerek. Yıllardır dost olmayan ülkeler tarafından her dönem temelinde büyük rant tacirlerinin olduğu kişiler tarafından ülkemizde haberler çıkartılmaktadır. Bir zamanlar deli dana kuş gribi öldürücü kene domuz gribi zararlı unsurların ülkemizde faaliyet göstermesi sağlanmıştır. Çok ilginçtir ki önce hastalık geliyor aradan zaman geçmeden tedavisi için gereken çözümler üretiliyor. Yani kısaca ülkemizde tehlikeli oyunlar oynanıyor. Biz tekstilciler bu gidişe dur diyoruz” şeklinde konuştu.

 

 

 

AKYURT TA ALTYAPI DİKKAT ÇEKTİ

 

Ankara’nın Akyurt ilçesinde Büyük Anadolu Otelinde yapılan alt yapı sorunları hakkındaki toplantıyla ilçenin altyapısı yeniden masaya yatırıldı.

 

Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş, Başkan Yardımcısı İlhan Şener, ASKI Genel Müdürü Kamil Kılıç, ilçedeki tüm muhtarlar ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıyla bölgenin sorunları ve ASKİ tarafından yapılacak yatırımlar ele alındı.

 

Tüm köy ve mahallelerin sorunlarının birer birer ele alındığı toplantıda; ASKİ tarafından Akyurt’a Bölge Müdürlüğü kurulacağını, Aski’nin mahallelerde çalışmalarını tamamlamasının öncelikli şartının da bu mahallelerdeki imarların çalışmalarının tamamlanmasına bağlı olduğunu belirten ASKİ Genel Müdürü Kamil Kılıç “Yeni bağlanan mahallelerdeki en büyük sorun; yüksek kesimlere suyun çıkmaması. Muhtarlarımız tarafından tüm konutlara sayaç takılması sağlanırsa içme suyunun bahçe sulamada kullanılmasının önüne geçilirek ve bu sorun ortadan kalkar.” dedi. ASKİ’nin ilçeye gösterdiği ilgi ve yaptığı yatırımlar için teşekkür eden Başkan Ayantaş “Muhtarlarımız kendi üzerlerine düşen görevleri yerine getirerek taleplerinin takipçisi olurlarsa işleri daha süratli bir biçimde tamamlanır” şeklinde konuşarak tüm katılımcılara toplantıya gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür etti.

 

 

 

ANKARA DA DEPREM KORKUTTU

 

Ankara da Akyurt ilçesinde meydana gelen ve gece saatlerinde Righter ölçeğine 4.1 büyüklüğünde deprem, Ankara’yı korkuttu.

 

Ankara nın Akyurt ve Elmadağ ilçelerinde meydana gelen 4.1 ve 3.0 büyüklüğündeki depremler nedeniyle, ilçelerde kısa süreli panik yaşandı. Deprem nedeniyle Akyurt ilçesinde bazı vatandaşlar evlerinden dışarı çıktılar.

 

Ankara nın Akyurt ilçesinde saat 02.35 sıralarında derinliği 6.5 kilometre olan 4.1 şiddetinde bir deprem meydana geldi.

 

Deprem nedeniyle ilçede kısa süreli panik yaşanırken, bazı vatandaşların evlerinden dışarı çıktıkları gözlendi. Yetkililerden alınan bilgiye göre, deprem nedeniyle herhangi can ve mal kaybı meydana gelmezken, Akyurt taki depremin hemen ardından saat 03.00 sıralarında Ankara nın Elmadağ ilçesinde 3.0 şiddetinde ikinci bir deprem daha meydana geldi.

 

Her iki deprem de çevre ilçe ve kent merkezinde hissedilirken, evlerinden dışarı çıkan bazı vatandaşlar, deprem sırasında ayakta olduklarını ve evdeki eşyaların büyük bir gürültüyle salladığını söylediler. Depremin ardından dışarı çıktıklarını belirten vatandaşlar, apartmanda oturan bazı vatandaşların korkuyla dışarı çıktığını bildirdiler.

 

 

 

SİNCAN ZABITASI GÖZ AÇTIRMIYOR

 

Sincan Belediyesi zabıta ekipleri, vatandaşların daha rahat ve güvenli bir ortamda yaşayabilmesi için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

 

Bu kapsamda; caddelerde, peron giriş çıkışlarında, Cami önleri, parklar ve kaldırımlarda, duygu sömürüsü yaparak dilenen ve yan kesicilik yapan aylık ortalama 200 dilenci yakalanarak, haklarında yasal işlem yapılıyor.

 

Vatandaşlardan dilencilere para verilmemesini isteyen Zabıta Müdürü İhsan DUMAN; “Dini duyguları istismar ederek, fiziki yapısı sağlam olup kendisini özürlü gibi göstererek, sahte rapor ve reçetelerle yardım isteyen dilencilere yönelik operasyonlarımız aralıksız devam edecektir. Ekiplerimiz tarafından alınan bu kişiler Müdürlüğümüze getirilerek üst aramaları yapılıyor ve yakaladığımız şahıslara 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 33. maddesine göre işlem yapıldıktan sonra ilçe dışına çıkarılıyor. Vatandaşlarımızın bu kişilere yardım yapmamalarını istiyoruz. İlçemize sürekli göç olması sebebiyle bu tür dilencilerde çoğalmaktadır. Bu kişilerle mücadelede vatandaşlarımızdan destek bekliyoruz, bu tür kişileri gördüklerinde Zabıta Müdürlüğümüze telefona bildirmelerini istiyoruz” dedi.

 

 

 

CEMRE DÜŞTÜ, HAVALAR ISINDI

 

Yurt genelinde cemre ilk olarak havaya düştü ve yavaş yavaş havaların ısındığı müjdesini verdi.

 

Kelime olarak kor halindeki ateş anlamını taşıyan ve üç aşama halinde gerçekleşen cemrenin ilki havaya düştü. Baharın müjdecisi olarak bilinen ve birer hafta aralıklarla havaya, suya ve toprağa düştüğüne inanılan cemrenin ilki havaya düştü.

 

Meteroloji yetkililerinden alınan bilgilere göre, öğleden önce 8 derece olan hava sıcaklığının hafta sonuna kadar 19 dereceye kadar çıkmasının tahmin edildiği bildirdi. Yetkililer, hava sıcaklığının geceleri 0 dereceye kadar düşmesi nedeniyle don olayının meydana geleceğini, özellikle seracılıkla uğraşanların daha dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği yönünde uyarıyor.

 

CEMRE: BAHARIN MÜJDECİSİ

 

Cemreler, havaların ısınmaya başladığının ve kışın soğuk günlerini arkada bırakmak üzere olduğumuzun müjdecisi olarak kabul ediliyor.

 

Eskilerin 365 günlük yılı Kasım 179 ve Hızır 186 olarak ikiye ayırdığı belirtiliyor. Yılın Kasım kısmının yani kış devresinin 8 Kasım da başladığına ve 6 Mayıs a kadar sürdüğüne inanılıyor. 6 Mayıs ta da Hıdırellez ile birlikte yaz devresi, Hızır günlerinin başladığı kaydediliyor. Kasımın 46 sında, kırk gün anlamına gelen erbain , 86 sında da elli gün anlamına gelen hamsin in girdiğine inanılıyor. Böylece kışın en soğuk zamanları sayılan 90 günlük süre geride bırakıldığı ifade ediliyor. Kasım günlerinin ortasını geçip yüz gün arkada kalınca halk arasında zorlu kış günlerini arkada bırakmanın sevincinin yaşandığı belirtiliyor.

 

 

 

İÇİŞLERİ BAKANI SERT ÇIKTI

 

İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın geçtiğimiz Mayıs ayında “Büyükşehir Belediye Başkanımızı ve Ankara Valisini göreve davet ediyorum. Yoksa ben gereğini yaparım” diyerek ültimatom verdiği oto galerilerin taşınması konusunda ilk somut adım atıldı.

 

İÇİŞLERİ Bakanı Beşir Atalay’ın geçtiğimiz Mayıs ayında “Büyükşehir Belediye Başkanımızı ve Ankara Valisi’ni göreve davet ediyorum. Yoksa ben gereğini yaparım” diyerek ültimatom verdiği oto galerilerin şehir dışına taşınması konusunda ilk somut adım atıldı.

 

Bakan Atalay başkanlığında yapılan, Vali Kemal Önal, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ve oto galerilerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda Başkent’in en önemli sorunlarının başında gelen oto galerileri konusunda karar alındı. Başkent’teki binek otomobil ve minibüs satışlarının yapılacağı yer olarak Esenboğa Yolu Çubuk ayrımının solundaki alan belirlenirken, inşaatın hemen başlaması kararlaştırıldı. Toplam 1.5 içinde bitirilmesi planlanan Çubuk’taki yeni oto satış yerine 300 oto galerici taşınacak.

 

Çubuk Yolu ayrımına yapılacak

 

Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek şunları söyledi: “Oto galerilerinin Ankara dışına çıkarılması için başta İçişleri Bakanı olmak üzere galericilerle üst üste dört kez toplantı yaptık. Bu toplantılar neticesinde en uygun yer olarak Esenboğa Yolu’ndan Çubuk’a dönüşteki araziye binek otoların ve minibüslerin satılacağı oto galerilerin yapılması kararı alındı.

 

İnşaatı TOKİ yapacak, çünkü arazi TOKİ’ye ait. Bir miktar arazi de Sağlık Bakanlığı’na ait. Sağlık Bakanlığı’nın arazileri de TOKİ tarafından alınacak. Ardından TOKİ, belediye ve oto galericiler üçlü bir organizasyonla projeyi tamamlayacak. İnşaatlara hemen başlanacak, 1.5 yıl içerisine de oto galerileri şehir dışına tanışacak. Çubuk ayrımındaki alana binek otomobil satışı yapan 300 oto galerinin taşınması planlanıyor.”

 

Gölbaşı’nda oto galeriler için yapılan çalışmayla ilgili de bilgi veren Gökçek, “Öbür tarafta kamyon, otobüs ve TIR’larla ilgili çalışma yapılacak” dedi.

 

 

 

TEMİZLİK HİZMETLERİNDE YENİ BİR DÖNEM

 

Modern ve çağdaş şehircilik anlayışı ile her geçen gün daha da gelişen ve günden güne çehresi değişen Sincan, 21. yüzyıla kendini hazırlamaya devam ediyor.

 

Bu çerçevede; Sincan’da Temizlik işlerinin daha düzenli ve verimli hale getirilmesi için hizmet alımı yoluna gidildi. Yapılan ihale sonucu temizlik işleri çalışmaları daha ekonomik şekilde yürütülecek.

 

Şirket temizlik hizmetlerini 25’i çöp kamyonu, 5’i yol süpürme makinesi olmak üzere 39 yeni araç ve 270 işçiyle yürütecek.

 

TEMİZLENMEYEN CADDE, GİRİLMEYEN SOKAK KALMAYACAK…

 

Sincan’da Cadde ve sokak temizliği için ivedilikle birde çalışma takvimi hazırlandı. Bunun yanı sıra 15 kişilik bir ekipte Sincan’da bulunan boş arazileri gezerek buraların temizlik işlerini yapmaya başladı.

 

2010 yılının şubat ayı itibariyle ihaleyi alan firma tarafından çarşı merkezinde ve diğer alanlarda temizliğe başlandığını kaydeden Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, Sincan da temizlik kalitesini daha da artırmak için böyle bir uygulama başlattıklarını belirtti. Tuna; bundan böyle her bölgede ekipler görev yapacak. Sincan’ın içinde bulunan park, bahçe, yeşil alanlar ile cadde ve sokaklarda sürekli çevre temizliği yapılacak. Belediyenin temizlik hizmetlerindeki kalite her geçen gün artacak dedi.

 

Başkan Tuna, Sincan hepimizin diyerek, vatandaşlardan da çevre temizliği konusunda destek istedi.

 

 

 

İÇ ANADOLU YEMEKLERİ YARIŞTI

 

Anadolu nun Lezzetleri Yarışmasında Eskişehir Üstünlüğü Yaşandı.

 

Mamak Belediye Başkanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen İç Anadolu Yemek Yarışması sonuçlandı. 13 İl Derneği katıldığı Yarışmada, Eskişehir 2 Dalda birinci olarak Anadolu’nun Lezzetlerinde ödülleri topladı.

 

İç Anadolu ya özgü bir birinden güzel leziz yemekler yarıştı. Mamak Belediyesi ve Mamak Dayanışma Merkezi işbirliğiyle Abidinpaşa Lale Restoran da düzenlenen İç Anadolu Yemek Yaşması’nda katılımcılar, hünerlerini sergiledi. Yarışmada Eskişehir, 2 dalda birinci oldu. Birbirinden lezzetli İç Anadolu ya özgü yöresel yemeklerin görücüye çıktığı yarışma 4 kategoride yapıldı. Jüri üyeleri yemekler arasından seçim yapmakta oldukça zorlandı. Sıcak yemek kategorisinde Tabak Börek (Mantı) Eskişehir, hamur işi kategorisinde de yine Eskişehir Çibörek ile birinci oldu. Çorba kategorisinde birinciliği, Arabası çorbasıyla Yozgat, Tatlı kategorisinde de Öküz Helvasıyla Çankırı aldı.

 

Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, yarımaya katılan herkesin gönüllerde birinci olduğunu belirterek, “Amacımız kadınları sosyal ve ekonomik olarak daha iyi konuma getirmek” dedi. Yarışmaya MDM, Kırşehirli Dernekler Federasyonu, Eskişehirliler Derneği Ankara Şube Başkanlığı, Ankara ya Hizmet Edenler Derneği, Çankırılar Derneği, Nevşehirliler Derneği, Kınkkaleliler Derneği ve Yozgatlılar Derneği katıldı. İç Anadolu Yemek Yarışması nda birinci olanlar mikro dalga fırınla, 2. olanlar cay makinesiyle, 3. olanlar ise Blender ile ödüllendirildi. Dereceye giremeyenlere de fincan takımı hediye edildiği yarışmada katılımcı derneklere plaket ile verildi ve toplu fotoğraf çekilerek yarışma sonuçlandırıldı.

 

 

 

ESKİŞEHİR’İN YÖRESEL YEMEKLERİ 2 DALDA BİRİNCİ

 

ESDER Ankara Şube Başkanlığı, Eskişehir İline özgü yöresel yemekleriyle yarışmaya katıldıklarını belirten Şube Başkanı Zuhuri Küçükakkaya,  İç Anadolu Yemekleri yarışmasında 2 dalda Birincilik ve Çorba dalında da 3. Olduklarını bu sonuçların Eskişehir’in zengin bir mutfağına sahip olduğunun göstergesidir.

 

Küçükakkaya “Biz bu yarışmayı bir kültür hizmeti olarak değerlendiriyoruz. “dedi. Başkan Küçükkaya, her bir ilin kendi yöresine özgü yemek kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması bakımından bu önemli etkinliğe imza atan Mamak Belediye Başkanı Mustafa AK ve ekibini kutladıklarını belirtti.

 

 

 

PURSAKLAR AİLE OKULU İLK MEZUNLARINI VERDİ

 

TÜGED; Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği ve Pursaklar Kaymakamlığı işbirliğinde Ankara Büyükşehir Pursaklar Aile Yaşam Merkezinde gerçekleştirilen “Pursaklar Aile Okulu” ilk mezunlarını verdi

 

Aile Okulunda Kursiyerlere yaklaşık bir ayda 32 saat süre ile “Sağlıklı İletişim, Sevgi, Saygı, Çocuk gelişimi ve eğitimi  ile Sadakat Aile Okulu” alanlarında eğitimler verildiği Pursaklar Aile Okulundan 40 bayan kursiyer sertifikalarını alarak mezun oldular.

 

Sertifika törenine Pursaklar Kaymakamı Dr. Ahmet Cengiz, Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin, Devlet Bakanı Danışmanı Yıldırım Tektaş, Halk Eğitim Müdürü Hayati Doğan ve çok sayıda kursiyerler ile yakınlarının katılımı ile gerçekleşti.

 

Törende birer konuşma yapan Pursaklar Belediye Başkanı ve Kaymakamı toplumun temel taşı olan aile müessesesinin önemi üzerinde durarak bu alanda yapılan çalışmaların takdirle karşıladıklarını ancak bu çalışmaların artarak devam etmesi gerektiği hususuna dikkat çektiler. Aile bireyleri arasında Sağlıklı İletişim kurulması sevgi ve saygının arması için bu tür eğitim projelerin önemli olduğu ve yaygınlaşması gerektiği üzerinde durdular.

 

Türk aile yapısının erozyona uğramış olduğunu ve son yılarda boşanma oranlarının arttığını belirtti. Bir milyon kişinin mahkemelerde boşanma davasının devam ettiğini ve aile içi şiddetin arttığını ifade etti.

 

Ehliyeti olmayan bir kişi nasıl trafiğe çıkamıyorsa aile ile ilgili eğitim ve bilgilendirme almayan insanların evliliğine izin verilmesiyle ülkemizdeki bu durum ortaya çıkar. Aile içi şiddet, huzursuzluk ve boşanmalar artarak, cinnet sayısı ve katliamlar çoğalıyor. Hapishanelerde yer kalmadı ve yeni cezaevleri inşa ediliyor. Millet olarak sevgi, saygı, sadakat ve hoşgörüye çok ihtiyacımız var.”dedi. TÜGED olarak aile eğitiminin yaygınlaştırılması ve devlet politikası haline getirilmesi için çalışmalar yaptıklarını belirttiler.

 

Erdoğan;  Pursaklar Aile Okulundan 40 bayan kursiyer sertifikalarını alarak mezun oldular. Bu yeterli değil ama ilk olması bakımından önemlidir. Bundan sonra da aylık kurslar verileceğini belirterek katkılarından dolayı Pursaklar kaymakamı Dr. Ahmet CENGİZ beye teşekkür ettiler.

 

 

 

GAZİDEN PANEL

 

İş Dünyası Nasıl Bir Meslek Yüksekokulu İstiyor Paneli -Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Altıparmak: Üniversitenin Yalnız Başına Ben Şu Programı Açıyorum Demesi Yeterli Değildir.

 

Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Duran Altıparmak, Üniversitenin yalnız başına ben şu programı açıyorum demesi yeterli değildir. Bunun ihtiyaç analizinin iyi yapılması gerekiyor dedi.

 

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Altıparmak, Gazi Üniversitesi Çubuk Yerleşkesinde İş Dünyası Nasıl Bir Meslek Yüksek Okulu İstiyor paneline konuşmacı olarak katıldı.

 

Meslek Yüksekokullarının bu günkü şeklinde devam etmesinin hem kaynak, hem de insan israfına neden olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

 

Meslek yüksekokullarında yeni program açılmasının veya mevcut programların devam etmesi konusunda iş yeri, sanayici ve üniversitenin birlikte karar vermesi gerekiyor. Üniversitenin yalnız başına ben şu programı açıyorum demesi yeterli değildir. Bunun ihtiyaç analizinin iyi yapılması gerekiyor. Bölgesel ihtiyaçların iyi belirlenmesi gerekiyor. Bölgede yetişmiş insan gücüne hangi alanda ihtiyaç varsa, onun tespit edilmeli. Çünkü, mezun ettiğiniz insanları istihdam edebilmeniz için bunun analizinin iyi yapılması gerekiyor.

 

İç Anadolu Sanayici ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu (İÇASİFED) Genel Başkanı Mehmet Akyürek de mesleğini ve işini seven teknik elemanlar olmaması durumunda kendilerinin ürettim yapamayacağını söyledi.

 

Sanayici ve iş adamlarının artık sadece üniversite diploması ile yetinmediğini ifade eden Akyürek, Meslek yüksekokulları mezunlarından mesleğinde uluslararası standartlara geldiğinin belgesini de getirmesini istiyoruz dedi.

 

Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden ise ilçede istihdam artıracak her türlü projeye katkı sağlayacaklarını vurgulayarak, bu konuda üniversite ve iş adamları ile hareket edeceklerini söyledi.

 

Meslek yüksekokulu öğrencilerinin eğitimleri ve iş bulmaları konusunda imkanları doğrultusunda yardımcı olduklarını vurgulayan Özden, özellikle sanayi bölgelerine ulaşımın kolaylaştırılması konusunda girişimlerde bulunduklarını kaydetti.

 

 

 

HAYASAD BAŞBAKANA TEŞEKKÜR ETTİ

 

Hasta ve Hasta Yakını Haklarını Savunma Derneği HAYASAD Karapürçek Spor Salonunda Başbakana teşekkür etti.

 

Tıp Bayramı öncesi Ankara genelinde hizmete giren Ankara’da 46 sağlık Ocağı, 21 hastane yeni hizmet birimi, 3 hastane öncesi destek hizmet birimi, 4 ağız ve diş sağlığı merkezi ve 3 semt polikliniğinin toplu açılışı Altındağ Karapürçek Spor Salonu nda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların katılımıyla gerçekleştirildi.

 

Ankara Valiliği ve Altındağ Belediyesi’nin ev sahipliğinde Karapürçek Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen toplu açılış törenine Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra pek çok bakan, milletvekili, siyasi ve üst düzey bürokratlar, sağlık çalışanları ve HAYASAD yönetimi ve üyeleri katıldı.

 

Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin ev sahibi olarak bulunduğu toplu açılış törenine halkın yoğun ilgisi vardı.

 

Açılışta konuşan Başbakan Erdoğan, “Altındağ’dan Keçiören’e, Mamak’tan Yenimahalle’ye kadar Ankara’nın dört bir yanında 80’ne yakın yeni sağlık birimini hizmete açmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi.

 

HAYASAD Genel Başkanı Ahmet Tandoğan ve yönetimi, açılış sonrası Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çiçek vererek, “Tam gün yasasını çıkardığınız için sizlere, tüm hasta ve hasta yakınları adına teşekkür ediyoruz” dedi.

 

 

 

TUNÇEL 7. ŞUBESİNİ PURSAKLAR’A AÇTI

 

Tunçel Marketler zinciri Pursaklar a 7. şubesini açarak marketler zincirine yeni bir halka daha ekledi.

 

Açılışa Tunçel Marketler Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tunçel yeni market zincirinin Pursaklar şubesinin açılışını Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin ve çok sayıda halk, siyasi, iş dünyasından katılanlar ile şölen havasında bir açılış gerçekleştirildi.

 

Dişçi Ali lakabı ile anılan Ali Tuncel tarafından Çubuk’ta ilçe halkına en kaliteli hizmeti, en kaliteli ürünü, en uygun fiyata sunmak için 60 yıl önce hizmete başlayan ve Ankara nın önde gelen yerel perakendecilerinden Tunçel Marketler Zinciri, 7. şubeni Pursaklar’a açtı.

 

Kalite, hizmet, güven sloganı ile Çubuk’ta şubelerini sırayla hizmete sunan Tunçel Marketler önce 4 şubesini Çubuk’a 5. Şubesini Akyurt’a 7. şubesinide Pursaklara açmayı başardı.

 

Lezzetli ikramların sunulduğu, çocuklara yönelik yapılan aktivitelerle keyifli anların yaşandığı açılışta ilgiden dolayı memnun olduklarını ifade eden Tunçel Market Yetkilileri, yeni şubenin tüm Pursaklılara hayırlı olması temennisinde bulundular.

 

 

 

UYUŞTURUCUYU BAĞIRSAKLARINA SAKLADI

 

Esenboğa Havalimanı nda Paraguay uyruklu bir kişinin bağırsaklarına saklanmış şekilde bin 150 gram kokain ele geçirildi. Olmedotorrs, Esenboğa Havalimanı nda rahatsızlanınca polis tarafından yakalandı.

 

Arjantin den yolan çıkan Cesar Olmedotorrs(20) isimli uyuşturucu kuryesi, Brezilya ve Hollanda üzerinden Esenboğa Havalimanı na geldi. Uyuşturucu kuryesi, Esenboğa Havalimanı nda rahatsızlandı ve şüpheli hareketleriyle polisin dikkatini çekti. Esenboğa da görevli narkotik ekipleri tarafından yakalanan Olmedotorrs, muayeneden geçirildi. Muayenede bağırsaklarında kokain bulunduğu tespit edildi. Çubuk Adliyesi ne gönderilen Olmedotorrs, tutuklanarak ceza evine gönderildi.

 

Olmedotorrs, ifadesinde, kokainin bağırsaklarına nasıl yerleştirildiğini anlattı. Olmedotorrs, kendisine uyuşturucu ilaç verildikten sonra kokainin paketler halinde makatından (anüs) bağırsaklarına sokulduğunu ifade etti. Olmedetorrs, ülkesinde kâğıt teknisyeni olarak çalıştığını ve aylık 500 dolar kazandığını, bu işe daha fazla para kazanmak için girdiğini kaydetti.

 

Olmedotorrs, kokaini Ankara da bir otelde satılan kişiye teslim edeceğini söyledi.

 

 

 

ANKARA DA KURYE TUTUKLANDI

 

Karnında prezervatif içinde kokain taşıyan Paraguaylı kurye tutuklandı.

 

Esenboğa Havalimanı nda prezervatif içinde makatından ameliyatla karnına yerleştirilmiş halde bin 150 gram kokain bulunan uyuşturucu kuryesi, sorgusunun ardından çıkartıldığı Çubuk Adliyesi nde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Paraguaylı kurye, içinde kokain paketleri bulunan prezervatifin karnında ağrıya sebep olması üzerine havalimanında yakayı ele vermişti.

 

Arjantin den karnında kokain maddeleri olduğu halde yola çıkan 20 yaşındaki Cesar Olmedotorrs, Hollanda üzerinden Ankara ya geldiği sırada daha fazla karın ağrısına dayanamayınca polislerin şüphesini çekmişti. Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Terminali nin hizmete girmesiyle birlikte uyuşturucu trafiğinin de artabileceğini gözönünde tutan Çubuk Cumhuriyet Savcılığı, Ankara Emniyeti yle birlikte havalimanında özel önlemler almıştı. Tıpkı İstanbul Atatürk Havalimanı nda olduğu gibi Esenboğa da da narkotik timleri, kuryelere karşı görev yapmaya başlamışlardı. Vücudunda taşıdığı prezarvatif içindeki kokain paketleri nedeniyle karnı ağrıyan ve şüpheli davranışlarda bulunan Paraguaylı kurye, havalimanındaki narkotik timleri tarafından önceki gün yakalandı.

 

Hastanede rötgeni çekilen Olmedotorrs ın karnında esnek bir cisim içinde uyuşturucu paketlerinin bulunduğu tespit edildi. Hastanede yapılan müdahale sonrası Olmedotorrs ın karnından çıkartılan prezervatif içindeki uyuşturucu paketleri görenleri hayrete düşürdü. Ankara Esenboğa Havalimanı nda ilk kez böyle bir olaya şahit olduklarını belirten yetkililer, bundan sonra önlemlerin daha da artırılacağı bilgisini verdi.

 

Ankara Emniyeti nde sorgulanan Paraguaylı kurye Olmedotorrs, ifadesinde, kokainin bağırsaklarına nasıl yerleştirildiğini anlattı. Olmedotorrs, kendisine uyuşturucu ilaç verildikten sonra kokainin prezervatif içine yerleştirilerek paketler halinde makatından (anüs) bağırsaklarına sokulduğunu ifade etti. Olmedetorrs, ülkesinde kâğıt teknisyeni olarak çalıştığını ve aylık 500 dolar kazandığını, bu işe daha fazla para kazanmak için girdiğini kaydetti. Olmedotorrs, kokaini Ankara da bir otelde satılan kişiye teslim edeceğini söyledi.

 

Emniyette sorgusu tamamlanan Olmedorrs, çıkartıldığı Çubuk savcılığı tarafından tutuklanma talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Çubuk Nöbetçi Hakimliği ise uyuşturucu madde bulundurmak, ticaretini yapmak suçlarından Olmedotorrs in tutuklanmasına karar verdi. Zanlı cezaevine gönderildi.

 

 

 

AKYURT’A İŞKUR BÜROSU HİZMETTE

 

Akyurt Belediyesi bünyesinde oluşturulan İŞKUR bürosu hizmete girdi

 

İŞKUR Genel Müdürlüğünün, vatandaşlara kendilerine en yakın noktalardan hizmet verilmesi amacıyla İŞKUR İl Müdürlükleri ile belediyeler arasında protokol imzalanmasına onay vermesiyle birlikte Akyurt Belediyesi ve İŞKUR arasında bir protokol imzalanarak İŞKUR hizmetleri Akyurtluların ayağına getirildi.

 

Akyurt Belediyesi bünyesinde oluşturulan İŞKUR bürosu hizmete girdi. İŞKUR Genel Müdürlüğünün, vatandaşlara kendilerine en yakın noktalardan hizmet verilmesi amacıyla İŞKUR İl Müdürlükleri ile belediyeler arasında protokol imzalanmasına onay vermesiyle birlikte, Akyurt Belediyesi ve İŞKUR il müdürlüğü arasında imzalanan protokolle Akyurt’ta ikamet eden işsizler İŞKUR hizmetlerinden Ankara’ya gitmek zorunda kalmadan kendi ilçelerinde yararlanabilecekler.

 

“Ülkemizin en önemli sorunlarından birisi olan işsizlik ve istihdam konusunda belediye olarak özel gayretlerimiz zaten mevcuttu, İŞKUR’un bu imkanı belediyelere tanımasıyla birlikte vatandaş odaklı belediyecilik anlayışımızın gereği olarak İŞKUR hizmet bürosunu vatandaşlarımızın ayağına getirdik” diye konuşan Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş “İşsiz hemşerilerimiz artık İŞKUR kayıtlarını yaptırmak, bilgilerini güncellemek, vasıflarına uygun işleri sorgulamak, işsizlik sigortası için başvuruda bulunmak gibi işlemleri, özel sektördeki işverenlerde; işgücü talebinde bulunmak ve sonuçlandırmak gibi hizmetleri belediye hizmet binamızdaki İŞKUR bürosundan alabilecekler” şeklinde konuştu.

 

 

 

ANKARA İŞADAMLARI DERNEĞİ KURULDU

 

ANKİAD Başkanı-Ankara Tekstilciler Başkanı Bülent Aktan Ankara İşadamları Derneği Kuruldu.

 

HEDEF ORTA DOĞUDA BÜYÜK TÜRKİYE

 

Başkentte her iş alanını çatısında toplayan Ankara İşadamları Derneği Kuruldu. Derneğin Kurucu Başkanı ise Ankara Tekstilciler Derneği Başkanı Bülent Aktan oldu. Ankara Valiliğine verilen kuruluş dilekçesinde, yönetim kurulunu şu isimler oluşturdu.

 

Başkan:Bülent Aktan

 

Başkan Yardımcısı: Hüseyin KUVVET

 

Başkan Yardımcısı: Erkan OKUR

 

Başkan Yardımcısı (Mali işler):Murat MERT

 

Başkan Yardımcısı: Tansel GEYİK, Ayşe Aktan, Ferah Sönmeztekin, Asuman Akbaş, Yasemin Berber

 

Genç Girişimciler Başkanı: Mehmet Çağlayan,

 

Başkan Bülent Aktan yaptığı açıklamada; “Hangi iş alanında faaliyet gösterirse göstersin, ister genç olsun ister yaşlı Ankara İşadamlarını bu çatı altında toplayacağız. İş Kadınlarımıza ise özen göstereceğiz. Hedef birlik ve beraberlik ile sesimizi duyurmak ve sorunlarımızı el ele vererek çözmek olacak” diye konuştu.

 

 

 

ASAD’DAN MISIR ARAP CUMHURİYETİ ANKARA BÜYÜK ELÇİLİĞİNE ZİYARET

 

Ankaralı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ASAD) Mısır Arap Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Abderahman Salaheldin’i makamında ziyaret etti.

 

Ankaralı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ASAD) Başkanı Şahin Altuntaş, ASAD Genel Sekreteri Doğan Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Ekrem Akgümüş ve Osman Nuri Şahin Mısır Arap Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Abderahman Salaheldin’i makamında ziyaret ederek, 22 Nisan da dernek olarak gerçekleştirecekleri Türkiye-Mısır Kültür ve İş Gezisi Hakkında bilgi verdiler.

 

Oldukça sıcak bir atmosferde geçen görüşmede dernek başkanı Şahin Altuntaş 09 Nisan 2010 da ATO da gerçekleştirilen Mısır-Türkiye iş görüşmelerinden oldukça iyi neticeler aldıklarını ve programa katılan dernek üyelerinin Mısırlı iş adamları  ile ticari anlamda anlaşmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti.

 

Altuntaş dernek olarak 22 Nisanda 150 kişilik bir iş adamı heyetiyle Mısırda ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmek için Türkiye’den ayrılacaklarını ve iki ülke ticaret adamını birleştirerek verimli anlaşmaların olmasını temenni ettiklerini ifade etti.

 

Mısır Arap Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Abderahman Salaheldin ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Salaheldin; “iki ülke arasında gerçekleşen bu denli büyük organizasyonların gurur verici olduğunu, verimli geçmesi için ise her şeyi yapmaya hazır olduklarını ifade etti. Ayrıca Salaheldin; “üretimi sizin iş adamınız bizim ülkemizde yapsın ihracatı başka ülkelere beraber yapalım, bizim ülkemizde sıfır gümrük var diyerek Türk iş adamına her türlü desteği vereceklerini söyledi.

 

Görüşmenin sonunda ASAD Derneği olarak Mısır Arap Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Abderahman Salaheldin’e  hediye takdim edildi. Dernek Başkanı Şahin Altuntaş oldukça sıcak bir ortamda geçen görüşmenin verimli olduğunu ve Büyükelçi Abderahman Salaheldin’i Dernek Yönetim Binasına davet ettiklerini söyledi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Büyükelçi Abderahman Salaheldin gerçekleştirilmesi planlanan ticaret zirvelerinin en verimli şekilde geçmesini temenni ettiğini ve derneği ziyarete geleceği sözünü verdi.

 

Toplantının sonunda ASAD heyeti Türkiye de ikili iş görüşmeleri için gelen Mısırlı iş adamları onuruna Mısır Arap Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nde verilen resepsiyona katıldı.

 

 

 

AKYURT AĞAÇLANDIRILIYOR

 

Akyurt ta Ağaçlandırma Çalışmaları Hız Kazandı.

 

Akyurt’ta ağaçlandırma çalışmalarına hızla devam ediliyor. Çevkor Çevre Koruma Dergisi ve Akyurt Belediye Başkanlığı işbirliğiyle 20 Nisan 2010 Salı günü Akyurt Küçük Sanayi Bölgesinde Ağaç Dikim Töreni gerçekleştirildi.

 

Akyurt İlçe Kaymakamı Mustafa Yiğit, Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş, Çevkor Çevre Koruma Dergisi Genel Müdürü Ayhan Tokuştepe, İlçedeki Resmi Kurum Amirleri ve 200 öğrencinin katılımıyla düzenlenen organizasyonla 4.000 Toros Sediri Akyurt Küçük Sanayi bölgesinde ağaçlandırma için tahsis edilmiş olan 48 000 m2 lik alana dikildi.

 

Ağaç dikimine öğrencilerin gösterdiği ilgiden çok memnun olduğunu ifade eden Başkan Ayantaş “Gelecek nesillere daha sağlıklı ve temiz dünya bırakabilmemiz için vatandaş olarak hepimizin daha fazla ağaç dikmesi ve dikilen bu ağaçları koruma konusunda büyük hassasiyet göstermesi gerekli. Öğrencilerimizin ağaç dikimine gösterdikleri ilgi ve hassasiyet, çevre bilincinin geliştiğinin önemli bir göstergesi, daha yeşil bir Akyurt için yeni proje ve çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

 

Ağaç dikimlerinin tamamlanmasının ardından Çevkor Çevre Koruma Dergisi Genel Müdürü Ayhan Tokuştepe tarafından ilçe kaymakamı Mustafa Yiğit’e, Genel Müdür Yardımcısı Sıdıka Boyacıoğlu tarafından da Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş’a günün anlam ve önemine binaen birer plaket verilerek program sona erdi.

 

 

 

AKYURT KARDEŞ ŞEHİR POLONYA DA

 

Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş ve beraberindeki heyet, 2 yıl önce kardeş şehir protokolü imzalanan Polonya’nın Piasecznokentine ziyarette bulundu.

 

Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş, ATİK Başkanı Aziz Şahin, Akyurt Belediyesi Meclis Üyeleri, AKSİAD üyesi bir grup sanayici ve işadamı, Akyurt’la kardeş şehir protokolü imzalamış olan Polonya’nın Piaseczno şehrine bir ziyarette bulundular.

 

İki ülke ve şehirlerarasındaki ekonomik ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesinin amaç edinildiği ziyaret dostane bir hava içerisinde geçti. Piaseczno şehrinin tarihi yapılarını ve sanayi kuruluşlarını gezen Akyurt heyeti burada çeşitli kentlerin belediye başkanları ve sanayicileriyle de bir araya geldiler.

 

Piaseczno Belediye Başkanı Jozef Zalewski, Piaseczno Belediye Meclis Üyeleri ve bir grup sanayici ve işadamıyla bir araya gelen Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş, Bir sanayi kenti Akyurt’un Uluslararası Esenboğa Havaalanı sayesinde Türkiye’nin ve dünyanın önemli kentlerine sadece birkaç saat uzaklıkta olduğunu belirterek “Her iki kentin bir çok ortak noktası var. Bu sorunların çözümleri noktasında birbirimiz tecrübelerinden yararlanabiliriz. Sanayicilerimizde karşılıklı işbirliği içerisine girerek iki ülke arasındaki iş hacminin artmasına önemli katkılar sağlayabilirler” şeklinde konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

+

 

İNTERNETTE EN ÇOK ARADIĞIMIZ KELİMELER AÇIKLANDI

 

Dünyanın en büyük arama motorlarından Google Insihgts ın verilerine göre, 25 milyonu aşan Türk internet kullanıcısı, en çok bunları merak etmiş. Google Insihgts ın verilerine göre, 25 milyonu aşan Türk internet kullanıcısı, 2009 da en çok şans oyunlarının sonucunu, güzellerin fotoğraflarını ve soysal paylaşım sitesi Facebook u merak etti.

 

 

 

 

 

+

 

GÜZELLERİN FOTOĞRAFLARI İLK SIRADA

 

Sanal dünyadaki tüm sitelerin motorlarında aratılan kelimelerin aranma oranlarını, dünya genelinde, ülke ülke, şehir şehir sıralayan Google Insihgts ın verilerine göre, 25 milyonu aşan Türk internet kullanıcısı, 2009 da en çok şans oyunlarının sonucunu, güzellerin fotoğraflarını ve soysal paylaşım sitesi Facebook u merak etti. Ergenekon davası, demokratik açılım ve tele kulak iddiaları ilk 10 a bile giremedi. Google Insights ta yer alan Türkiye deki haber, resim ve web sayfası aramasına gösterilen ilgi sıralamalarındaki ilk 3 er kelime şöyle:

 

Haber aramaları: 1- Milli Piyango, 2- Loto, 3- Süper Loto

 

Resim aramaları: 1- Güzel, 2- Resimler, 3- Kız

 

Web sayfası aramaları: 1- Facebook, 2- Mynet, 3- Oyun

 

 

 

 

 

+

 

ÇİZİLMEYEN CD LER YOLDA

 

Amerikalı araştırmacılar, çizildiğinde günışığıyla iyileşebilen bir tür plastik geliştirdi. Parasını beş beş saydığımız elektronik cihazların, o güzelim “piyano siyahı” plastik kasaları ve ekranlarının iki hafta sonra çizik içinde kalarak insanlıktan çıkması rezaleti sona eriyor. Amerika nın Güney Mississippi Üniversitesi nden Biswajit Ghost ve Marek Urban adlı iki bilim kişisi, dünya titizlerinin dualarıyla cennete gitmelerini sağlayacak bir hareket yaparak, çizildiğinde “iyileşebilen” bir tür polimer geliştirdi. Üstelik bu “iyileşme” için, günışığı yeterli. Malzeme, elastik polimere kararsız bir kimyasal yapısı olan oksetan ve güneşin UV ışınlarına duyarlı kitosan ekleyerek oluşturulmuş. Malzeme çizildiğinde, oksetan halkaları bozuluyor ve tepkimeye hazır uçlar meydana geliyor. UV ışınları, kitosanın da benzer uçlar oluşturmasını tetikliyor. Böylece oksetan ve kitosan birbirlerine tutunarak malzemeyi “onarıyor”.Kendini iyileştiren polimer henüz ticari kullanıma hazır değil. Ancak, hazır olduğunda arabalardan optik medyaya kadar çizilmesi istenmeyen her plastikli yüzeyde kullanılacağı şimdiden kesin.

 

 

 

 

 

+

 

TEKNOLOJİK BELEDİYE

 

Ankara da örnek belediyecilik sergileyen Yenimahalle Belediyesi, 2006 yılı Mayıs ayında hayata geçirdiği “e-belediye”nin ardından “Akıllı Kent Otomasyonu Bilgi Sistemi” (AKOS)projesini geliştirerek T-belediye ve S-belediye sistemlerini vatandaşın hizmetin

 

Yenimahalle Belediyesi vatandaşa büyük kolaylıklar sağlamaya devam ediyor.e-belediye sistemini hayata geçirerek birçok işlemin Belediye nin resmi internet sitesi www.yenimahalle.bel.tr adresinden yapabilmesini sağlayan Yenimahalle Belediyesi, şimdi de T-belediye ve S-belediye sistemlerini ayrıca KİOKS teknolojisini vatandaşın hizmetine sundu.

 

T-Belediye (Sabit Telefon)Hayata geçen sistemle vergi mükellefleri, Belediye ye gelmeden sabit telefonuyla evinden ya da işyerinden 344 00 77 numaralı telefonu arayarak vergi borcunu sorgulayabiliyor. Vergi borcunun da rahatlıkla ödenebildiği sistemle ayrıca belediye ile ilgili işlemler hakkında bilgi alınabilip,dilek ve şikayetlerde bulunabiliyor.S – Belediye (SMS Dönemi)S-Belediye sisteminde ise vergi mükellefleri, bulundukları yerden cep telefonuyla 3172 ye kısa mesaj göndererek Belediye ye ait emlak, çevre temizlik vergilerini ödeyebiliyor ve genel sorgulama yapabiliyor. Rahat bir kullanıma sahip olan sistemle vatandaşlar cep telefonlarının mesaj bölümüne girip; “Yenimahalle (boşluk) vergi türü (boşluk) sicil numarası” şeklinde yazdıktan sonra 3172 ye kısa mesaj göndererek bilgi sahibi olabiliyor. (Örn. Yenimahalle emlak 1234) KİOSK ve Bilgilendirme Ekranı Yenimahalle Belediyesi, ilçenin 5 ayrı noktasına yerleştirdiği KİOKS ve bilgilendirme ekranları ile ev ve işyerinde internet aboneliğini bulunmayan vatandaşlara internet hizmeti veriyor. Ayrıca bilgi ekranlarında yapılan işlemler ise şöyle; Vatandaşlar vergilerini sorgulayabilmekte, kredi kartlarıyla ödeme yapabilmekte, dilek ve şikâyetlerde bulunabilmekte. Ayrıca bu bölgelere konan plazma ekranlarla vatandaşlara belediye tarafından seslice görüntülü duyurular yapılıyor. Vatandaşlar plazma ekranlarından Türkiye ve dünya gündemi ile ilgili tüm haberleri ve döviz kurlarını takip edebiliyor.

 

“Sözümüzü Tuttuk Mutluyuz”

 

Her konuda olduğu gibi teknolojiyi de yakından takip ederek, vatandaşlarımıza katılımcı, şeffaf, planlı ve ilkeli hizmet sunmaya çalıştıklarını belirten Duyar, “e-devlet” projesinin bir devamı olan” e-belediye” uygulamasının ardından şimdi de S-belediye ve T- belediye uygulamalarını hayata geçirdik. Vatandaşlarımız, belediye ile ilgili birçok iş ve işlemlerini, bulundukları yerden sabit telefon veya cep telefonuyla güvenli bir şekilde, 7 gün 24 saat sıra beklemeden, sıkıntı çekmeden yapabilecek, sorunlarını yetkililere iletmek suretiyle en kısa sürede çözümlenme imkânı bulacak. Ayrıca vatandaşlarımız; şehrin yönetiminde söz sahibi olacak, vatandaş ile yerel yönetim arasında şeffaf ve güven unsurunun oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.”dedi. “e-devlet” uygulamasının ardından vatandaşımıza KİOKS hizmetinin de en kısa sürede hayata geçirileceği müjdesini vermiştik diyen Duyar, “Sözümüzü tuttuk ve KİOKS ile bilgilendirme ekranları da hizmete soktuk. Bu hizmeti sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Teknolojinin getirdiği Yeniliklerle Yenimahalle’yi buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

 

 

 

 

 

+

 

JAPON MÜHENDİS ROBOT SEVGİLİ YAPTI

 

Ülkesinde çalışmaktan kız arkadaş bulmaya vakti olmayan Japon bilgisayar mühendis çözümü teknolojide buldu.. Amerika – Kanada’nın Ontario eyaletinde yaşayan Japon robot uzmanı ve bilgisayar mühendisi genç, işinden özel hayatına vakit ayıramayınca çareyi kendisine robot kız arkadaş yapmakta buldu. Li Trung’un 3 yıl uğraşarak yaptığı Aiko (Japonca aşk çocuğu anlamına geliyor) isimli robot 20’li yaşlarda bir genç kızı andırıyor ve 90-60-90 ölçülerine sahip. 20 bin dolara mal olan robot İngilizce ve Japonca 13 bin kelimeyi anlıyor. Her iki dili de konuşabiliyor. Silikonla kaplı olduğu için normal bir insan görünümünde olan Aiko söylenen şeyleri unutmuyor ve yapay zekasına kaydediyor. Gördüğü yüzü bir daha unutmuyor ve gazeteleri de sesli olarak okuyor. Muhasebe kayıtlarını tutabilen Aiko temizlik işlerini de elinden geldiğince yapıyor. En önemli özelliği ise seslerin tonuna ve dokunuşa göre tepki verebiliyor.

 

5 Yıla Kadar Daha da Geliştireceğim

 

Robot Aiko’yu kesinlikle “seks amacı için” üretmediğini söyleyen 33 yaşındaki Japon mühendis, ancak robotun “şefkatli” dokunuşlarla “orgazm” taklidi yapabildiğini de ekledi. Robotunun 24 saat emrinde olduğunu dile getiren Li Trung, “Koku alma duyusu hariç her şeye sahip. O mükemmel bir kadın. Ama insanlar robotu görünce kafası karışıyor. Bir çok kişi beni tanrı rolü oynamakla suçluyor. Aiko’ya taş bile fırlatan oldu. Önümüzdeki 5 yılımı Aiko’yu geliştirerek mükemmel hale getirmek için harcayacağım. Gün gelecek o bana bakacak” dedi.

 

 

 

 

 

+

 

RÜYANIN SIRRI TEKNOLOJİ İLE ÇÖZÜLECEK

 

Kimseye açamadığınız düşünceleriniz dijital ekrana aktarılarak kaydedilecek! Japon bilim adamların geliştirdikleri bir aletle, insan beyninden geçen düşünceleri ve bilinçaltının karmaşık dünyasının görüntülerini bilgisayar ekranına aktarmayı başardı. Bu yolla, uyku esnasında görülen rüyalar ve kimseye açamadığımız düşünceler dijital ortama aktarılarak kaydedilecek.Projeyi yürüten uzmanlar, “Bu teknolojiyi uygulayarak, rüyalar gibi insanların kişisel olarak algıladığı özel imgeleri izlemek mümkün” açıklamasında bulundu.Araştırma grubunun başkanı Yukiyasu Kamitani, “İnsanlar bir nesneye baktıklarında, retinaya bir sinyal geliyor ve gelen sinyal beyindeki görme duyusuna iletiliyor. İşte biz bunları dijital ortama aktararak görüntüleri elde edebiliyoruz” şeklinde konuştu.Kamitani, “Amacımız insan beyninin karmaşık yapısını çözebilmek” ifadesini kullandı.Çağdaş batı dünyasının toplumsal yaşamında köklü dönüşümler yaratan Sigmund Freud un 100 yıl önce yayımlanan Rüyaların Yorumu adlı kitabından bu yana bilimadamları insandaki bilinçaltının gizemi ve bunun yansıması olan rüyaların sırrı üzerinde çalışıyor.

 

 

 

 

 

+

 

3 G İLE 10 BİN KİŞİYE İŞ FIRSATI

 

Cep telefonunda yeni bir dönem başlatacak 3G teknolojisi en az 10 bin kişiye iş imkanı sağlayacak. Bunun bin 500 ü mühendislerden oluşacak.

 

Yan sanayisi var

 

Mobil iletişimin kaderini değiştirecek 3G teknolojisi en az 10 bin kişinin mesleki geleceğini de etkileyecek. Türkiye deki 3 GSM operatörü, bu teknolojinin sistemi için yeni elemanlar alacak. İstihdam sayısı yan sanayiyle birlikte 10 bini bulacak.

 

Startı Mayıs ta

 

Bu rakamın bin 500 ü operatörlerin çalıştırmak zorunda olacağı Türk mühendislerden oluşacak. Devlete 1 milyar dolarlık kaynak sağlayacak 3G teknolojisinin 2009 yılı mayıs ayından sonra kullanıma açılabileceği belirtiliyor.

 

Bin 500 mühendis aranıyor

 

Cep telefonunda başlayacak 3G teknolojisi ile en az 10 bin kişiye iş imkanı doğacak. Sözleşme gereği, bunun bin 500 ü Türk mühendislerden oluşacak.Cep telefonuna gelecek yeniliklerle hayatımızı değiştirecek olan 3G teknolojisi, aynı zamanda istihdama da katkı sağlayacak. Geçtiğimiz günlerde yapılan ihaleyle Turkcell in A tipi, Vodafone nun B tipi ve Avea nın C tipi lisansları almayı hak kazanmasından sonra hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Daha önce bu teknoloji için yatırımlara başlayan 3 cep telefonu operatörü, önümüzdeki aylarda hizmete girecek sistem için yeni elemanlar da alıyor.

 

Yan sanayi de kazandı

 

İhalenin ardından yapılan sözleşme taslaklarında yer alan bir düzenlemeye göre; her operatörün aşamalı olarak 500 Türk mühendisi çalıştırma zorunluluğu bulunuyor. 3 operatörün 500 er mühendis aldığı düşünüldüğünde, bin 500 Türk mühendise yeni iş imkanı sağlanacak. Bunun yanında, operatörlerin cihazları da belli oranda Türk üreticilerden alması gerekiyor. Bu da, yan sanayide yeni iş imkanları doğuracak.

 

İstihdam 10 bini bulacak

 

Böylece, 3 G teknolojisiyle hareketlenecek sektörde istihdam da artmış olacak. Operatörler sadece mühendis değil, çağrı merkezinden vasıfsız işçiye kadar yeni elemanlara ihtiyaç duyacak. Yatırımlar hız kazandıkça eleman alımları da devam edecek. Bu şekilde istihdamın en az 10 bin kişiye ulaşması bekleniyor. Buna yan sektörler de eklendiğinde, sayı daha da artacak. 3G teknolojisi, ihaleden gelen 1 milyar euro ile birlikte ekonomiye büyük katkı asğlayacak.

 

 

 

 

 

+

 

FACEBOOK DA VİRÜS GELEBİLİR!

 

Facebook rekor kırdı. Google den yapılan açıklamaya göre en çok girilen bölüm oldu. Facebook’taki kullanıcıların hedef alındığı “Koopface” adlı virüs sosyalleşme sitelerini kullanarak bireylerin bilgisayarlarındaki kredi kartı gibi kişisel bilgilerine ula SABAH-Hackerların son saldırısı olan bu virüs Facebook gibi sosyalleşme sitelerindeki kullanıcılara dadandı. Koobface virüslü bilgisayarlardan atılan mesajların açılmasıyla bulaşıyor.Virüslü mesajların konu bölümünde “Bu filmde harika görünüyorsun” yazdığı ve alıcıyı direk olarak Adobe Flash Player’ın bir sürümünü,yükleme sayfasına yönlendirdiği belirtiliyor.Eğer bu yazılım bilgisayar’a yüklenirse bilgisayarınıza virüs yüklenmiş oluyor.McAfee Inc. de uzman olan, Craig Schmugar, bu virüsün de mail yoluyla bulaşan diğer virüsler gibi hızlı bir şekilde yayıldığını ve kullanıcıların dikkatli olması gerektiğini belirtti.

 

 

 

 

 

+

 

FACEBOOK, MERKEZİNİ DUBLİN DE KURACAK

 

Uluslararası çevrim içi sosyal iletişim sitesi Facebook, uluslararası merkezini Dublin de kurmaya karar verdi. Facebook tan yapılan açıklamada, yeni uluslararası merkez için Dublin de karar kılındığı kaydedildi.Facebook, Dublin deki merkezinde, uluslararası teknik satış ve işletim destek hizmetlerini yürütecek.

 

 

 

 

 

+

 

EN İYİ ANTİVİRÜS PROGRAMI HANGİSİ?

 

Bilgisayarınızı her türlü zararlı yazılımdan korumakla görevli popüler antivirüs programları teste tabi tutuldu. İşte çıkan sonuçlar… Zararlı yazılımların sayısı, her geçen gün artmaya devam ediyor. Güvenlik uzmanları, sadece 2008 yılında 3 milyona yakın zararlının ortaya çıktığını belirledi. Zararlılara karşı korumayı, yeni güvenlik paket programları sunuyor. CHIP, 2009 model güvenlik paketlerini inceledi. İşte sonuçlar…Norton Internet Security 2009, göz kamaştırıcı tanımlama oranının yanında, yüksek performansı ve kapsamlı yardım ve destek dosyaları ile özellikle giriş seviyesi kullanıcıların gözü kapalı güvenebileceği bir yazılım paketi olmuş. Test sonucu toplam puan: 89

 

Kaspersky: Profesyonel kullanıcılar, Kaspersky i değerlendirmeli. Kaspersky nin paketi, performansı ile öne çıkarken, zararlı yazılımlar (malware) hakkında kapsamlı bir bilgi hazinesi görevi gören yenilikçi özelliklere de sahip. Test sonucu toplam puan: 88

 

NOD32, kullanıcıları internetin tehdit unsurlarından maksimum seviyede koruması için geliştirilen ve kullanımı gayet pratik olan başarılı bir uygulama… Sistem kaynaklarını da olabildiğince az tükettiğinden dolayı diğer sistem kaynaklarını sömüren güvenlik yazılımlarına göre de kullanıcıların gönlünü almayı başarmış durumda… Test sonucu toplam puan: 87

 

F-Secure un paketi ise oldukça hassas ayarlanabilen aile filtresi ile, çocuklarını zararlı sitelerden korumak isteyenlere önerilebilir. Test sonucu toplam puan: 86

 

G Data, internet zararlılarını tanımlama konusunda lider konumunda. Birkaç hatalı alarma, ortalama bir performansa, ve fazlaca detaylı arayüze göz yumabilenler, testteki en iyi güvenliği sağlayan G Data yı seçebilir. Test sonucu toplam puan: 84

 

BitDefender ve Panda nın paketleri, henüz tanımlanmamış zararlıları tanıyarak ileriye yönelik korumada başarılı olurken, adware ve spyware leri tanımlamada BitDefender, malware leri tanımlamada ise Panda tökezliyor. BitDefender test sonucu toplam puan: 75, Panda test sonucu toplam puan: 71

 

Avira nın güvenlik paketi ise koruma açısından her ne kadar yeterli olsa da, giriş seviyesi kullanıcıları zorlayan arayüzü, vasat performansı ve bir kurtarma CD si olmaması sebebiyle testte son sırayı aldı. Test sonucu toplam puan: 65

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.